Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8819 E. 2018/1866 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tahsil↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ havale↗ asıl alacak↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ hasar↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından zarar miktarının 6.295 TL olarak belirlendiği, hasarın, davalı kiracının evden ayrılırken mutfaktaki ocağı açık unutması ve ocaktaki yağın parlaması sonucu çıkan yangından kaynaklandığı, bu sebeple davalının tam kusurlu olduğu, davalı tarafından, davacıya 19.06.2006 tarihinde 3.000 TL ödendiği, zarar miktarı 6.295 TL'den davalının ödediği 3.000 TL düşüldüğünde davacının karşılanmamış zarar miktarının 3.295 TL kaldığı, 3.000 TL'nin işlemiş faizinin 2.165,18 TL olduğu, davacının, davalı tarafından ödenen 3.000 TL'nin faizinden yararlanmış olduğundan bu miktarın da zarar miktarı olan 6.295 TL'den mahsubunun gerektiği, 3.295 TL kalan zarardan 2.165,18 TL'nin düşülmesi ile davacının kalan zararının 1.129,82 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.129,82 TL'nin 18.12.2003 tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından sigortalıya ödenen tazminatın hasar sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece 22.12.2005 tarihli davanın kabulüne karar verilmesi ve davacının icra takibi başlatması üzerine 19.06.2006 tarihinde davalı tarafından davacıya 3.000 TL ödeme yapılmış olup davacı takip talebinde BK'nın 84. maddesi uyarınca kısmı ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan düşülmesini istemiş, havale dekontunda ödemenin ana paraya mahsup edileceği yönünde bir açıklamaya da yer verilmemiştir.
Dava ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunun 818 sayılı Borçlar Kanununun 84. maddesi uyarınca borçlu, faiz veya masrafları ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahipse de borçlunun, anılan maddenin aradığı şartlar gerçekleşmeksizin yani faiz ve masrafları ödemede gecikmişken yaptığı ödeme, alacaklı tarafından öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilebilir. Bu durumda mahkemece, 19.06.2006 tarihi itibariyle işlemiş faiz ve masraflar da dahil olmak üzere davacı alacağının tespit edilmesi, davalının yaptığı ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, buna göre hesap yapılarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafından davadan sonra yapılan 3.000 TL tutarındaki ödemenin asıl alacaktan düşülmesi ve 3.000 TL'nin ödeme tarihinden bilirkişi raporu tarihine kadar işlemiş faizinin hesaplanıp faiz tutarının da davacının bu 3.000 TL'nin faizinden yararlandığı gerekçesiyle asıl alacaktan mahsup edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücuen sigorta tazminatı | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13337 E. 2013/12386 K.
Ortak:işlemiş faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından zarar miktarının 6.295 TL olarak belirlendiği, «hasarın», davalı kiracının evden ayrılırken mutfaktaki ocağı açık unutması ve ocaktaki yağın parlaması sonucu çıkan yangından kaynaklandığı, bu sebeple davalının tam kusurlu olduğu, davalı tarafından, davacıya 19.06.2006 tarihinde 3.000 TL ödendiği, zarar miktarı 6.295 TL'den davalının ödediği 3.000 TL düşüldüğünde davacının karşılanmamış zarar miktarının 3.295 TL kaldığı, 3.000 TL'nin «işlemiş faizinin» 2.165,18 TL olduğu, davacının, davalı tarafından ödenen 3.000 TL'nin faizinden yararlanmış olduğundan bu miktarın da zarar miktarı olan 6.295 TL'den mahsubunun gerektiği, 3.295 TL kalan zarardan 2.165,18 TL'nin düşülmesi ile davacının kalan zararının 1.129,82 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.129,82 TL'nin 18.12.2003 tarihinden başlayacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, 19.06.2006 tarihi itibariyle «işlemiş faiz» ve «masraflar» da «dahil» olmak üzere davacı alacağının tespit edilmesi, davalının yaptığı ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan «mahsup» edilmesi, buna göre hesap yapılarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafından davadan sonra yapılan 3.000 TL tutarındaki ödemenin «asıl alacaktan» düşülmesi ve 3.000 TL'nin ödeme tarihinden bilirkişi raporu tarihine kadar işlemiş faizinin hesaplanıp faiz tutarının da davacının bu 3.000 TL'nin faizinden yararl …
Benzer bu kararda… 6.295,00 TL'nin davalının kusuruna isabet eden miktarı 1.259,00 TL olup, mahkemece yaptırılan inceleme sonucu 01.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda 1.259,00 TL'nin «işlemiş faizinin» 1.213,16 TL olduğu ve davalının 527,84 TL fazla ödeme yaptığı hesaplandığından, davacının zararı davalı tarafından karşılanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · kusursuz sorumluluk · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · kusur
Benzer bu karardaDava, konut «sigortası sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Dairemizin 12.04.2007 tarih, 2006/2385 Esas, 2007/5710 Karar sayılı bozma ilamında, yerel mahkemece kiracının «kusursuz sorumluluğu» sebebiyle verilen kabul kararı, Borçlar Kanununun 58. maddesi kapsamında kusursuz sorumluluk hali ancak binanın maliki ile ilgili olup, binadaki kiracının sorumluluğunun bu kapsamda değerlendirilemeyeceği ve somut olaya ilişkin «kusur» raporu alınması gerektiği gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapılmış, «kusur tespitine» ilişkin 5 ayrı bilirkişi raporu ve ek raporlar alınarak, neticede mahkemece davalı %20 kusurlu görülmüş ve davalının davacıya yaptığı ödeme dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7952 E. 2018/1403 K.
Ortak:mahsup · işlemiş faiz · asıl alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, 19.06.2006 tarihi itibariyle «işlemiş faiz» ve «masraflar» da «dahil» olmak üzere davacı alacağının tespit edilmesi, davalının yaptığı ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan «mahsup» edilmesi, buna göre hesap yapılarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafından davadan sonra yapılan 3.000 TL tutarındaki ödemenin «asıl alacaktan» düşülmesi ve 3.000 TL'nin ödeme tarihinden bilirkişi raporu tarihine kadar işlemiş faizinin hesaplanıp faiz tutarının da davacının bu 3.000 TL'nin faizinden yararl …
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından zarar miktarının 6.295 TL olarak belirlendiği, «hasarın», davalı kiracının evden ayrılırken mutfaktaki ocağı açık unutması ve ocaktaki yağın parlaması sonucu çıkan yangından kaynaklandığı, bu sebeple davalının tam kusurlu olduğu, davalı tarafından, davacıya 19.06.2006 tarihinde 3.000 TL ödendiği, zarar miktarı 6.295 TL'den davalının ödediği 3.000 TL düşüldüğünde davacının karşılanmamış zarar miktarının 3.295 TL kaldığı, 3.000 TL'nin «işlemiş faizinin» 2.165,18 TL olduğu, davacının, davalı tarafından ödenen 3.000 TL'nin faizinden yararlanmış olduğundan bu miktarın da zarar miktarı olan 6.295 TL'den mahsubunun gerektiği, 3.295 TL kalan zarardan 2.165,18 TL'nin düşülmesi ile davacının kalan zararının 1.129,82 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.129,82 TL'nin 18.12.2003 tarihinden başlayacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece 22.12.2005 tarihli davanın kabulüne karar verilmesi ve davacının icra takibi başlatması üzerine 19.06.2006 tarihinde davalı tarafından davacıya 3.000 TL ödeme yapılmış olup davacı takip talebinde BK'nın 84. maddesi uyarınca kısmı ödemenin öncelikle faiz ve «masraflardan» düşülmesini istemiş, «havale» dekontunda ödemenin ana paraya «mahsup» edileceği yönünde bir açıklamaya da yer verilmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davalının hangi tarihte «temerrüde» düştüğü tespit edilerek ödemenin yapıldığı tarihe kadar «işlemiş faizin» hesaplanması, davalı tarafından yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faize «mahsup» edilmesi ile bakiye «asıl alacak» bulunup bulunmadığının tespit ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın dava tarihinden sonraki ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir. ../..
6098 sayılı TBK'nin 100. maddesi uyarınca borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahipse de borçlunun TBK'nin 100/1. maddesinin aradığı şartlar gerçekleşmeksizin yani faiz ve giderleri ödemede gecikmişken yaptığı ödeme, alacaklı tarafından öncelikle faiz ve giderlere «mahsup» edilebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · vekalet ücreti · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı, davalının 01.09.2015 tarihinde «temerrüde» düştüğünü ileri sürerek 63.263,34 TL'nin bu tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, işbu davanın açılmasından sonra 18.12.2015 tarihinde davalı tarafından, dava konusu miktar davacıya ödenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalının hangi tarihte «temerrüde» düştüğü tespit edilerek ödemenin yapıldığı tarihe kadar «işlemiş faizin» hesaplanması, davalı tarafından yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faize «mahsup» edilmesi ile bakiye «asıl alacak» bulunup bulunmadığının tespit ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın dava tarihinden sonraki ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir. ../..
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava açıldıktan sonra dava konusu borcun ödendiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17818 E. 2013/15824 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiyat farkı faturası · yargılama giderlerinden sorumluluk · teamül · yargılama giderleri · icra takibine itiraz · vade · hukuki yarar · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar takip dosyasında talep edilen 16.295,77 TL'nin «icra takibine itirazdan» önce ödendiği, davanın bu miktar üzerinden konusuz kaldığı anlaşılmışsa da davalının açıkça borcun tamamına ve uygulanan faize itiraz ettiği, dolayısıyla davanın açılmasına sebebiyet verdiği, konusuz kalan kısım yönünden de «yargılama giderlerinden» ve «icra inkar tazminatından» davalının sorumlu olduğu, davalı tarafın itirazda bulunduğu 10.825,04 TL'lik kısım yönünden ise, davalının iddia ettiği «fiyat farkı faturasının» davalı kayıtlarında görünmediği, «vadeler» hususunda davalının iddia ettiği gibi bir «teamülün» bulunmadığı gerekçesiyle 16.295,77 TL yönünden takipten sonra ödeme yapıldığından karar «verilmesine yer olmadığına», ancak bu kısım yönünden dava açılmasına davalı sebep verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına, borçlunun itirazının 10.825,04 TL üzerinden iptaline, bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 faiz yürütülmesine, fazlaya dair taleplerin …
Bu itibarla, mahkemece dava açılmadan önce ödenen miktar yönünden davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine ve sadece kabul edilen miktar yönünden «icra inkar tazminatı», «yargılama gideri» ve ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, davalı taraf önce miktar belirtmeksizin icra takibinin tamamına itiraz ettiğini itiraz dilekçesinde belirtmiş ise de, dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere davanın açılmasından önce borcun 16.295,77 TL tutarındaki kısmını ödemiş olduğundan davacının bu miktarla ilgili dava açmakta «hukuki yararı» mevcut değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8819 E. , 2018/1866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2015 tarih ve 2013/350-2015/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Tüm Ev Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı evde, sigortalının kiracısı olan davalının kusuruyla çıkan yangın sonucu hasar oluştuğunu, sigortalıya 7.619,87 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen bu tutarın 18.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ceza mahkemesine sunulan raporda kusursuz olduğunun belirtildiğini, binada hasar gören kısımları bizzat kendisinin onardığını, onarım bedellerini ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından zarar miktarının 6.295 TL olarak belirlendiği, hasarın, davalı kiracının evden ayrılırken mutfaktaki ocağı açık unutması ve ocaktaki yağın parlaması sonucu çıkan yangından kaynaklandığı, bu sebeple davalının tam kusurlu olduğu, davalı tarafından, davacıya 19.06.2006 tarihinde 3.000 TL ödendiği, zarar miktarı 6.295 TL'den davalının ödediği 3.000 TL düşüldüğünde davacının karşılanmamış zarar miktarının 3.295 TL kaldığı, 3.000 TL'nin işlemiş faizinin 2.165,18 TL olduğu, davacının, davalı tarafından ödenen 3.000 TL'nin faizinden yararlanmış olduğundan bu miktarın da zarar miktarı olan 6.295 TL'den mahsubunun gerektiği, 3.295 TL kalan zarardan 2.165,18 TL'nin düşülmesi ile davacının kalan zararının 1.129,82 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.129,82 TL'nin 18.12.2003 tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından sigortalıya ödenen tazminatın hasar sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece 22.12.2005 tarihli davanın kabulüne karar verilmesi ve davacının icra takibi başlatması üzerine 19.06.2006 tarihinde davalı tarafından davacıya 3.000 TL ödeme yapılmış olup davacı takip talebinde BK'nın 84. maddesi uyarınca kısmı ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan düşülmesini istemiş, havale dekontunda ödemenin ana paraya mahsup edileceği yönünde bir açıklamaya da yer verilmemiştir.
Dava ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunun 818 sayılı Borçlar Kanununun 84. maddesi uyarınca borçlu, faiz veya masrafları ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahipse de borçlunun, anılan maddenin aradığı şartlar gerçekleşmeksizin yani faiz ve masrafları ödemede gecikmişken yaptığı ödeme, alacaklı tarafından öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilebilir. Bu durumda mahkemece, 19.06.2006 tarihi itibariyle işlemiş faiz ve masraflar da dahil olmak üzere davacı alacağının tespit edilmesi, davalının yaptığı ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, buna göre hesap yapılarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafından davadan sonra yapılan 3.000 TL tutarındaki ödemenin asıl alacaktan düşülmesi ve 3.000 TL'nin ödeme tarihinden bilirkişi raporu tarihine kadar işlemiş faizinin hesaplanıp faiz tutarının da davacının bu 3.000 TL'nin faizinden yararlandığı gerekçesiyle asıl alacaktan mahsup edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467088100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz