İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8694 E. 2017/6730 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici hakem heyeti kararı↗ tüketici kredisi↗ tavzih↗ itirazın iptali davası↗ ticari dava niteliği↗ hakem kararı↗ icra takibine itiraz↗ ispat yükü↗ iptal davası↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kredi sözleşmesinin tüketici kredisi olmadığı, ticari nitelikte bir kredi olduğu, bu itibarla uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa kapsamında olmadığı ve davacının itirazında haklı olduğu, hakem heyetinin görevine girmeyen konuda vermiş olduğu kararın iptaline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı'nın kararının iptaline karar verilmiş, ek karar ile kredinin kullandırılmasında zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya ait olduğu, davalının davacıdan alınan miktarın zorunlu masraf olduğuna dair belge sunamadığı, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
1- Dava, kredi kullanımı nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kesintilerin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece 18.12.2015 tarihli karar ile tüketici hakem heyeti kararının iptaline, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine verilen 08.02.2016 tarihli ek karar ile davacının talebi doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün tavzihine, bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur. Hükmün tavzihi ile hiçbir zaman hüküm değiştirilemez veya hükme yeni bir şey eklenemez. Somut olayda, mahkemece tavzih talebi üzerine esasa ilişkin olarak önceki hükümden farklı bir şekilde yeniden karar verilmeside doğru olmamıştır. Bu durumda, 08.02.2016 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemenin 18.12.2015 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava itirazın iptali davası olduğu halde mahkemece tüketici hakem heyeti kararına itiraz davası olarak görülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13095 E. 2012/4264 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece 18.12.2015 tarihli karar ile «tüketici hakem heyeti» kararının iptaline, davacı vekilinin «tavzih» talebi üzerine verilen 08.02.2016 tarihli ek karar ile davacının talebi doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hiçbir zaman hüküm değiştirilemez veya hükme yeni bir şey eklenemez.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · faiz başlangıç tarihi · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · inkar tazminatı · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı («borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11658 E. 2018/1671 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece 18.12.2015 tarihli karar ile «tüketici hakem heyeti» kararının iptaline, davacı vekilinin «tavzih» talebi üzerine verilen 08.02.2016 tarihli ek karar ile davacının talebi doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hiçbir zaman hüküm değiştirilemez veya hükme yeni bir şey eklenemez.
Benzer bu kararda2- Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra «tavzih» yoluyla davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin 25/05/2016 tarihli ek karar ile hükme fıkra eklemiştir.
6100 sayılı HMK’nin 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödemeden men yasağı · ödemeden men kararı · çek istirdadı · maddi hatanın düzeltilmesi · tanık beyanı · maddi hata · ciro · oy yasağı
Benzer bu kararda… işi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın dava konusu çekin yapmış olduğu ticari ilişki karşılığında dava dışı ve tanık olarak dinlenen ...'den aldığı, «çek» üzerinde «ödemeden men yasağının» bulunması üzerine çeki aldığı kişiye iade ettiği, bu haliyle çekin kendisinde olmadığı hususunun çek iade bordrosu ve «tanık beyanı» ile sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın bankaya başvuran kişi aleyhine dava açmasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, davalı tarafın çeki «ciro» yoluyla aldığı kişiye iade ettiğini davacı tarafın bilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemiş, 25/05/2016 tarihli «maddi hata düzeltme» yoluyla davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine dair mahkeme hükmüne fıkra eklenmiştir.
2- Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra «tavzih» yoluyla davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin 25/05/2016 tarihli ek karar ile hükme fıkra eklemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece 18.12.2015 tarihli karar ile «tüketici hakem heyeti» kararının iptaline, davacı vekilinin «tavzih» talebi üzerine verilen 08.02.2016 tarihli ek karar ile davacının talebi doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Hükmün «tavzihi» ile hiçbir zaman hüküm değiştirilemez veya hükme yeni bir şey eklenemez.
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.
Ortak:tavzih · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaKaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı'nın kararının iptaline karar verilmiş, ek karar ile kredinin kullandırılmasında zorunlu «masrafların» neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalının davacıdan alınan miktarın zorunlu masraf olduğuna dair belge sunamadığı, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Mahkemece 18.12.2015 tarihli karar ile «tüketici hakem heyeti» kararının iptaline, davacı vekilinin «tavzih» talebi üzerine verilen 08.02.2016 tarihli ek karar ile davacının talebi doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün «tavzihine», bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur.
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8694 E. , 2017/6730 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2015 tarih ve 2014/715-2015/1141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullanmış olduğu kredi karşılığında masraf adı altında kesintiler yapıldığını, müvekkilinin bu haksız masrafların iadesi için ... Tüketici Hakem Heyetine müracaat ettiğini, heyetin müvekkilinin 3.000,00 TL haksız para ödediğini ve bu bedelin tüketiciye iade edilmesi gerektiğine karar verdiğini, davalının da hakem kararına itirazda bulunmadığını, müvekkilinin bu bedelin tahsili için icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu herhangi bir tüketici kredisi bulunmadığını, davalı banka ile münasebetinin yalnızca kullanmış olduğu Tarımsal Kredilerle ilgili olduğunu, öte yandan bankaların kâr amacıyla kurulmuş ticari müesseseler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kredi sözleşmesinin tüketici kredisi olmadığı, ticari nitelikte bir kredi olduğu, bu itibarla uyuşmazlığın 6502 sayılı Yasa kapsamında olmadığı ve davacının itirazında haklı olduğu, hakem heyetinin görevine girmeyen konuda vermiş olduğu kararın iptaline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı'nın kararının iptaline karar verilmiş, ek karar ile kredinin kullandırılmasında zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya ait olduğu, davalının davacıdan alınan miktarın zorunlu masraf olduğuna dair belge sunamadığı, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
1- Dava, kredi kullanımı nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kesintilerin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece 18.12.2015 tarihli karar ile tüketici hakem heyeti kararının iptaline, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine verilen 08.02.2016 tarihli ek karar ile davacının talebi doğrultusunda icra takibinin iptaline karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305. ve aynı doğrultudaki mülga HUMK 455. maddesi uyarınca hükmün tavzihine, bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişkili fıkralar içermesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulur. Hükmün tavzihi ile hiçbir zaman hüküm değiştirilemez veya hükme yeni bir şey eklenemez.
Somut olayda, mahkemece tavzih talebi üzerine esasa ilişkin olarak önceki hükümden farklı bir şekilde yeniden karar verilmeside doğru olmamıştır. Bu durumda, 08.02.2016 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemenin 18.12.2015 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava itirazın iptali davası olduğu halde mahkemece tüketici hakem heyeti kararına itiraz davası olarak görülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin tavzihe ilişkin 08.02.2016 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 29/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387345000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz