Faydalı model hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10877 E. 2013/9972 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin karar harcı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/10877 E. , 2013/9972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ... 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2006/511-2012/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin uzun yıllardır koltuk, kanepe, sandık mekanizmaları üretim ve pazarlama işiyle iştigal ettiğini, davalı şirketin ise yenilik özelliği bulunmayan, iki yöne hareketli kanepe mekanizması başlıklı, iki adet faydalı modeli kendisi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, anılan faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen davada davalının müvekkili adına tescilli ürünleri taklit ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporuna göre, asıl davada hükümsüzlüğü istenen 1998/1177 sayılı faydalı model belgesinin incelenen tüm istemlerinin yenilik özelliği taşımadığı, hükümsüzlüğü istenen 1998/259 sayılı faydalı model belgesinin ise 1 nolu isteminin açık ve anlaşılır yazıldığı, teknik özellikleri itibariyle yeni olduğu gibi 2 ve 3 nolu istem dışındaki diğer istemlerin de yenilik özelliğinin bulunduğu ancak 2 ve 3 nolu istemlerin birinci isteme göre yeni bir teknik unsur belirtmediği ve usul ve yöntem istemi mahiyetinde olduğu, birleşen dosyadaki hükümsüzlüğü talep edilen 2004/1919 sayılı belge yönünden yapılan incelemede ise 1, 2, 3 ve 4 nolu istemlerin yenik özelliğinin bulunmadığı, 5 ve 6 nolu istemlerin ise yeni olduğu hususunun bildirildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 1998/1177 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, yine aynı davalı adına tescilli 1998/259 sayılı faydalı model belgesinin 2 ve 3 nolu istemlerinin hükümsüzlüğüne, birleşen davada ise davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2004/1919 sayılı faydalı model belgesinin 1, 2, 3 ve 4 nolu istemlerinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1–Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2– Davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hükümsüzlük davasına konu 1998/1177 ve 1998/259 sayılı faydalı model belgelerinin yargılama sırasında on yıllık koruma süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 165inci maddesi uyarınca, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü koruma süresince ileri sürülebilir. Yargılama sırasında koruma süresi sona erdiğine göre, işbu hükümsüzlük davasının esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. 3– Bozma sebep ve şekline göre asıl dava bakımından davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın birleşen davaya ilişkin olarak mümeyyiz davacı-birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4348 E. 2024/1295 K.
Ortak:Faydalı model hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · davanın konusuz kalması · direnme kararı · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu durumda konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi hükmü uyarınca «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği hükmü gözetilerek mahkemece dava tarihi itibari ile tarafların haklılık durumunun belirlenip buna göre yargılama giderlerine hükmedilmemiş ol …
Buna göre temyiz konusu edilen söz konusu faydalı model hakkındaki talep de konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilerek, az yukarıda belirtildiği şekilde 6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesi gereğince davanın açıldığı tarihteki tarafların «haklılık durumu» dikkate alınarak «yargılama giderlerine» hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
… de sona erdiği ve 2008 yılında yargılamanın devam ettiği, her iki belgenin de koruma süresinin dava açıldıktan 5 yıl gibi süre sonra tamamlanmış olduğu gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
… n da hüküm ifade etmeyeceği, yerel mahkemenin ilk kararına yönelik temyiz incelemesinin usulüne uygun olarak tamamlanabilmesi için Özel Daire bozma ve yerel mahkeme «direnme» kararlarının kaldırılmasına ve temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4150 E. 2015/11967 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük müşavirliği · komisyon
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK 2012-M-1177 sayılı kararının başvuru kapsamında yer alan 36. sınıftaki “sigorta hizmetleri; gayrimenkul «komisyonculuğu» müşavirliği ve idaresi hizmetleri; «gümrük müşavirliği» hizmetleri” yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davacı yararına b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4150 E. 2015/11967 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük müşavirliği · komisyon
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK 2012-M-1177 sayılı kararının başvuru kapsamında yer alan 36. sınıftaki “sigorta hizmetleri; gayrimenkul «komisyonculuğu» müşavirliği ve idaresi hizmetleri; «gümrük müşavirliği» hizmetleri” yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davacı yararına b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10877 E. , 2013/9972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2006/511-2012/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin uzun yıllardır koltuk, kanepe, sandık mekanizmaları üretim ve pazarlama işiyle iştigal ettiğini, davalı şirketin ise yenilik özelliği bulunmayan, iki yöne hareketli kanepe mekanizması başlıklı, iki adet faydalı modeli kendisi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, anılan faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen davada davalının müvekkili adına tescilli ürünleri taklit ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporuna göre, asıl davada hükümsüzlüğü istenen 1998/1177 sayılı faydalı model belgesinin incelenen tüm istemlerinin yenilik özelliği taşımadığı, hükümsüzlüğü istenen 1998/259 sayılı faydalı model belgesinin ise 1 nolu isteminin açık ve anlaşılır yazıldığı, teknik özellikleri itibariyle yeni olduğu gibi 2 ve 3 nolu istem dışındaki diğer istemlerin de yenilik özelliğinin bulunduğu ancak 2 ve 3 nolu istemlerin birinci isteme göre yeni bir teknik unsur belirtmediği ve usul ve yöntem istemi mahiyetinde olduğu, birleşen dosyadaki hükümsüzlüğü talep edilen 2004/1919 sayılı belge yönünden yapılan incelemede ise 1, 2, 3 ve 4 nolu istemlerin yenik özelliğinin bulunmadığı, 5 ve 6 nolu istemlerin ise yeni olduğu hususunun bildirildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 1998/1177 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, yine aynı davalı adına tescilli 1998/259 sayılı faydalı model belgesinin 2 ve 3 nolu istemlerinin hükümsüzlüğüne, birleşen davada ise davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2004/1919 sayılı faydalı model belgesinin 1, 2, 3 ve 4 nolu istemlerinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1–Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2– Davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hükümsüzlük davasına konu 1998/1177 ve 1998/259 sayılı faydalı model belgelerinin yargılama sırasında on yıllık koruma süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 165inci maddesi uyarınca, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü koruma süresince ileri sürülebilir. Yargılama sırasında koruma süresi sona erdiğine göre, işbu hükümsüzlük davasının esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. 3– Bozma sebep ve şekline göre asıl dava bakımından davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın birleşen davaya ilişkin olarak mümeyyiz davacı-birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463463900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz