Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13366 E. 2013/11847 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bloke↗ yargılama giderleri↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait POS cihazından yapılan 3.750 TL'lik alışveriş karşılığının dava tarihinden önce davacının hesabına blokeli olarak aktarıldığı, bloke sebebiyle davacının alacağını tahsil edemediği ancak dava tarihinden sonra 04.08.2010 tarihinde blokenin kalkarak alacağın davacıya 09.08.2010 tarihinde ödenmiş olduğu, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu alacağın yargılama sırasında davalı tarafından blokenin kaldırılarak ödenmesi nedeniyle dava açılmasına sebep olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Ancak, davalı banka kullanılan kredi kartının sahte olduğu gerekçesiyle davacı hesabına bloke koymuş, daha sonra kredi kartını veren bankanın yasal süre içinde uzlaşma yazma hakkını kullanmadığı gerekçesiyle blokeyi kaldırarak bedeli ödemiştir. Bu durumda, davanın açıldığı sırada davacının haklı olup olmadığı ya da davalı bankanın bloke koymakta haklı olup olmadığının tespiti ile yargılama giderleri konusunda değerlendirme yapılması gerekmektedir. Mahkemece, yargılamaya devam edilerek kredi kartının işlem tarihinde sahte olup olmadığının ve blokenin davalı banka tarafından hangi gerekçeye dayalı olarak konulduğunun belirlenerek, dava açmakta haklılık ve haksızlık durumuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2259 E. 2014/9321 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda… üm dosya kapsamına göre, davalıya ait POS cihazından yapılan 3.750 TL'lik alışveriş karşılığının dava tarihinden önce davacının hesabına blokeli olarak aktarıldığı, «bloke» sebebiyle davacının alacağını tahsil edemediği ancak dava tarihinden sonra 04.08.2010 tarihinde blokenin kalkarak alacağın davacıya 09.08.2010 tarihinde ödenmiş olduğu, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı banka kullanılan kredi kartının sahte olduğu gerekçesiyle davacı hesabına «bloke» koymuş, daha sonra kredi kartını veren bankanın yasal süre içinde uzlaşma yazma hakkını kullanmadığı gerekçesiyle blokeyi kaldırarak bedeli ödemiştir.
Bu durumda, davanın açıldığı sırada davacının haklı olup olmadığı ya da davalı bankanın «bloke» koymakta haklı olup olmadığının tespiti ile «yargılama giderleri» konusunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7266 E. 2012/14313 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz kararda… üm dosya kapsamına göre, davalıya ait POS cihazından yapılan 3.750 TL'lik alışveriş karşılığının dava tarihinden önce davacının hesabına blokeli olarak aktarıldığı, «bloke» sebebiyle davacının alacağını tahsil edemediği ancak dava tarihinden sonra 04.08.2010 tarihinde blokenin kalkarak alacağın davacıya 09.08.2010 tarihinde ödenmiş olduğu, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı banka kullanılan kredi kartının sahte olduğu gerekçesiyle davacı hesabına «bloke» koymuş, daha sonra kredi kartını veren bankanın yasal süre içinde uzlaşma yazma hakkını kullanmadığı gerekçesiyle blokeyi kaldırarak bedeli ödemiştir.
Bu durumda, davanın açıldığı sırada davacının haklı olup olmadığı ya da davalı bankanın «bloke» koymakta haklı olup olmadığının tespiti ile «yargılama giderleri» konusunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın «kredi kartı borcu» nedeniyle «bloke» konulduğu, anılan borca davacının «kefil» olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca «bloke» konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının hesabına kredi kartı borcundan dolayı «bloke» konulduğu kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı borcu · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · bilirkişi incelemesi · haciz
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece blokenin kredi kartı borcundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığı gibi, mevcut dosya kapsamından blokenin «kredi kartı borcu» nedeniyle yapıldığına ilişkin delilde bulunmamakta olup, aksine «genel kredi sözleşmesinin» kat edildiği, «ihtiyati haciz» kararını alındığı, davacının blokeyi öğrendiği tarihler itibariyle blokenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı yönünde izlenim de uyanmaktadır.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca «bloke» konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın «kredi kartı borcu» nedeniyle «bloke» konulduğu, anılan borca davacının «kefil» olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyada, kredi kartı borcuna ilişkin olarak davalı tarafından keşide edilmiş, muhatabın dava dışı ... olduğu 20.11.2008 tarihli hesabın kat edildiğine ilişkin «ihtarname» dışında başka belge bulunmamakta olup, genel kredi sözlemesine ilişkin olarak ise sözleşmenin kat edildiğine ilişkin davacı ve dava dışı ...’ya keşide edilen 17.12.2008 tarihli ihtarname, yine aynı kişiler hakkında verilen 19.12.2008 tarihli «ihtiyati haciz» kararı ve 25.12.2008 tarihli icra takibi bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13366 E. , 2013/11847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2012 tarih ve 2008/475-2012/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka şubesinin POS cihazı kullanma sözleşmesi imzaladıklarını ve cihazın kullanıma açıldığını, 04.08.2008 tarihinde yabancı uyruklu bir müşteri tarafından yapılan bir alış verişte 1.875,00 TL bedelli bir çekim yapıldığını ve çekimin bankaca onaylandığını, ardından 1.875,00 TL bedelli bir alış veriş daha yapıldığını ve bu çekimin de bankaca onaylandığını, müvekkili şirket yetkilisinin görevinin kredi kartını kullanan şahsın kimlik ve imza bilgilerini kontrol etmek olduğunu, bu edimini yerine getirdiğini, yapılan işlemlere davalı bankanın da onay verdiğini ancak akabinde söz konusu alış verişlere ilişkin çekim bedellerinin davalı bankaca müvekkiline ait hesaba aktarılmadığını, müvekkilinin bankaya müracaat ettiğini ancak her hangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 3.750,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme gereğince davacının yaptığı alış verişlerde kredi kartı kullanıcının slip imzasını ve kimliğini kontrol etmesi gerektiğini, davacının bu edimini yerine getirmediğini, davaya konu olan alış-verişte kullanılan kredi kartının sahte olduğunu, bu durumun ...
2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararı ile sabit olduğunu, sahte kart kullanımı nedeniyle müvekkili bankanın bu bedeli davacının hesabına aktarmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait POS cihazından yapılan 3.750 TL'lik alışveriş karşılığının dava tarihinden önce davacının hesabına blokeli olarak aktarıldığı, bloke sebebiyle davacının alacağını tahsil edemediği ancak dava tarihinden sonra 04.08.2010 tarihinde blokenin kalkarak alacağın davacıya 09.08.2010 tarihinde ödenmiş olduğu, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu alacağın yargılama sırasında davalı tarafından blokenin kaldırılarak ödenmesi nedeniyle dava açılmasına sebep olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Ancak, davalı banka kullanılan kredi kartının sahte olduğu gerekçesiyle davacı hesabına bloke koymuş, daha sonra kredi kartını veren bankanın yasal süre içinde uzlaşma yazma hakkını kullanmadığı gerekçesiyle blokeyi kaldırarak bedeli ödemiştir. Bu durumda, davanın açıldığı sırada davacının haklı olup olmadığı ya da davalı bankanın bloke koymakta haklı olup olmadığının tespiti ile yargılama giderleri konusunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Mahkemece, yargılamaya devam edilerek kredi kartının işlem tarihinde sahte olup olmadığının ve blokenin davalı banka tarafından hangi gerekçeye dayalı olarak konulduğunun belirlenerek, dava açmakta haklılık ve haksızlık durumuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467130500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz