Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2464 E. 2018/7948 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özen borcu↗ virman↗ vekalet sözleşmesi↗ bankacılık işlemi↗ karine↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 11.08.2006 tarihli işlemdeki imzanın davacıya ait olduğu, 16.08.2006, 13.10.2006, 20.10.2006, 05.12.2006 tarihli işlemlerde ise düzenlenmiş olan vekaletname uyarınca talimat gereği virman işlemleri yapıldığı, bankacılık işlemlerinin hızlılığı açısından faksta müşterinin adı, soyadı, hesap numarası ve müşterinin talimattaki imzasının bankadaki imzasıyla uygunluğunun kontrolü yapılarak işlem yerine getirildiğinden bankanın sorumlu olmadığı, virman talimatları gereğince davalı ...'ya yapılan ödemelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve aksi davacı tarafından ispat edilmediğinden karine gereği borç ödemesi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı banka yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin, davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı eşinin ölümünden sonra Türkiye’de bulunan bir takım işlerinin yürütülmesi için davalı ...’ya 29.07.2004 tarihli vekaletname verdiğini, ancak bu kapsamda bankadan para çekme ve işlem yapma yetkisi bulunmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmakta olup, vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı ...’nın vekalet sözleşmesi uyarınca hesap verme borcu olduğu göz önünde bulundurularak somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, virman talimatları gereğince ...'ya yapılan ödemelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve aksi davacı tarafından ispat edilmediğinden borç ödemesi olarak kabulü ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz kararda… li işlemdeki imzanın davacıya ait olduğu, 16.08.2006, 13.10.2006, 20.10.2006, 05.12.2006 tarihli işlemlerde ise düzenlenmiş olan vekaletname uyarınca talimat gereği «virman» işlemleri yapıldığı, «bankacılık işlemlerinin» hızlılığı açısından faksta müşterinin adı, soyadı, hesap numarası ve müşterinin talimattaki imzasının bankadaki imzasıyla uygunluğunun kontrolü yapılarak işlem yerine getirildiğinden bankanın sorumlu olmadığı, virman talimatları gereğince davalı ...'ya yapılan ödemelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve aksi davacı tarafından ispat edilmediğinden «karine» gereği borç ödemesi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı ...’nın «vekalet sözleşmesi» uyarınca hesap verme borcu olduğu göz önünde bulundurularak somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, «virman» talimatları gereğince ...'ya yapılan ödemelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve aksi davacı tarafından ispat edilmediğinden borç ödemesi olarak kabulü ile …
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1876 E. 2011/11620 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz kararda… li işlemdeki imzanın davacıya ait olduğu, 16.08.2006, 13.10.2006, 20.10.2006, 05.12.2006 tarihli işlemlerde ise düzenlenmiş olan vekaletname uyarınca talimat gereği «virman» işlemleri yapıldığı, «bankacılık işlemlerinin» hızlılığı açısından faksta müşterinin adı, soyadı, hesap numarası ve müşterinin talimattaki imzasının bankadaki imzasıyla uygunluğunun kontrolü yapılarak işlem yerine getirildiğinden bankanın sorumlu olmadığı, virman talimatları gereğince davalı ...'ya yapılan ödemelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve aksi davacı tarafından ispat edilmediğinden «karine» gereği borç ödemesi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı ...’nın «vekalet sözleşmesi» uyarınca hesap verme borcu olduğu göz önünde bulundurularak somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, «virman» talimatları gereğince ...'ya yapılan ödemelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve aksi davacı tarafından ispat edilmediğinden borç ödemesi olarak kabulü ile …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2464 E. , 2018/7948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/02/2017 tarih ve 2015/153-2017/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri ...'da ikamet ettiğini, Türkiye'deki işlerini yürütmek için kuzeni davalı ...'yı yetkili kıldığını, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan vadesiz hesabından bilgisi ve rızası olmaksızın ve imzası taklit edilmek suretiyle oluşturulan talimatlar ile çeşitli tarihlerde ve tutarlarda davalı ...'nın hesabına virman yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava sonuçlanıncaya kadar işleyecek faizi ile birlikte 10.00,00 TL'nin davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 11.08.2006 tarihli işlemdeki imzanın davacıya ait olduğu, 16.08.2006, 13.10.2006, 20.10.2006, 05.12.2006 tarihli işlemlerde ise düzenlenmiş olan vekaletname uyarınca talimat gereği virman işlemleri yapıldığı, bankacılık işlemlerinin hızlılığı açısından faksta müşterinin adı, soyadı, hesap numarası ve müşterinin talimattaki imzasının bankadaki imzasıyla uygunluğunun kontrolü yapılarak işlem yerine getirildiğinden bankanın sorumlu olmadığı, virman talimatları gereğince davalı ...'ya yapılan ödemelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve aksi davacı tarafından ispat edilmediğinden karine gereği borç ödemesi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı banka yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin, davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı eşinin ölümünden sonra Türkiye’de bulunan bir takım işlerinin yürütülmesi için davalı ...’ya 29.07.2004 tarihli vekaletname verdiğini, ancak bu kapsamda bankadan para çekme ve işlem yapma yetkisi bulunmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmakta olup, vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı ...’nın vekalet sözleşmesi uyarınca hesap verme borcu olduğu göz önünde bulundurularak somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, virman talimatları gereğince ...'ya yapılan ödemelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından ve aksi davacı tarafından ispat edilmediğinden borç ödemesi olarak kabulü ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı bankaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ... yönünden BOZULMASINA, davalı banka yönünden aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465496500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz