Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8579 E. 2018/2062 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı adına tescilli “...” markasının ciddi ve etkin şekilde beş yıldan uzun süredir kullanmadığı, her ne kadar otel içinde bulunan diskonun adının “...” olarak yazılı olduğu tespit edilse de, otelin hiçbir broşüründe ve tanıtımında bu ibarenin yazılı olmadığı, tek başına diskoya isim vermek suretiyle kullanımın ciddi ve kesintisiz kullanım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı 2006/49314 sayılı markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, dava konusu markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK'nın 42/1-c maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 gün ve 2013/147 Esas ve 2014/75 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve ayrıca karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin de iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2003/1000 E. 2003/1636 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ecrimisil · uzamış ceza zamanaşımı · ceza zamanaşımı · malvarlığına ilişkin dava · zamanaşımı
Benzer bu kararda… yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen biçimde varlığı kabul edilen «uzamış ceza zamanaşımının» ilişkin bulunduğu cezai yaptırım gerektiren suç ve suçların ne olduğuna değinilmemiş ise de, davalıya yükletilen iş ve eylemlerin TCK.nun 230 ve 240. maddelerinde …
Ancak, davacı kooperatif adına Hazine arazisi üzerine yap-işlet-devret yöntemiyle disko inşa ettirilmesinden dolayı davacının Belediye ve Maliye'ye ödediği ceza ve «ecrimisilin» gerçekleşmiş (eylemli) zarar oluşturması nedeniyle bu sözleşmeyi yapan davalı eski yöneticiye yükletilmesi doğru ise de, maddi zarar iddiasının diğer kalemi olan d …
… ı geniş bir çevrede değerlendirmek gerekirken, salt söz konusu yapının Hazine arazisinde yapılması sonucu sözleşmeyle öngörülen on yılın sonunda davacının böyle bir «malvarlığı» unsuruna kavuşmadığı gerekçe gösterilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu yöne ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemiz onama il …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5950 E. 2013/14652 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · dosya masrafı · cy/cy kaydı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine «teslim» edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile «protokol» düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu «kaydının» iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve «masrafları» dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığının belirlenebileceği, bu nedenle davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8579 E. , 2018/2062 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.03.2016 tarih ve 2015/330-2016/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin ticari faaliyetleri sırasında kullanmak için “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunun davalının adına 43. sınıfta tescilli 2006/49314 sayılı ve “...” markası mesnet gösterilerek reddedildiğini, ancak davalı adına tescilli bu markanın tescil edildiği hizmetlerde beş yılı aşkın süredir kullanılmadığının öğrenildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli anılan markanın kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin ...'da otel işlettiğini ve otelinde bulunan bara “...” isminin verildiğini ve yıllardır bu barın “...” markası ile özdeşleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı adına tescilli “...” markasının ciddi ve etkin şekilde beş yıldan uzun süredir kullanmadığı, her ne kadar otel içinde bulunan diskonun adının “...” olarak yazılı olduğu tespit edilse de, otelin hiçbir broşüründe ve tanıtımında bu ibarenin yazılı olmadığı, tek başına diskoya isim vermek suretiyle kullanımın ciddi ve kesintisiz kullanım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı 2006/49314 sayılı markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, dava konusu markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK'nın 42/1-c maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 gün ve 2013/147 Esas ve 2014/75 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve ayrıca karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin de iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASI, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467044700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz