Kira ilişkisinden doğan ihtiyati tedbir talebinde görevli mahkeme sulh hukuktur
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/233 E. 2024/240 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkta görev mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kira ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık nedeniyle dava açılmadan önce talep edilen ihtiyati tedbirde, esas hakkında görevli mahkeme HMK 4(1)-a uyarınca sulh hukuk mahkemesidir; tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari nitelik taşıması bu görevi değiştirmez, çünkü HMK 4(1)-a kira uyuşmazlıklarında tacirleri ayrık tutmayan özel bir düzenleme getirmiş olup TTK 5(1)'deki genel kuralın istisnasını oluşturur.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbir talebinde görevli mahkemenin tespiti → ret
İddia: Karşı taraf vekili, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, TTK 4(1) maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, görevsizlik kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 390. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden talep edilir. HMK 4(1)-a maddesinde, kiralanan taşınmazların İİK'ye göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davaların sulh hukuk mahkemesinde görüleceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki 5 yıllık kira sözleşmesi ve protokol uyarınca uyuşmazlığın kira bedelinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Karşı yan vekilinin, tarafların tacir olması nedeniyle TTK 4(1) uyarınca asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir; zira TTK 5(1) maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça ticari davaların asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiş olup, HMK 4(1)-a maddesinde tacirler ayrık tutulmadan kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı düzenlendiğinden, kanunda aksine hüküm bulunduğu belirlenmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacirler arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce istenen ihtiyati tedbir taleplerinde görevli mahkemenin HMK 4(1)-a uyarınca sulh hukuk mahkemesi olduğu, TTK 4(1) ve 5(1)'deki genel ticari dava görev kuralının bu özel düzenleme karşısında uygulanmayacağı yönünde bölgesel ikna edici bir tespit içermektedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, tarafların tacir olması halinde de dahil, HMK 4(1)-a maddesi uyarınca görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; TTK 5(1)'deki ticari davalara ilişkin genel görev kuralı bu özel düzenleme karşısında uygulanmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ İİK 72/3↗ menfi tespit davası↗ görev↗ kira ilişkisinden doğan uyuşmazlık↗ sulh hukuk mahkemesi↗ asliye ticaret mahkemesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/233
KARAR NO 2024/240
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/12/2023 (D.İş Karar)
NUMARASI 2023/764 D.İş - 2023/765 Karar
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 05/12/2023 tarihli d.iş kararın karşı taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden vekili, taraflar arasında 01.07.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye ek olarak 20.12.2019 tarihinde Kira Şartlarına Dair Protokol imzalandığını, kira sözleşmesine göre müvekkilinin İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Pafta, ... Ada,... Parsel numarasında kayıtlı ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak No:..., ... Kat:... Ataşehir/İstanbul/Türkiye adresinde bulunan taşınmazın kiracısı, davalı şirketin ise kiraya veren olduğunu, müvekkili şirketin kira bedelini öderken davalı şirket tarafından 3 aylık kira bedelinin aylık 71,770-USD + KDV üzerinden hesaplanarak ödenmesi talebini içerir ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye cevaben müvekkili şirket tarafından kira bedeli Temmuz 2023 ÜFE ve TÜFE endeksleri gözetilerek, 02.08.2023 tarihinde, "6 aylık peşin kira bedeli" açıklamasıyla 7.180.012,80-TL karşı tarafa havale ettiğini, bu tutarın karşı tarafça 03.08.2023 tarihinde müvekkilimize iade edildiğini, 10/08/2023 tarihinde İstanbul Anadolu 20.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/262 Esas sayılı dosyası ile görülen kira bedelinin tevdi mahalli talebinin içerir değişik iş dosyası ikame edildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin kira bedelini ödemesi için kiraya veren adına hesap açıldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak 3 aylık kira bedelinin tümü ilgili hesaba yatırıldığını, 11/08/2023 tarihinde ise davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine toplamda 258.372-USD tutarında icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibine 22/08/2023 tarihinde itiraz ettiklerini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamama neticesinde 11/10/2023 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine bu kez de İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... Esas numarası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine müvekkili şirket tarafından süresi içerisinde itiraz edilemediğini, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak 3 aylık kira bedelinin tümünün tevdi mahalline yatırıldığını, ticari nitelikteki menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamına girmesi nedeniyle ikame edilemediğini belirterek, İİK 72/3 maddesine göre dosya alacağının %15’i oranında teminat karşılığında icra dosyasına yatıracakları bedelin karşı tarafa ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
D.İŞ KARARI
Mahkemece, uyuşmazlığın taralar arasında akdedilen 01.07.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile protokole ek olarak akdedilen 20.12.2019 kira şartlarına dair protokol uyarınca davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığı noktalarında olduğu, uyuşmazlığın kira ilişkisinde kaynaklandığı, her iki tarafın tacir olması halinde dahi kira ilişkisinden kaynaklı tüm uyuşmazlıkları konu alan dava ve işlere bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu, talep eden taraf her ne kadar dava öncesi ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de HMK 390.maddesi gereği ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden istenebileceği, eldeki talepte davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin Mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karşı taraf vekili, görevsizlik kararının hatalı olduğunu, dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalar için kanunda açıkça görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, kararın kaldırılarak, davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Karşı yan kiralayan tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit davası açılmadan evvel İİK'nin 72(3)maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. HMK 390.maddesi; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." 6100 sayılı HMK nın 4-1/a maddesinde; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği düzenlenmiştir.
Taraflar arasında dosyaya sunulan kira sözleşmesi ve protokol uyarınca 5 yıllık kira sözleşmesi mevcut olduğu, uyuşmazlığında kira bedelinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. İhtiyati tedbirin esas hakkında dava açılmadan evvel, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden talep edileceği kanunda açıkça düzenlenmiştir. Karşı yan vekili istinafa cevap dilekçesinde, mahkemenin görevsizlik nedeniyle talebi reddetmesi üzerine İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/264 D. İş sayılı dosya kapsamında ihtiyati tedbir talebi alındığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, karşı yan vekili, uyuşmazlığın her iki yanının tacir olduğunu, TTK'nin 4(1) maddesi uyarınca davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağını ileri sürmüş ise de TTK'nin 5(1)maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı düzenlenmiş olup,kanunda tacirler ayrık tutulmadan kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı düzenlenmiş, buna göre aksine hüküm bulunduğu belirlenmekle karşı yan vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından karşı yan tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın karşı yandan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Karşı yan tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, talep eden tarafından yapılan 40-TL yargı giderinin karşı taraftan alınarak talep edene verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/02/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/46892 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi