Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2489 E. 2018/8103 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eser sözleşmesi↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının yaptığı maket heykelciklerin sahibinin hususiyetini taşıdığı, FSEK 6. maddesi gereği “işleme eser” niteliğinde olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesinin kurulduğu gerekçesiyle davacının talebinin kabulü ile 30.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 sayılı FSEK uyarınca, eserden doğan mali hakkın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı davalı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından kendisine 2011 yılında ... Kış Olimpiyatlarında gelen misafirlere hediye edilmek üzere Erzurum’u simgeleyen minyatür eser yapılması siparişi verildiğini, beğenilirse 500 adet yaptırılacağı ve her biri için 100 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, kendisinin de bu siparişi yerine getirerek ... Minare yapıtının minyatür heykelciğini davalı tarafa sunduğunu, eserin beğenildiğini, bu konuda biri daha büyük, diğeri daha küçük iki farklı boyutta eser çalışması yapıldığını, ancak verilen sözlere rağmen sadece 40 adedinin hediye kutusuyla birlikte davalı idarece satın alındığını ve her bir adedi için 100 TL değil, 50 TL ödendiğini, elinde halen 250 kutu ile 50 adet heykelciğin kaldığını iddia etmekte, davalı vekili ise, müvekkilinin böyle bir eser siparişinin bulunmadığını savunmaktadır.
Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunun bizzat davalı idare tarafından sunulan belgelerden anlaşıldığını, davacı tarafından, iki farklı boyutta maket heykelcik yapıldığını, her bir işin bedeli 15.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından, ... Minare yapıtının FSEK 4/4 maddesi uyarınca, estetik değere haiz “El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları” niteliğinde bir eser olduğu, söz konusu eserin gerçek yapıtın işlemesi suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Olaya uygulanacak mülga BK’nın madde 355 vd. maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, sipariş usulü eser sözleşmesiyle iş sahibi tarafından yapımcıya bir eser sipariş edilmesi mümkündür. Ancak diğer taraftan FSEK 52.maddesinde yer alan “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır” hükmü uyarınca, bir eserden doğan mali hakların devri için yazılı sözleşme yapılması zorunludur.
Her ne kadar Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve bunun için yazılı sözleşme şartı olmadığı düşüncesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda taraflar arasında bir sipariş usulü eser yapım sözleşmesi bulunmadığı gibi bir mali hak devrinin de bulunmadığı, davacının parça başı satışını yaptığı eser nüshaları yönünden davalı idareden ücretini aldığı, kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4925 E. 2015/11754 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · teslim
Benzer bu karardaSomut olayda, davaya konu grafik eserler, davalının siparişi üzerine davacı tarafından oluşturulduğu ve davalıya «teslim» edildiğine göre, 818 sayılı BK'nın 385. maddesi uyarınca davacının ancak sözleşme konusu işin götürü bedelini talep etme hakkının bulunduğu, buna mukabil mali hakların da, eser siparişinde bulunan davalıya ait olduğunun kabulü ile söz konusu eser için ikinci bilirkişi raporunda tespit edilen 15.000,00 TL «rayiç bedel» üzerinden davanın kabulü gerekirken, FSEK 68. maddesine göre üç katı tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… ması sebebiyle FSEK hükümleri çerçevesinde "eser" olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile FSEK'in 68. maddesi uyarınca belirlenen «rayiç bedel» üzerinden üç katı olan 45.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15719 E. 2012/7391 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahrifat
Benzer bu karardaDosyada mevcut 03.03.2010 tarihli gazete haberinin içeriği, eserin bulunduğu alan, anıtta yer alan yazıt kısmının yapısı ve yapılan «tahrifatın» niteliği, tanık anlatımlarının içeriği dikkate alındığında davaya konu eserde yapıldığı iddia edilen tahrifatın davalı tarafından gerçekleştirildiği açıktır.
Bu durumda mahkemece davacıya ait eserde yapılan «tahrifatın» davalı tarafından yapıldığının kabulü ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirme sonucu tahrifatın davalı tarafından yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12257 E. 2010/3789 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · taşıyıcı · ilan
Benzer bu karardaFSEK 4/4'te öngörülen bir hakka dayalı istemlerle açılan böyle bir davada,davacının Fransa'da tescilli giysi modelinin özelliğinin yasal düzenlemede öngörülen «tanım» ve ölçütlere göre güzel sanat eseri niteliği «taşıyıp» taşımadığı açıklığa kavuşturulmadan doğru sonuca varılma olanağı bulunmamaktadır.
… anmasına, 3.791 YTL tazminatın davalıdan tahsiline,fazla talebin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin ülke genelinde yayınlanan trajı yüksek gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2489 E. , 2018/8103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2015/94-2016/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ile aralarında ... Olimpiyatlarında hediye edilmek üzere ... Medresesi’nin taç kapısının 500 adet maket heykelinin yapılması konusunda anlaştıklarını, onay alınan örnek maket heykelden her birinin bedeli 100,00TL olacak şekilde kararlaştırıldığını, davacının 40 adet heykel borcunu ifa ettiğini, davalının ise bu ifaya karşılık heykelciklerin tanesini 50 TL üzerinden toplamda 2.000,00 TL kısmi ödeme yaptığını bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davalı ile anlaştıkları 50.000,00 TL’nin ya da heykelciklerin kalıp değerleri olan 50.000,00 TL’nin şimdilik 1.000,00 TL’sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı davasını ıslah ederek talebini 30.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını, kendisine ısmarlanarak yaptırılan 50 adet heykelin bedelinin ödendiğini davacının alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının yaptığı maket heykelciklerin sahibinin hususiyetini taşıdığı, FSEK 6. maddesi gereği “işleme eser” niteliğinde olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesinin kurulduğu gerekçesiyle davacının talebinin kabulü ile 30.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 sayılı FSEK uyarınca, eserden doğan mali hakkın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı davalı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından kendisine 2011 yılında ... Kış Olimpiyatlarında gelen misafirlere hediye edilmek üzere Erzurum’u simgeleyen minyatür eser yapılması siparişi verildiğini, beğenilirse 500 adet yaptırılacağı ve her biri için 100 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, kendisinin de bu siparişi yerine getirerek ... Minare yapıtının minyatür heykelciğini davalı tarafa sunduğunu, eserin beğenildiğini, bu konuda biri daha büyük, diğeri daha küçük iki farklı boyutta eser çalışması yapıldığını, ancak verilen sözlere rağmen sadece 40 adedinin hediye kutusuyla birlikte davalı idarece satın alındığını ve her bir adedi için 100 TL değil, 50 TL ödendiğini, elinde halen 250 kutu ile 50 adet heykelciğin kaldığını iddia etmekte, davalı vekili ise, müvekkilinin böyle bir eser siparişinin bulunmadığını savunmaktadır.
Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunun bizzat davalı idare tarafından sunulan belgelerden anlaşıldığını, davacı tarafından, iki farklı boyutta maket heykelcik yapıldığını, her bir işin bedeli 15.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından, ... Minare yapıtının FSEK 4/4 maddesi uyarınca, estetik değere haiz “El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları” niteliğinde bir eser olduğu, söz konusu eserin gerçek yapıtın işlemesi suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Olaya uygulanacak mülga BK’nın madde 355 vd. maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, sipariş usulü eser sözleşmesiyle iş sahibi tarafından yapımcıya bir eser sipariş edilmesi mümkündür. Ancak diğer taraftan FSEK 52.maddesinde yer alan “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır” hükmü uyarınca, bir eserden doğan mali hakların devri için yazılı sözleşme yapılması zorunludur.
Her ne kadar Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve bunun için yazılı sözleşme şartı olmadığı düşüncesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda taraflar arasında bir sipariş usulü eser yapım sözleşmesi bulunmadığı gibi bir mali hak devrinin de bulunmadığı, davacının parça başı satışını yaptığı eser nüshaları yönünden davalı idareden ücretini aldığı, kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile, yukarıda anılan gerekçelerle yerel mahkeme hükmünün davalı taraf yararına BOZULMASINA, 19/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467057200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz