Ortaktan ihraç | Ortaklıktan ayrılma | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2231 E. 2018/8040 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirketin feshi↗ kayyum atanması↗ usul ekonomisi↗ ortaklıktan çıkma↗ terditli dava↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirketin feshi↗ usuli kazanılmış hak↗ mirasçılık↗ kazanılmış hak↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, hem ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu hem de şirketin artık kazanç elde etme amacını öznel olarak gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, şirketin feshi için haklı neden oluştuğu, şirketin feshinin usul ekonomisi gereği yerinde olacağı, asıl davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmesi gerektiği, asıl davada fesih kararı verildiğinden birleşen davada davalının şirket ortaklığından çıkarılması talebinin reddi gerektiği, birleşen 2004/37 esas sayılı dosyasının incelemesinde davacının şirketin uğradığı zararın varlığını, nedenlerini, tarihlerini, bunlara yol açan bütün işlem ve eylemlerinin ve illiyet bağını ispata yarar delil sunmadığı, birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile ...Meşrubat Ticaret Limited Şirketinin feshine, şirkete kayyum atanmasına, karar kesinleştiğinde tasfiye memuru olarak görevinin devamına, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., birleşen davalarda davacı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., ... ile ... mirasçıları ... ve ... temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., birleşen davalarda davacı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., ... ile ... mirasçıları ... ve ...’nın birleşen ...2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/37 Esas sayılı davaya yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle bu dava ile ilgili kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava ve birleşen ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/377 Esas sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl davada davacı vekili terditli olarak talepte bulunmuş, öncelikle haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, aksi halde şirketin feshini talep etmiş olup mahkemece şirketin fesih koşullarının oluştuğu gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin 2014/1377 Esas, 2014/8486 Karar sayılı ilamında öncelikle çıkmaya izin verilmesi yönündeki talebin değerlendirilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen ortaklıktan çıkma ve çıkarılma hususu değerlendirilmeyerek bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Bu durumda bozma ilamına uyulmak suretiyle usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek asıl davada davacının ortaklıktan çıkarılma ve birleşen davada davacıların çıkarılma talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şirketin feshine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaktan ihraç | Ortaklıktan ayrılma | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1377 E. 2014/8486 K.
Ortak:terditli dava · ortaklıktan çıkarılma · şirketin feshi · fesih · limited şirket · Ortaktan ihraç, Ortaklıktan ayrılma | Şirketin feshi
İncelediğiniz kararda… gılamaya göre, hem ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu hem de şirketin artık kazanç elde etme amacını öznel olarak gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, «şirketin feshi» için haklı neden oluştuğu, şirketin feshinin «usul ekonomisi» gereği yerinde olacağı, asıl davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmesi gerektiği, asıl davada «fesih» kararı verildiğinden birleşen davada davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» talebinin reddi gerektiği, birleşen 2004/37 esas sayılı dosyasının incelemesinde davacının şirketin uğradığı zararın varlığını, nedenlerini, tarihlerini, bunlara yol açan bütün işlem ve eylemlerinin ve illiyet bağını ispata yarar delil sunmadığı, birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile ...Meşrubat Ticaret Limited Şirketinin feshine, şirkete «kayyum atanmasına», karar kesinleştiğinde «tasfiye memuru» olarak görevinin devamına, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/377 Esas sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl davada davacı vekili «terditli» olarak talepte bulunmuş, öncelikle haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, aksi halde «şirketin feshini» talep etmiş olup mahkemece şirketin «fesih» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir.
Bu durumda bozma ilamına uyulmak suretiyle «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gözetilerek asıl davada davacının «ortaklıktan çıkarılma» ve birleşen davada davacıların çıkarılma talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «şirketin feshine» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1- Asıl davada davacı vekili «terditli» olarak talepte bulunmuş, öncelikle haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, aksi halde «şirketin feshini» talep etmiş olup mahkemece şirketin «fesih» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir.
U..'ın haklı sebeple şirket «ortaklığından çıkarılmasını» istemiş olup, mahkemece, asıl davada «fesih» kararı verildiğinden birleşen davadaki şirket ortaklığından çıkarılması talebinin reddine karar verilmiştir.
U..'ın «temsilcisi» olduğu dönemde şirket adına yaptığı işlemler sebebiyle şahsen sorumlu tutulamayacağı, sorumluluk doğuran bir olgu ya da şirketçe alınmış bir karar bulunmadığını, «fesih» talebinin şirkete yöneltilebileceği gerekçesiyle asıl davada davacı M..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · delillerin toplanmaması · ortaklar kurulu kararı · anonim şirket · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaMülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
U..'ın «temsilcisi» olduğu dönemde şirket adına yaptığı işlemler sebebiyle şahsen sorumlu tutulamayacağı, sorumluluk doğuran bir olgu ya da şirketçe alınmış bir karar bulunmadığını, «fesih» talebinin şirkete yöneltilebileceği gerekçesiyle asıl davada davacı M..
Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
539/7. hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan «limited şirketlerde» bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz ol …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6787 E. 2016/871 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma · terditli dava · fesih
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/377 Esas sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl davada davacı vekili «terditli» olarak talepte bulunmuş, öncelikle haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, aksi halde «şirketin feshini» talep etmiş olup mahkemece şirketin «fesih» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir.
… gılamaya göre, hem ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu hem de şirketin artık kazanç elde etme amacını öznel olarak gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, «şirketin feshi» için haklı neden oluştuğu, şirketin feshinin «usul ekonomisi» gereği yerinde olacağı, asıl davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmesi gerektiği, asıl davada «fesih» kararı verildiğinden birleşen davada davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» talebinin reddi gerektiği, birleşen 2004/37 esas sayılı dosyasının incelemesinde davacının şirketin uğradığı zararın varlığını, nedenlerini, tarihlerini, bunlara yol açan bütün işlem ve eylemlerinin ve illiyet bağını ispata yarar delil sunmadığı, birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile ...Meşrubat Ticaret Limited Şirketinin feshine, şirkete «kayyum atanmasına», karar kesinleştiğinde «tasfiye memuru» olarak görevinin devamına, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Ancak Dairemizin 2014/1377 Esas, 2014/8486 Karar sayılı ilamında öncelikle çıkmaya izin verilmesi yönündeki talebin değerlendirilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen «ortaklıktan çıkma» ve çıkarılma hususu değerlendirilmeyerek bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortağı olan diğer davalının kendi şahsi borçlarından dolayı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu, davalı şirketin kuruluşundan itibaren ortaklar kurulunun toplanmadığı, «kar dağıtılmadığı» dolayısıyla şirketin kuruluşuna yol açan sebeplerden olan kar elde edilmesinin ve şirketin işletme amacını yerine getirmesinin imkansız hale geldiği, ortaklıktan ayrılmayı talep etmekte haklı sebeplerin bulunduğu, davacının ilk «terditli» talebi «ortaklıktan çıkma» olduğundan ve diğer davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesini istemediğinden öncelikle davacının ilk terditli talebi yönünden karar verilmesi gerektiği, davacının çıkma payına ilişkin talebinden «feragat» ettiği gerekçesiyle davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, çıkma payına ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Diğer yandan, davacının «ortaklıktan çıkma» «sebebi» olarak gösterdiği; diğer davalı ortağın kötü yönetimi sonucu şirketi borca batık hale getirdiği, bu güne kadar «kar payı dağıtımının» yapılmadığı ve davalı ortağın şahsi borçları nedeniyle şirket hisselerine «haciz» konulduğu gibi hususlarla ilgili olarak şirket «defter» ve kayıtları ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen icra dosyaları getirtilmeden, salt şirketin sicil kayıtları üzerinden yapılan inceleme ile davacının ortaklıktan ayrılmayı talep etmekte haklı sebeplerin bulunduğunun kabulü ile, «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar payı dağıtımı · kar dağıtımı · kâr payı dağıtımı · kar payı · husumet yokluğu · kâr dağıtımı · feragat · kâr payı
Benzer bu kararda2- Diğer yandan, davacının «ortaklıktan çıkma» «sebebi» olarak gösterdiği; diğer davalı ortağın kötü yönetimi sonucu şirketi borca batık hale getirdiği, bu güne kadar «kar payı dağıtımının» yapılmadığı ve davalı ortağın şahsi borçları nedeniyle şirket hisselerine «haciz» konulduğu gibi hususlarla ilgili olarak şirket «defter» ve kayıtları ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen icra dosyaları getirtilmeden, salt şirketin sicil kayıtları üzerinden yapılan inceleme ile davacının ortaklıktan ayrılmayı talep etmekte haklı sebeplerin bulunduğunun kabulü ile, «eksik inceleme» sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortağı olan diğer davalının kendi şahsi borçlarından dolayı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu, davalı şirketin kuruluşundan itibaren ortaklar kurulunun toplanmadığı, «kar dağıtılmadığı» dolayısıyla şirketin kuruluşuna yol açan sebeplerden olan kar elde edilmesinin ve şirketin işletme amacını yerine getirmesinin imkansız hale geldiği, ortaklıktan ayrılmayı talep etmekte haklı sebeplerin bulunduğu, davacının ilk «terditli» talebi «ortaklıktan çıkma» olduğundan ve diğer davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesini istemediğinden öncelikle davacının ilk terditli talebi yönünden karar verilmesi gerektiği, davacının çıkma payına ilişkin talebinden «feragat» ettiği gerekçesiyle davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, çıkma payına ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3722 E. 2019/6187 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebeple çıkma · imza sahteliği · güven ilişkisi · re'sen gözetilme · haklı sebep · sahtelik · pasif husumet ehliyeti · şirket müdürü
Benzer bu karardaHukuk Dairesi tarafından tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; yargılama aşamasında alınan adli tıp raporu ile şirket adına alınan bir kısım kararlarda davacı adına atfen atılan imzaların davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, «imza sahteliğine» ilişkin davacı iddiası dışında dava dilekçesinde yer alan diğer iddialar davacı yönünden şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin «haklı sebep» olarak kabul edilmediği, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «şirket müdürü» olduğu dönemde davacının imzaları taklit edilmek suretiyle kararlar alınarak bu kararlar çerçevesinde faaliyetin yürütülüyor olması nedeniyle taraflar arasında «güven ilişkisinin» kalmadığı, tarafların artık şirket halinde çalışmaya devam edebilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla davacı bakımından Türk Ticaret Kanunun 638 inci maddesinin 2 inci fıkrası çerçevesinde ortaklıktan çıkmaya ilişkin haklı «sebebin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalı şirketten haklı nedenlerle çıkmasına izin verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava şirket ortaklığından «haklı sebeple çıkma» istemine ilişkin olup, davacı, dava dilekçesinde Livpe Meşrubat Gıda Yakacak Maddeleri Tic.
Şti. ile birlikte, diğer ortak ...’e de «husumet» yönelterek TTK’nın 638. maddesi kapsamında davalı şirketten çıkmasına izin verilmesini talep etmiş olup, husumet «kamu düzenine» ilişkin ve re’«sen gözetilmesi» gereken bir husus olmasına rağmen, gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesince bu hususa değinilmemiş ve diğer şirket ortağı ...’i de ilzam edecek şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2231 E. , 2018/8040 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/09/2016 tarih ve 2014/444-2016/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl davada davalı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti, birleşen davalarda davacı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., ... ile ... mirasçıları ... ve ... tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin davalı şirkette % 25 oranında hissesinin bulunduğunu, müvekkilinin müdürlük görevini en iyi şekilde yerine getirdiğini, ancak diğer müdürün aynı çalışmayı göstermediğini, bir çok haksız suçlamaların yöneltildiği 14.08.2001 tarihli ortaklar genel kurulunda güya müvekkiline işlerini düzeltmesi için süre verildiğini, oysa müvekkilinin düzeltilmesi gerekli hiç bir kötü işinin bulunmadığını, yine diğer şirket ortaklarının haksız ve kötüniyetle müvekkilini savcılığa şikayet ettiklerini, ...'ın olaylar bu şekilde devam edince gazete başbayiliğini iptal ettiğini, bu tür davranışlar devam edince 27.08.2001 tarihinde tekrar olağanüstü genel kurul istendiğini, bu şekilde şirket faaliyetinin devamının mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkilinin payının ödenerek haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, aksi halde şirketin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının diğer ortaklar adına imza atarak işlem yaptığını, şirket sözleşmesine aykırı olarak kâr payı dağıtmadığını, ortak ...'ın şirkete girişini engellediğini, bu nedenle şirket mallarına bir zarar gelmemesi için mahkemece tespit yaptırdıklarını, şirketin bu hale gelmesine bizzat davacının kusurlu hareketlerinin sebep olduğunu, ... bayiliği işinin feshini ve bayiliğin oğluna verilmesini sağladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2002/377 Esas sayılı dosyada davacı vekili, şirket ortağı ve eski müdürü olan davalının oğlu adına müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren işletme kurduğunu, ...'a "artık bu yeni kurulan işletme ile hizmet vereceğini ve müvekkili şirketin başka alanda faaliyette bulunacağını" noter vasıtasıyla bildirerek rekabet yasağı, özen yükümü ve sadakat borcuna aykırı tarzda şirket zararına hareket ettiğini, kararları diğer ortaklar adına imzaladığını, kâr payı dağıtmadığını ileri sürerek davalının haklı sebeple şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2002/377 Esas sayılı dosyada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2004/37 Esas sayılı dosyada davacılar vekili, şirket ortakları olan müvekkillerinin yine şirket ortağı ve temsilcisi olan davalının müdürlük görevini kötüye kullandığından şüphelendiklerini, bunun üzerine tespit yaptırdıklarını, tespitten hemen sonra davalının elindeki malları satış gibi göstererek elinden çıkardığını, şirket gelir ve giderleri hakkında bilgi vermediğini, şirket ortakları müvekkillerine sadece cep harçlığı mahiyetinde haftalık verdiğini, ...'ı şirkete dahi sokmadığını, 14.08.2001 tarihinde ortaklar kurulu toplantısının yapıldığını, bu toplantıda işleri düzelteceğine söz vermesi üzerine kendisine bu yönde süre verildiğini, ancak aynı hareketlerine devam ettiğini, 27.08.2011 tarihinde müdürlük yetkisinin kaldırıldığını, şirket müdürü iken 10.08.2001 tarihinde oğlu adına işletme kurduğunu, ...'a artık bu yeni kurulan işletme ile hizmet vereceğini ve müvekkili şirketin başka alanda faaliyette bulunacağını bildirerek haksız rekabet eder tarzda şirket zararına ve kendi çıkarına hareket ettiğini, şirket kazancını kendisine aktardığını, sahte faturalar düzenlediğini, sevk irsaliyelerinde müşterilerin ücretin banka yoluyla değil elden verilmesini istediğini ileri sürerek 15.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2004/37 Esas sayılı dosyada davalı vekili, asıl şirket zararına hareket edenin davacı ... olduğunu, zimmetine para geçirdiğini, haksız kazanç elde ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, hem ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu hem de şirketin artık kazanç elde etme amacını öznel olarak gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, şirketin feshi için haklı neden oluştuğu, şirketin feshinin usul ekonomisi gereği yerinde olacağı, asıl davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmesi gerektiği, asıl davada fesih kararı verildiğinden birleşen davada davalının şirket ortaklığından çıkarılması talebinin reddi gerektiği, birleşen 2004/37 esas sayılı dosyasının incelemesinde davacının şirketin uğradığı zararın varlığını, nedenlerini, tarihlerini, bunlara yol açan bütün işlem ve eylemlerinin ve illiyet bağını ispata yarar delil sunmadığı, birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile ...Meşrubat Ticaret Limited Şirketinin feshine, şirkete kayyum atanmasına, karar kesinleştiğinde tasfiye memuru olarak görevinin devamına, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., birleşen davalarda davacı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., ... ile ... mirasçıları ... ve ... temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., birleşen davalarda davacı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., ... ile ... mirasçıları ... ve ...’nın birleşen ...2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/37 Esas sayılı davaya yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle bu dava ile ilgili kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava ve birleşen ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/377 Esas sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl davada davacı vekili terditli olarak talepte bulunmuş, öncelikle haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, aksi halde şirketin feshini talep etmiş olup mahkemece şirketin fesih koşullarının oluştuğu gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin 2014/1377 Esas, 2014/8486 Karar sayılı ilamında öncelikle çıkmaya izin verilmesi yönündeki talebin değerlendirilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen ortaklıktan çıkma ve çıkarılma hususu değerlendirilmeyerek bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
Bu durumda bozma ilamına uyulmak suretiyle usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek asıl davada davacının ortaklıktan çıkarılma ve birleşen davada davacıların çıkarılma talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şirketin feshine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., birleşen davalarda davacı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., ... ile ... mirasçıları ... ve ...’nın birleşen ...2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/37 Esas sayılı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu dava ile ilgili kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., birleşen davalarda davacı ...Meşrubat Tic. Ltd. Şti., ... ile ... mirasçıları ... ve ...'nın asıl dava ve birleşen ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/377 Esas sayılı davasına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen 2004/37 Esas sayılı dava yönünden ...
ile ... mirasçılarından ayrı ayrı alınmasına, 19/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465597300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz