İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11658 E. 2018/1671 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödemeden men yasağı↗ ödemeden men kararı↗ çek istirdadı↗ maddi hatanın düzeltilmesi↗ tavzih↗ tanık beyanı↗ maddi hata↗ ciro↗ oy yasağı↗ istirdat↗ çek↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın dava konusu çekin yapmış olduğu ticari ilişki karşılığında dava dışı ve tanık olarak dinlenen ...'den aldığı, çek üzerinde ödemeden men yasağının bulunması üzerine çeki aldığı kişiye iade ettiği, bu haliyle çekin kendisinde olmadığı hususunun çek iade bordrosu ve tanık beyanı ile sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın bankaya başvuran kişi aleyhine dava açmasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, davalı tarafın çeki ciro yoluyla aldığı kişiye iade ettiğini davacı tarafın bilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, 25/05/2016 tarihli maddi hata düzeltme yoluyla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine dair mahkeme hükmüne fıkra eklenmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin 23/03/2016 tarihli karara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra tavzih yoluyla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin 25/05/2016 tarihli ek karar ile hükme fıkra eklemiştir. 6100 sayılı HMK’nin 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün tavzihine, bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur. Hükmün tavzihi ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz. Somut olayda, mahkemece tavzih talebi üzerine önceki hükme davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin fıkra eklemek suretiyle yeniden karar verilmesi doğru görülmemiş, 25/05/2016 tarihli ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8694 E. 2017/6730 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra «tavzih» yoluyla davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin 25/05/2016 tarihli ek karar ile hükme fıkra eklemiştir.
6100 sayılı HMK’nin 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz.
Benzer bu karardaMahkemece 18.12.2015 tarihli karar ile «tüketici hakem heyeti» kararının iptaline, davacı vekilinin «tavzih» talebi üzerine verilen 08.02.2016 tarihli ek karar ile davacının talebi doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hiçbir zaman hüküm değiştirilemez veya hükme yeni bir şey eklenemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici hakem heyeti kararı · tüketici kredisi · itirazın iptali davası · ticari dava niteliği · hakem kararı · icra takibine itiraz · ispat yükü · iptal davası
Benzer bu kararda2- Mahkemenin 18.12.2015 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava «itirazın iptali davası» olduğu halde mahkemece «tüketici hakem heyeti» kararına itiraz davası olarak görülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «kredi sözleşmesinin» «tüketici kredisi» olmadığı, «ticari nitelikte» bir kredi olduğu, bu itibarla uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa kapsamında olmadığı ve davacının itirazında haklı olduğu, «hakem» heyetinin görevine girmeyen konuda vermiş olduğu kararın iptaline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Mahkemece 18.12.2015 tarihli karar ile «tüketici hakem heyeti» kararının iptaline, davacı vekilinin «tavzih» talebi üzerine verilen 08.02.2016 tarihli ek karar ile davacının talebi doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı'nın kararının iptaline karar verilmiş, ek karar ile kredinin kullandırılmasında zorunlu «masrafların» neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalının davacıdan alınan miktarın zorunlu masraf olduğuna dair belge sunamadığı, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13095 E. 2012/4264 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra «tavzih» yoluyla davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin 25/05/2016 tarihli ek karar ile hükme fıkra eklemiştir.
6100 sayılı HMK’nin 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · faiz başlangıç tarihi · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · inkar tazminatı · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı («borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra «tavzih» yoluyla davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin 25/05/2016 tarihli ek karar ile hükme fıkra eklemiştir.
6100 sayılı HMK’nin 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz.
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda2- Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra «tavzih» yoluyla davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin 25/05/2016 tarihli ek karar ile hükme fıkra eklemiştir.
6100 sayılı HMK’nin 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz.
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11658 E. , 2018/1671 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/03/2016 tarih ve 2014/1629-2016/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin işyerinde hırsızlık olayı yaşandığını, bir kısım nakit para, şirkete ve şirket ortaklarına ait belge ve evraklar ile müvekkil şirketin yetkili ve meşru hamili bulunduğu çek ve bonoların olduğu çelik kasanın çalındığını, soruşturma yürütüldüğünü, dava konusu çekin iptali için ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/452 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, daha sonra davalı tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece verilen süre içerisinde istirdat davasını açtığını, dava konusu ... Şubesi, ... numaralı hesabına ... tarafından keşide edilen 30.09.2014 tarih, 3.500,00 TL bedelli, 1709244 nolu çekin davalıdan istirdadına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin iplik alım satım işleriyle uğraşmakta olan bir firma olduğunu, müvekkilden önceki ciranta olan ... (Bilgin Tekstil San. ve Tic.) tarafından iplik satımı karşılığında müvekkile muhtelif bir dizi çekler verildiğini, bu çekler arasında dava konusu çekinde yer aldığını, müvekkilinin iyi niyetli 5. sıradaki ciranta olduğunu, müvekkilinin 30.09.2014 tarihinde tahsil amacıyla çeki bankaya ibraz ettiğinde çekin çalıntı olduğunu öğrendiğini, daha sonra çeki davadan önce ...'e iade ettiğini, müvekkiline husumet düşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın dava konusu çekin yapmış olduğu ticari ilişki karşılığında dava dışı ve tanık olarak dinlenen ...'den aldığı, çek üzerinde ödemeden men yasağının bulunması üzerine çeki aldığı kişiye iade ettiği, bu haliyle çekin kendisinde olmadığı hususunun çek iade bordrosu ve tanık beyanı ile sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın bankaya başvuran kişi aleyhine dava açmasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, davalı tarafın çeki ciro yoluyla aldığı kişiye iade ettiğini davacı tarafın bilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, 25/05/2016 tarihli maddi hata düzeltme yoluyla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine dair mahkeme hükmüne fıkra eklenmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin 23/03/2016 tarihli karara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra tavzih yoluyla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin 25/05/2016 tarihli ek karar ile hükme fıkra eklemiştir. 6100 sayılı HMK’nin 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün tavzihine, bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur. Hükmün tavzihi ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz. Somut olayda, mahkemece tavzih talebi üzerine önceki hükme davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin fıkra eklemek suretiyle yeniden karar verilmesi doğru görülmemiş, 25/05/2016 tarihli ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin 23/03/2016 tarihli karara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile 23/03/2016 tarihli kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin 25/05/2016 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 25/05/2016 tarihli ek kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467071900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz