Belediye şirketinde genel kurul temsilcisi atama yetkisi belediye başkanınındır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/116 E. 2024/136 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticaret sicil işlemine itirazistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Belediye ortağı şirketlerin genel kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsil edecek gerçek kişinin atanması, belediye meclisinin 5393 sayılı Kanun'un 18. maddesinde sayılan görev ve yetkileri arasında açıkça yer almadığından, bu konuda belediye meclisi kararı aranamaz; aynı Kanun'un 37. maddesi uyarınca belediye meclisi ve encümeni kararını gerektirmeyen bu türden yetkiler, belediye teşkilatının en üst amiri olan belediye başkanınca kullanılır. Ticaret sicil müdürlüğünün, idari bir görüş yazısına dayanarak bu yetkiyi belediye meclisine ait kabul edip tescil talebini reddetmesi/iade etmesi, yasal düzenlemeye aykırıdır ve itiraz üzerine mahkemece kaldırılıp tescile karar verilmesi isabetlidir.
Ele alınan sorunlar
Ticaret sicil müdürlüğü kararının 'itiraz edilebilir karar' niteliği taşımadığı iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin bir red kararı vermediğini, evrakın geri çevrildiğini, Bakanlık talimatı doğrultusunda hareket edildiğini ve ortada itiraz edilecek bir karar bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İstinaf başvuru dilekçesinde davalının kendisi, Bakanlık görüşü doğrultusunda tescil işleminin yapılmadığını açıkça belirtmiştir; bu açıklama, ortada TTK m.34 uyarınca itiraz edilebilir bir karar bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle ortada itiraz edilecek bir karar bulunmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Belediye şirketinin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi atama yetkisinin belediye meclisi mi belediye başkanı mı olduğu → ret
İddia: Davalı vekili, Ticaret Bakanlığı'nın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşüne dayanan talimatına göre, belediye ortağı şirketlerin genel kurul tescillerinde temsilcinin belediye meclisi kararıyla atanması gerektiğini, 5393 sayılı Kanun'un 37. maddesinin doğrudan uygulanabilir olmadığını ve idarenin talimatını sorgulama yetkisinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin hangi organca kullanılacağına dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Kanunun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki düzenleme, ortaklıkların kurulmasına ve ortaklıktan ayrılmaya ilişkindir, temsilci atamasına ilişkin değildir. Aynı Kanun'un 37. maddesinde belediye başkanı, belediye teşkilatının en üst amiri olarak teşkilatı sevk ve idare etmekle yetkilendirilmiş; (p) bendinde kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile belediye encümeni kararını gerektirmeyen görev ve yetkilerin belediye başkanınca kullanılacağı belirtilmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi belediye başkanının kullanacağı kabul edilmelidir; başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsil sağlanması için temsilci atayamayacağının kabulü yasal düzenlemelere aykırıdır. Davacı şirketin taraf olduğu gerekçeli kararda atıf yapılan yargı kararları ile benzer genel kurul kararlarının tescilinin sağlanabildiği, ancak davalı sicilin farklı uygulamayı sürdürdüğü anlaşılmakla, itirazın kabulüne ilişkin ilk derece kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalının sorumlu tutulamayacağı iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilin hukuka uygun işlem yaparak idareden gelen talimata uygun biçimde işlem yaptığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı, kanuna uygun işlem yaptığını savunsa da, benzer uyuşmazlıklara ilişkin verilen çok sayıda emsal yargı kararını dikkate almadan, yasal düzenlemelere aykırı işlemiyle davanın açılmasına sebebiyet vermiştir; bu nedenle davalının vekalet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması HMK'nın 326. maddesi gereğidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Belediye ortağı şirketlerin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişinin atanması yetkisinin 5393 sayılı Kanun'un 18. ve 37. maddeleri karşısında belediye meclisine değil belediye başkanına ait olduğuna dair BAM tespiti, benzer ticaret sicili tescil uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicil kararına itiraz↗ belediye şirketi genel kurulu↗ temsilci atama yetkisi↗ belediye meclisi↗ belediye başkanı↗ idari işlemin hukukiliği karinesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/116
KARAR NO 2024/136
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/11/2023
NUMARASI 2023/428 Esas - 2023/744 Karar
DAVA
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından 31.03.2023 tarih ve ... nolu ...AŞ YK kararı ile 31.03.2023'de yapılan 2022 yılı olağan genel kurul kararının noterde onaylandığını, müvekkilinin 14.04.2023'de ... mersis başvuru talep numarası ile YK kararı ve olağan genel kurul kararının tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 24.04.2023 tarihli kararında; ''tek pay sahibi belediyenin genel kurulda temsiline ilişkin ve yönetim kurulu üyeliğinde adına hareket edecek gerçek kişinin belirlenmesine ilişkin belediye meclis kararı eklenmelidir'' denildiğini, 03.07.2023 tarihli kararında ise "Müdürlüğümüze yapmış olduğunuz tescil başvurunuzun saptanan eksiklikler ve/veya yanlışlıklar nedeniyle yerine getirilemediği;
ayrıca bekleyen evrakınızın bugüne kadar geri alınmadığı anlaşıldığı, işletme faaliyetinizin olumsuz yönde etkilenmemesi için ekte sunulan evraktaki eksikliklerin tamamlanarak tekrar İTO Giyimkent Hizmet birimimize müracaat edilmesi hususu bilgilerinize sunulur" ifadelerine yer verilerek tescil başvurularının kabul edilmediğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararı müvekkiline 11.07.2023'de tebliğ ettiğini, söz konusu yönetim kurulu ve olağan genel kurulu kararı işlem yapacak kişileri belirlediği için bu kararların tescil ve ilan edilmemesi yapılan işlemlerin sakatlanmasına sebebiyet vererek telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, müvekkili şirketin bir Belediye Şirketi olması ve bünyesinde 3000’i aşkın personeli bulunması da göz önüne alınarak personelin özlük hakları tehlikeye uğramasının engellenmesi amacıyla, Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptaline, anılı genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili kanun ve ikincil düzenlemelerin kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip, sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket etmediğini, dava konusu olayda da, T.C. Ticaret Bakanlığının, 15.05.2019 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde sunulan T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün sayılı 24.04.2019 tarih ve ... sayılı Şehircilik Bakanlığı görüşüne göre hareket ettiğini, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili; genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, anılan görüşte (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden davacının talebinin iade edildiğini, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37.
maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, ...nün tescil ve ilan talebinin reddi kararında dayanak yaptığı;Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 24/04/2019 tarih ve ... sayılı görüş yazısında özetle; şirket genel kurulunda seçilecek yönetim kurulu üyesini veya şirket müdürünü seçme yetkisi konusunda tereddüt olduğu belirtilerek yapılan değerlendirmede, bu yetkinin Belediye Meclisinde olduğunun belirtildiği, ancak kanunda belediye başkanı ile belediye meclisinin görev ve yetkileri ayrı ayrı belirlendikten sonra, belediye meclisinin karar almasını gerektirmeyen görevleri yapma ve yetkileri kullanma yetkisinin belediye başkanına verildiği, bu düzenleme ile kanun koyucunun olası yetki karmaşasını aşma amacı taşıdığı, belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda yetki karmaşası olmadığı, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi Belediye Başkanının kullanacağı, Anayasa'nın 127.
maddesinde mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin kanunla düzenleneceği öngörüldüğü, belediyelerin kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve sorumlulukları ise Anayasa'nın 127. maddesine uygun olarak 5393 sayılı Kanun'la düzenlendiği, davalı tarafça Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün görüş yazısı doğrultusunda işlem yapılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararının tesciline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün;bir red kararı vermediğini ,evrakın geri çevrildiğini ,Ticaret Bakanlığı'nın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden, dava konusu edilen tescil başvurusunu reddettiğini, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili; genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı (%99,75) olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, anılan görüşte (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden reddedildiğini, hukuka aykırı olduğu iddia edilen dayanak idari işlem de, her idari işlem gibi, idarenin işlemlerinin hukukiliği karinesinden yararlandığını, idareden aldığı talimata uygun hareket eden ve idarenin işlemlerinin hukukiliğine ilişkin idare hukuku karinesi ve yine, davadaki olaya ilişkin tescil işlemlerinin dayanağı olan ticaret hukuku mevzuatı gereğince, idarenin mevzuattan kaynaklanan ve aynı zamanda idare hukukuna dayanan yetkileri kapsamında değerlendirilecek talimatını uygulamakla yükümlü bulunan müvekkilin;
dava konusu idarenin işlemini sorgulama yetkisi, hukuken olmadığını, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37. maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, Belediyelerin genel yetkili ve temel karar organı da belediye meclisi olduğunu, müvekkil müdürlük davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, hukuka uygun işlem yaparak, idareden gelen talimata uygun biçimde dava konusu tescil işlemini iade eden müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, kararın kaldırılarak itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık; TTK'nın 34. madde uyarınca Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tescil başvurusunu, T.C. Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 Tarih ve ...sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 21.05.2019 tarih ve ... sayılı görüşü doğrultusunda 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca ortaklıklara ve bağlı kuruluşlara temsilci atama yetkisinin belediye meclisinde olduğu, belediyelerin ortak olduğu şirketlerin genel kurul tescil taleplerinde Belediye Meclis kararı aranmasına ilişkin görüşüne dayandırarak red etmiştir. İstinaf başvuru dilekçesinde açıkça Bakanlık görüşü doğrultusunda tescil işleminin yapılmadığı belirtildiğinden ,ortada itiraz edilecek bir karar bulunmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Esenyurt Belediye Başkanı'nın 30.03.2023 tarihli oluruyla yapılacak genel kurulda Esenyurt Belediye Tüzel Kişiliğini temsilen ...'ın temsilci olarak atandığı, 31/03/2023 tarihinde yapılan şirket olağan genel kurulunun adı geçen temsilcinin katılımı ile gerçekleştiği, genel kurul kararının tescil ve ilanı için 14/04/2023-tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14.04.2023 tarihli yazısı ile tek pay sahibi belediyenin temsiline ilişkin olarak belediye meclis kararı eklenmesi gerektiği, akabinde 03.07.2023 tarihli yazı ile de; bekleyen evrakın geri alınmadığı bildirilerek,şirketin faaliyetinin sekteye uğramaması için tescil talebinin eksiklikler nedeniyle yerine getirilmediği bildirilmiş, yasal sürede karara itiraz edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri, düzenlenmiştir. Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. 5393 sayılı kanunun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde "Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek" hükmü yer almaktadır. Düzenleme ortaklıkların kurulmasına ve ortaklıktan ayrılmaya ilişkindir. Aynı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğu, (p) bendinde ise;
kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır.Davacı şirketin taraf olduğu gerekçeli kararda atıf yapılan yargı kararları ile genel kurul kararlarının tescilinin sağlanabildiği,ancak davalı sicilin uygulamayı sürdürdüğü anlaşılmakla ,itirazın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı kanuna uygun işlem yaptığını savunsa da benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak verilen çok sayıda emsal yargı kararlarını dikkate almadan, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ... vekalet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması HMK'nın 326. maddesi gereği olduğundan istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubuyla kalan 157,75-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 353,75-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
23/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/46691 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi