Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9664 E. 2013/12396 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ sahtecilik↗ hile↗ vade↗ taşıyan↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ... Şubesi nezdindeki hesabından, hesap açılışında hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle kendisinden alınan yazılı belge gereğince 29.06.2006 tarihinde 50.000 TL, 31.07.2006 tarihinde 28.000 TL ve 29.11.2006 tarihinde 30.000 TL olmak üzere toplam 108.000 TL’nin çekildiği, davalı bankanın davacının hesabına 27.873 TL ödemede bulunduğu, gerekçesi davanın kabulü ile 80.127 TL alacağın (50.000 TL’nin 29/06/2006 tarihinden itibaren, 28.000 TL’nin 31/07/2006 tarihinden itibaren, 2.127,00 TL’nin 29/11/2006 tarihinden itibaren) mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve davalı ... Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bankalar yazılı ve sözlü duyurularla halktan faiz veya ivaz karşılığında topladıkları paraları Türk ekonomisinin güçlenmesi doğrultusunda değerlendiren ve aynı zamanda bu mevduatlardan para kazanan kuruluşlardır. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK 306 ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan,akdin sonunda ödünç verilen parayı iade ve eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca usulsüz tevdi de paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde,usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Bankalar türlü bahanelerle, yararlandıkları bu mevduatı mudilere iadeden kaçınamazlar. Bu itibarla, sahtecilik fiili davalı bankaya karşı işlendiğinden ve davacının davalı ...'a husumet yöneltmesi mümkün bulunmadığından mahkemece davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, davalı ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/92-2009/348 sayılı dosyası ile ceza davası açıldığına göre ceza davasının sonucu beklenilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15104 E. 2011/7473 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca «usulsüz tevdi» de paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · mahsup · havale · kusur
Benzer bu karardaUsulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından tek işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın «kusuru» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Tüm «kusur» davalı bankada olduğu halde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2562 E. 2011/12476 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca «usulsüz tevdi» de paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · mahsup · havale · kusur
Benzer bu karardaUsulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından birden fazla işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle 3/5, davacının da kişisel bilgilerini korumakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle 2/ …
Somut olayda, davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Tüm «kusur» davalı bankada olduğu halde yazılı gerekçelerle tarafların birlikte kusurlu olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12678 E. 2011/4945 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca «usulsüz tevdi» de paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · mahsup · havale · kusur
Benzer bu karardaUsulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davacıya ait banka hesabından tek işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı,davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle 3/4, davacının da banka tarafından hizmete sunulan güvenlik tedbirlerini kullanmaması ne …
Somut olayda, davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Tüm «kusur» davalı bankada olduğu halde yazılı gerekçelerle tarafların birlikte kusurlu olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16513 E. 2012/6009 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca «usulsüz tevdi» de paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu itibarla, «sahtecilik» fiili davalı bankaya karşı işlendiğinden ve davacının davalı ...'a «husumet» yöneltmesi mümkün bulunmadığından mahkemece davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaBu itibarla, davacı hesap sahibinin davaya konu «havale» işlemini gerçekleştiren üçüncü kişilere karşı «husumet» yöneltmesi yerinde değildir.
Kaldı ki mahkeme kabulünün aksine, dosya kapsamında davalılardan ...’nın işbu «havale» işlemini gerçekleştirdiğine yönelik hiçbir delil ve tespit de mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2205 E. 2013/18562 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca «usulsüz tevdi» de paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi hükmü uyarınca, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.
Aynı Kanun'un 372/1. maddesi hükmü uyarınca usulsüz tevdide, paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü · kusur oranı · mahsup · kusur
Benzer bu karardaUsulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davalı Bankaca, davacıya verilmiş olan şifre ve parolanın davacı tarafın «kusuru» ile ele geçirildiği, şifrenin özenle koruma ve «saklama yükümlülüğünün» davacı tarafından yerine getirilmediği kanıtlanamamıştır.
Tüm «kusur» davalı bankada olduğu halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10532 E. 2011/3426 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca «usulsüz tevdi» de paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü · kusur oranı · mahsup · havale · kusur
Benzer bu karardaUsulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kendisine verilen kullanıcı bilgileriyle İnternet hizmetinden yararlandığı,bu şifreler kullanılmadan sisteme girilemeyeceği,buna rağmen sisteme girilerek 3.kişiye «havale» yapıldığı, davacının kullanıcı bilgilerini özenle «saklama yükümlülüğünü» ihlal ettiği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Tüm «kusur» davalı bankada olduğu halde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13693 E. 2011/6520 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca «usulsüz tevdi» de paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · mahsup · havale · kusur
Benzer bu karardaUsulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davacıya ait banka hesabından birden fazla işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle % 25, davacının da kişisel bilgilerini korumakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle % …
Somut olayda, davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Tüm «kusur» davalı bankada olduğu halde yazılı gerekçelerle tarafların birlikte kusurlu olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş kararan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9664 E. , 2013/12396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2011 tarih ve 2008/80-2011/120 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili ve davalı... Bank A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... A.Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İngiliz vatandaşı olduğunu, 2001 senesinde 14.000 Pount tutarındaki parasını faiz almak amacıyla ... barda tanıştığı ve sürekli sohbet ettiği davalı ...’ın tavsiyesiyle ... Bankası'na yatırdığını, daha sonra parasını ... bankasından ... Bankasına aktararak İngiltere’ye döndüğünü, 2006 yılının Haziran ayında davalı ...’ın kendisine daha fazla faiz vereceği ... ’a yatırmasını tavsiye ettiğini, müvekkilinin davalı ...’a güvenerek bu işlemi gerçekleştirdiğini, toplam 108.000 TL parayı ... ... Şubesi'ne yatırdığını, davalılardan ... ile konuşan davalı ...’ın daha fazla yüksek faiz alacağını söyleyerek ... bir talimatı müvekkiline imzalattığını, bankaya yatırılan paranın faizlerinin ...
’deki banka hesabına yatırılması gerekli iken bu güne kadar faiz ödemelerinin çok düzensiz olarak ve müvekkilinin davalı ...’a sürekli telefon etmek zorunda kalması sonucunda bankaya yatırıldığını, müvekkilinin daha sonra ... ’ye geldiğinde parasını çekmek istediğini, banka yetkililerinin parayı İngiltere’deki bankaya gönderebileceklerini söylediklerini ve ödemediklerini, daha sonra davalı ...’a para çekme yetkisi verilmediği halde banka yetkilisi tarafından paranın davalı ...’a ödendiğini, bu şekilde bir çok İngiliz vatandaşını dolandırdıklarını öğrendiklerini, nitelikli dolandırıcılık sucundan soruşturmanın devam ettiğini, banka görevlisini görevini kötüye kullandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
30. 06.2008 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 80.127 TL’nın faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin görevi itibariyle müşteriyle direkt temasa geçecek bir yetkisinin bulunmadığını, onlar adına işlem yapacak sorumluluğa sahip olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili bankanın sahte talimatla başkasına ödediği 28.000 TL’yi davacıya geri ödediğini, bu işlem dışında usulsüz yapılan bir işlemin olmadığını, davacı tarafın beklenen özen ve dikkati göstermediğinden varsa zararını oluşmasında ağır kusurlu olduğunu, davacının imzaladığı belgelerin içeriğini bilmediği yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ... Şubesi nezdindeki hesabından, hesap açılışında hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle kendisinden alınan yazılı belge gereğince 29.06.2006 tarihinde 50.000 TL, 31.07.2006 tarihinde 28.000 TL ve 29.11.2006 tarihinde 30.000 TL olmak üzere toplam 108.000 TL’nin çekildiği, davalı bankanın davacının hesabına 27.873 TL ödemede bulunduğu, gerekçesi davanın kabulü ile 80.127 TL alacağın (50.000 TL’nin 29/06/2006 tarihinden itibaren, 28.000 TL’nin 31/07/2006 tarihinden itibaren, 2.127,00 TL’nin 29/11/2006 tarihinden itibaren) mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve davalı ... Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bankalar yazılı ve sözlü duyurularla halktan faiz veya ivaz karşılığında topladıkları paraları Türk ekonomisinin güçlenmesi doğrultusunda değerlendiren ve aynı zamanda bu mevduatlardan para kazanan kuruluşlardır. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK 306 ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan,akdin sonunda ödünç verilen parayı iade ve eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.
Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca usulsüz tevdi de paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde,usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Bankalar türlü bahanelerle, yararlandıkları bu mevduatı mudilere iadeden kaçınamazlar. Bu itibarla, sahtecilik fiili davalı bankaya karşı işlendiğinden ve davacının davalı ...'a husumet yöneltmesi mümkün bulunmadığından mahkemece davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, davalı ... hakkında ...
2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/92-2009/348 sayılı dosyası ile ceza davası açıldığına göre ceza davasının sonucu beklenilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu davalı yönünden ONANMASINA, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.373,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... A.Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467053100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz