Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1605 E. 2018/7615 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sabit yatırım↗ kar mahrumiyeti↗ franchise sözleşmesi↗ sözleşmenin ihlali↗ makul süre↗ kâr mahrumiyeti↗ olumsuz oy↗ limited şirket↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ menfi tespit↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olumsuz zararının 225.000,00 TL olduğu, toplam beklenen ve beyan edilen kârının 150.000,00 TL olması halinde yatırımın geri ödenmesinden sonra bakiye zararın 75.000,00 TL olduğu, davacının olumlu zararının (kâr mahrumiyetinin) olmadığı ve sabit yatırım tutarı ile birlikte talep edilebilecek tutarın 75.000,00 -TL olduğu gerekçesi ile asıl dava bakımından verilen kararın onanması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2002/279 esas sayılı davada menfi tespit talebine bağlı verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, kar mahrumiyeti ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yatırımdan dolayı uğramış olduğu 75.000,00 TL zararın dava tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Birleşen davalar, franchise sözleşmesinin ihlaline dayalı olumlu zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 13.10.2011 tarih ve 2009/12597 esas, 2011/12996 karar sayılı ve 19.03.2015 tarih 2014/17087 esas 2015/3876 karar sayılı ilamlarında belirttiği üzere, davacının aynı mahiyette bir işi ne kadar sürede bulabileceği (makul süre) belirlendikten ve bu iş için makul sürede yapacağı masraflar düşüldükten sonra davacının olumlu (kâr mahrumiyeti) zararının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davacının aynı mahiyette bir işyeri açması durumunda yapacağı masrafa hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17087 E. 2015/3876 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · sözleşmenin ihlali · olumsuz oy · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda2- Birleşen davalar, «franchise sözleşmesinin ihlaline» dayalı olumlu zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «olumsuz» zararının 225.000,00 TL olduğu, toplam beklenen ve beyan edilen kârının 150.000,00 TL olması halinde yatırımın geri ödenmesinden sonra bakiye zararın 75.000,00 TL olduğu, davacının olumlu zararının (kâr «mahrumiyetinin») olmadığı ve «sabit yatırım» tutarı ile birlikte talep edilebilecek tutarın 75.000,00 -TL olduğu gerekçesi ile asıl dava bakımından verilen kararın onanması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen 2002/279 esas sayılı davada «menfi tespit» talebine bağlı verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, «kar mahrumiyeti» ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yatırımdan dolayı uğramış olduğu 75.000,00 TL zararın dava tarihinden geçerli «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
… karar sayılı ve 19.03.2015 tarih 2014/17087 esas 2015/3876 karar sayılı ilamlarında belirttiği üzere, davacının aynı mahiyette bir işi ne kadar sürede bulabileceği («makul süre») belirlendikten ve bu iş için makul sürede yapacağı «masraflar» düşüldükten sonra davacının olumlu (kâr «mahrumiyeti») zararının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davacının aynı mahiyette bir işyeri açması durumunda yapacağı masrafa hükmedilmesi doğr …
Benzer bu karardaDava, «franchise sözleşmesinin ihlaline» dayalı olumlu ve «olumsuz» zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile «franchise sözleşmesi» imzalandıktan ve Malatya'da davacı tarafından işyeri açıldıktan sonra, davalı tarafça müvekkilinden izin alınmadan yeni bir işletmeye isim hakkı verildiği ve bu suretle açılan yeni şube nedeniyle davacıya ait işletmenin zarara uğradığı iddia edilmektedir.
Bu itibarla, Dairemizin 13.10.2011 tarih ve 2009/12597 Esas, 2011/12996 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde davacının aynı mahiyette bir işi ne kadar sürede bulabileceği belirlendikten ve bu iş için yapacağı «masraflar» düşüldükten sonra davacının olumlu (kâr mahkumiyeti) zararının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yapılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat çeki · bozma sonrası karar · maddi tazminat · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerinin gerçekleşmemesi nedeniyle «teminat çekinin» açık kaldığı ve iptalinin gerektiği, dava konusu tazminat taleplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın . kısmen kabulüne, davacının davalı yana teminat ama …
Ancak, mahkemece «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından sözleşme yükümlülüğünün tam olarak yerine getirildiği konusunda kesinlik bulunmadığı, davacının ticareten başarılı olamadığı, bu başarısızlığın nedeninin davalının yeni bir işletmeye franchise vermesi olarak gösterilemeyeceği yönündeki görüş benimsenerek dava reddedilmiş ise de, bozmaya uyulduktan sonra artık geriye dönülerek kesinleşen hususların yeniden tartışılması ve «maddi tazminat» talebinin reddi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2198 E. 2012/4532 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «olumsuz» zararının 225.000,00 TL olduğu, toplam beklenen ve beyan edilen kârının 150.000,00 TL olması halinde yatırımın geri ödenmesinden sonra bakiye zararın 75.000,00 TL olduğu, davacının olumlu zararının (kâr «mahrumiyetinin») olmadığı ve «sabit yatırım» tutarı ile birlikte talep edilebilecek tutarın 75.000,00 -TL olduğu gerekçesi ile asıl dava bakımından verilen kararın onanması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen 2002/279 esas sayılı davada «menfi tespit» talebine bağlı verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, «kar mahrumiyeti» ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yatırımdan dolayı uğramış olduğu 75.000,00 TL zararın dava tarihinden geçerli «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
2- Birleşen davalar, «franchise sözleşmesinin ihlaline» dayalı olumlu zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak asıl davanın kesinleştiğinden bahisle karar «verilmesine yer olmadığına»,birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir
Benzer bu karardaDairemizin 31.05.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere tarafların «tacir» olmalarına nazaran sözleşmenin 5.a maddesinde belirtilen yazılı bildirimin davacıya ulaştığı davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5079 E. 2022/2571 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «olumsuz» zararının 225.000,00 TL olduğu, toplam beklenen ve beyan edilen kârının 150.000,00 TL olması halinde yatırımın geri ödenmesinden sonra bakiye zararın 75.000,00 TL olduğu, davacının olumlu zararının (kâr «mahrumiyetinin») olmadığı ve «sabit yatırım» tutarı ile birlikte talep edilebilecek tutarın 75.000,00 -TL olduğu gerekçesi ile asıl dava bakımından verilen kararın onanması nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen 2002/279 esas sayılı davada «menfi tespit» talebine bağlı verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, «kar mahrumiyeti» ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yatırımdan dolayı uğramış olduğu 75.000,00 TL zararın dava tarihinden geçerli «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
… karar sayılı ve 19.03.2015 tarih 2014/17087 esas 2015/3876 karar sayılı ilamlarında belirttiği üzere, davacının aynı mahiyette bir işi ne kadar sürede bulabileceği («makul süre») belirlendikten ve bu iş için makul sürede yapacağı «masraflar» düşüldükten sonra davacının olumlu (kâr «mahrumiyeti») zararının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davacının aynı mahiyette bir işyeri açması durumunda yapacağı masrafa hükmedilmesi doğr …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1605 E. , 2018/7615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/02/2017 tarih ve 2015/506-2017/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili asıl davada, davalı ... Şirketi ile müvekkili arasındaki sözleşmeyle müvekkilinin ... isim hakkını ... için aldığını, davalı ... Şirketinin sözleşmeyi ihlal ederek müvekkilinden izin almadan ... Kanalboyu bölgesinde diğer davalıya ait yeni bir işletmeye isim hakkını verdiğini ileri sürerek davalılar arasındaki yeni şube anlaşmasının iptaline karar verilmesini istemiştir. Birleşen 2002/279 esas sayılı davada, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 5.000 TL manevi, 20.000 TL maddi tazminatın tahsiline, davalıya verilen 2120849 seri nolu açık teminat çekinin davacıya iadesine, mümkün olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2009/759 Esas sayılı davada, 2002/279 esas sayılı dava ile kısmi dava açıldığını, müvekkilinin zararının 158.553 TL olarak hesaplandığını, işbu dava ile bakiye kalan 138.553 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı ... Şirketi vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada diğer davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olumsuz zararının 225.000,00 TL olduğu, toplam beklenen ve beyan edilen kârının 150.000,00 TL olması halinde yatırımın geri ödenmesinden sonra bakiye zararın 75.000,00 TL olduğu, davacının olumlu zararının (kâr mahrumiyetinin) olmadığı ve sabit yatırım tutarı ile birlikte talep edilebilecek tutarın 75.000,00 -TL olduğu gerekçesi ile asıl dava bakımından verilen kararın onanması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2002/279 esas sayılı davada menfi tespit talebine bağlı verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, kar mahrumiyeti ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yatırımdan dolayı uğramış olduğu 75.000,00 TL zararın dava tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte davalı ...
Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Birleşen davalar, franchise sözleşmesinin ihlaline dayalı olumlu zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 13.10.2011 tarih ve 2009/12597 esas, 2011/12996 karar sayılı ve 19.03.2015 tarih 2014/17087 esas 2015/3876 karar sayılı ilamlarında belirttiği üzere, davacının aynı mahiyette bir işi ne kadar sürede bulabileceği (makul süre) belirlendikten ve bu iş için makul sürede yapacağı masraflar düşüldükten sonra davacının olumlu (kâr mahrumiyeti) zararının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davacının aynı mahiyette bir işyeri açması durumunda yapacağı masrafa hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 76,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalıya iadesine, 04/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464460300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz