Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/263 E. 2018/8152 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
talep aşımı↗ bankacılık işlemleri↗ müterafik kusur↗ internet bankacılığı↗ muvafakat↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne, 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sahte talimat ve usulsüz işlemlerle davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davalı vekilince, davacı şirketin dava konusu işlemlerin yapıldığı tarih aralığında sürekli olarak internet bankacılığı işlemleri yaptığı, hesaplarını görüntülediği, bu şekilde hesaplarından haberdar olduğu, dava konusu dönem öncesi ve dava konusu dönemde sahte talimat ile ödeme yapıldığı bildirilen davacı çalışanı ...’ya dava konusu yapılmayan ödemelerin de yapıldığı, usulsüz işlem yapıldığı bildirilen davacı hesabının maaş ödemelerinin yapıldığı hesap olup davacı tarafından takip edildiği, davacının hesap hareketlerinde yer almayan bir kısım ödemelerin de bilirkişi raporunda davacıya ödenmesi gereken bedeller içerisinde gösterildiği, dava konusu işlemler sonrasında davacı şirketin diğer hesaplarına ya da davacı şirket ortaklarının hesaplarına ödemelerin bulunduğu savunulmuş olup, bu hususlarda bir inceleme yapılmamış, mahkeme gerekçesinde bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Bu nedenle açıklanan hususlarda,
inceleme yapılarak davacının dava konusu edilen hesabından yapılan usulsüz işlemlerden haberdar olup olmadığı, bu işlemlere muvafakatinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde davalı Bankanın tam kusuruna dayalı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece, taraflar 1/ 2 şer oranda müterafik kusurlu kabul edildiğine göre, dava dilekçesinde istenen miktarın kabul edilen müterafik kusur oranında paylaştırılması gerekirken davacının zararının belirlendiği bilirkişi raporuna atıf yapılarak ve talep nazara alınarak gizli talep aşımı suretiyle davanın kabulüne, 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 25/10/2016 tarihli 2015/11474 Esas 2016/8403 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3187 E. 2023/3011 K.
Ortak:talep aşımı · bankacılık işlemleri · müterafik kusur · internet bankacılığı · muvafakat · kusur · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar 1/ 2 şer oranda müterafik kusurlu kabul edildiğine göre, dava dilekçesinde istenen miktarın kabul edilen «müterafik kusur» oranında paylaştırılması gerekirken davacının zararının belirlendiği bilirkişi raporuna atıf yapılarak ve talep nazara alınarak gizli «talep aşımı» suretiyle davanın kabulüne, 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilince, davacı şirketin dava konusu işlemlerin yapıldığı tarih aralığında sürekli olarak «internet bankacılığı işlemleri» yaptığı, hesaplarını görüntülediği, bu şekilde hesaplarından haberdar olduğu, dava konusu dönem öncesi ve dava konusu dönemde sahte talimat ile ödeme yapıldığı bil …
Bu nedenle açıklanan hususlarda, inceleme yapılarak davacının dava konusu edilen hesabından yapılan usulsüz işlemlerden haberdar olup olmadığı, bu işlemlere «muvafakatinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… 24.12.2018 tarihli ve 2017/263 E., 2018/8152 K. sayılı kararı ile davalı vekilince, davacı şirketin dava konusu işlemlerin yapıldığı tarih aralığında sürekli olarak «internet bankacılığı işlemleri» yaptığı, hesaplarını görüntülediği, bu şekilde hesaplarından haberdar olduğu, dava konusu dönem öncesi ve dava konusu dönemde sahte talimat ile ödeme yapıldığı bildirilen davacı çalışanı ...’ya dava konusu yapılmayan ödemelerin de yapıldığı, usulsüz işlem yapıldığı bildirilen davacı hesabının maaş ödemelerinin yapıldığı hesap olup davacı tarafından takip edildiği, davacının hesap hareketlerinde yer almayan bir kısım ödemelerin de bilirkişi raporunda davacıya ödenmesi gereken bedeller içerisinde gösterildiği, dava konusu işlemler sonrasında davacı şirketin diğer hesaplarına ya da davacı şirket ortaklarının hesaplarına ödemeler bulunduğunun savunulduğundan, açıklanan hususlarda, inceleme yapılarak davacının dava konusu edilen hesabından yapılan usulsüz işlemlerden haberdar olup olmadığı, bu işlemlere «muvafakatinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği, kabule göre de mahkemece, taraflar 1/2'şer oranda müterafik kusurlu kabul edildiğine göre, dava dilekçesinde istenen miktarın kabul edilen «müterafik kusur» oranında paylaştırılması gerekirken davacının zararının belirlendiği bilirkişi raporuna atıf yapılarak ve talep nazara alınarak gizli «talep aşımı» suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle karar düzeltme incelemesinde hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
… liller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hesabından dava dışı ... tarafından uzunca bir süre işlemler yapıldığı, dava konusu işlemlerin ...’nun «faks talimatıyla» gerçekleştiği, davacının, dava dışı ...’nun yetkisi olmadığı halde, dava konusu işlemlere onay verdiği, davalının bu hususu denetlemeden işlemleri gerçekleştirdiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, davacının uzun süreden beri yapılan işlemleri benimsediği, davalı bankanın davacının yetkilendirdiği kişinin «kötüniyetli» hareketini kontrol edebilme ve/veya tespit edebilme imkanı bulunmadığı, davacı firmanın işlerinde özenli davranmayarak kendi egemenliğinde ve kontrolünde bulunan çalışanını denetlemeyerek yasanın kendisinden beklediği basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, zararın doğumuna kendisinin sebep olduğu, yapılan işlemler nedeniyle davalı bankaya atfedilecek bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faks talimatı · güven kurumu · geçersizlik · kötüniyet · tacir · ibraz
Benzer bu kararda… liller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hesabından dava dışı ... tarafından uzunca bir süre işlemler yapıldığı, dava konusu işlemlerin ...’nun «faks talimatıyla» gerçekleştiği, davacının, dava dışı ...’nun yetkisi olmadığı halde, dava konusu işlemlere onay verdiği, davalının bu hususu denetlemeden işlemleri gerçekleştirdiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, davacının uzun süreden beri yapılan işlemleri benimsediği, davalı bankanın davacının yetkilendirdiği kişinin «kötüniyetli» hareketini kontrol edebilme ve/veya tespit edebilme imkanı bulunmadığı, davacı firmanın işlerinde özenli davranmayarak kendi egemenliğinde ve kontrolünde bulunan çalışanını denetlemeyerek yasanın kendisinden beklediği basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, zararın doğumuna kendisinin sebep olduğu, yapılan işlemler nedeniyle davalı bankaya atfedilecek bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… üstakil küçük bir işletme olmadığı, mahkemenin bankanın tamamen kusursuz olduğu ve davanın reddi yönündeki değerlendirmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bir «güven kurumu» olan bankaların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre tüm işlemlerinde basiretli bir «tacir» gibi davranmak zorunda oldukları, özel yasa ile kuruldukları ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanındığı için bankaların hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğu kaldıran sözleşmelerin dahi «geçersiz» sayılması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
Mahkemece 05.05.2015 tarih, 2008/254 E. ve 2015/572 K. sayılı karar ile davacı taraf iyi adam çalıştırmama nedeniyle kusurlu ise de davalı bankanın da kendisine «ibraz» edilen belgeleri yeterince kontrol etmemesi ve hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu, zararın meydana gelmesinde davacı ile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5071 E. 2020/2568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/263 E. , 2018/8152 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 gün ve 2008/254-2015/572 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/10/2016 gün ve 2015/11474-2016/8403 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin davalı bankada mevduat hesabı bulunduğunu, şirketin muhasebe bölümü çalışanlarından ...'nun davalı bankadan talimatla para çekilmesi vb. işlerde geçici olarak yetkili kılındığını, ...'nun kendi hazırladığı sahte talimatlarla müvekkili şirketin hesaplarından zimmetine para geçirdiğini, ... ile davalı banka arasındaki usulsüz işlemler neticesinde davacı şirketin zarara uğradığını, davalı bankanın BK gereği adam çalıştıran sıfatı ile kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sahte talimat ve usulsüz işlemlerle davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davalı vekilince, davacı şirketin dava konusu işlemlerin yapıldığı tarih aralığında sürekli olarak internet bankacılığı işlemleri yaptığı, hesaplarını görüntülediği, bu şekilde hesaplarından haberdar olduğu, dava konusu dönem öncesi ve dava konusu dönemde sahte talimat ile ödeme yapıldığı bildirilen davacı çalışanı ...’ya dava konusu yapılmayan ödemelerin de yapıldığı, usulsüz işlem yapıldığı bildirilen davacı hesabının maaş ödemelerinin yapıldığı hesap olup davacı tarafından takip edildiği, davacının hesap hareketlerinde yer almayan bir kısım ödemelerin de bilirkişi raporunda davacıya ödenmesi gereken bedeller içerisinde gösterildiği, dava konusu işlemler sonrasında davacı şirketin diğer hesaplarına ya da davacı şirket ortaklarının hesaplarına ödemelerin bulunduğu savunulmuş olup, bu hususlarda bir inceleme yapılmamış, mahkeme gerekçesinde bir değerlendirmeye yer verilmemiştir.
Bu nedenle açıklanan hususlarda,
inceleme yapılarak davacının dava konusu edilen hesabından yapılan usulsüz işlemlerden haberdar olup olmadığı, bu işlemlere muvafakatinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde davalı Bankanın tam kusuruna dayalı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece, taraflar 1/ 2 şer oranda müterafik kusurlu kabul edildiğine göre, dava dilekçesinde istenen miktarın kabul edilen müterafik kusur oranında paylaştırılması gerekirken davacının zararının belirlendiği bilirkişi raporuna atıf yapılarak ve talep nazara alınarak gizli talep aşımı suretiyle davanın kabulüne, 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 25/10/2016 tarihli 2015/11474 Esas 2016/8403 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25/10/2016 tarihli 2015/11474 Esas 2016/8403 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465946400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz