Rücuen tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11039 E. 2013/9378 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuan tazminat↗ müterafik kusur↗ peşin karar harcı↗ yokluk↗ keşif↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Ancak, somut uyuşmazlıkta davacı; sigortalısına ait işyerinde bulunan davalıya ait derin dondurucudan kaynaklanan yangın nedeniyle hasar oluştuğunu ileri sürmüş, davalı vekili ise yangına derin dondurucunun sebep olmadığını, kullanım hatalarından kaynaklanan hasardan müvekkilinin sorumlu bulunmadığını savunmuştur. 6100 sayılı HMK'nun 290. maddesi "Keşfin yeri ve zamanı mahkeme tarafından tespit edilir. Keşif, taraflar hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Keşif sırasında, yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir. Plan, çizim, fotoğraf gibi belgeler de tutanağa eklenir...." hükmünü havidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, raporun keşif anında yerinde ve bilahare dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda oluşturulduğu belirtilmektedir.Ancak, mahkemece 15.02.2012 tarihli duruşmada günü ve saati belirtilmeksizin mahallinde keşif yapılmasına karar verilmiş ise de, dosyada keşif tutanağı bulunmamakta olup, keşfin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi gün ve saatte yapıldığı, keşfe kimlerin katıldığı ve keşif sırasında hangi işlemlerin gerçekleştirildiği anlaşılamamaktadır. Öte yandan ekspertiz raporunda hasara, işyerinin 1. katında bulunan derin dondurucunun motorundan çıkan alevli yangının neden olduğu belirtilmiştir.Karara dayanak bilirkişi raporunda ise, bir taraftan davalıya ait derin dondurucu ile başka bir derin dondurucunun aynı elektrik prizinden beslenmesi ve elektrik kablosunu aşırı yüke maruz kalmasının yangına sebep olabileceği tespitine yer verilmiş iken, diğer taraftan ise raporun sonuç kısmında bu tespit ile çelişecek şekilde yangının davalıya ait derin dondurucudaki motor sıkışmasından kaynaklandığı görüşü açıklanmıştır. Usulünce gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği anlaşılamayan ve tutanağı bulunmayan keşfe dayanılarak oluşturulmuş ve birbiriyle çelişen kanaatler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemez.Bu durumda, mahkemece, yangının sebebi, şayet davalıya ait derin dondurucudan kaynaklanmış ise taraflar arasındaki emanet sözleşmesi hükümleri de değerlendirilmek suretiyle sorumluluğun kime ait olduğu, tarafların müterafik kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarında uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının Reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16138 E. 2013/13181 K.
Ortak:keşif
İncelediğiniz karardaMahkeme «keşif» sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, raporun «keşif» anında yerinde ve bilahare dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda oluşturulduğu belirtilmektedir.Ancak, mahkemece 15.02.2012 tarihli duruşmada günü ve sa …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde «keşif» tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve «ara» kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa «kesin mehil» verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak «kesin süre» verildiği buna rağmen «bilirkişi incelemesinin» gerçekleştirilemediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · davanın açılmamış sayılması · ara karar · kesin süre · açılmamış sayılma · bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde «keşif» tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve «ara» kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa «kesin mehil» verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak «kesin süre» verildiği buna rağmen «bilirkişi incelemesinin» gerçekleştirilemediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemenin davayı sonuçlandırma gerekçesi «davanın açılmamış sayılmasını» gerektirmeyip, ancak delilden vazgeçilme sonucunu doğurur.
Kaldı ki, anılan konutların kapılarının açılamaması davacının «yetkisinde» olan bir husus değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11039 E. , 2013/9378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.05.2012 tarih ve 2011/359-2012/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerii tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, sigortalı işyerinde bulunan davalıya ait derin dondurucunun sebep olduğu yangın sonucu iş yerinde hasar meydana geldiğini, müvekkilinin işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına 10.604,46 TL tazminat ödediğini ileri sürerek, bu meblağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, yangının derin dondurucundan çıkmadığını,müvekkilinin, sigortalı işyerine emanet olarak bırakılan derin dondurucunun sadece bakım ve onarımından sorumlu olup, temizlik ve kullanım şartlarına aykırılıktan kaynaklanan zarardan emanet alanların sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, yangına derin dondurucudaki motor sıkışması sonucu elektrik kablosunun aşırı ısınarak alev almasının neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.006,00 TL bina ve 1.077,15 TL emtia hasarı olmak üzere toplam 5.083,15 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2- Dava rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Ancak, somut uyuşmazlıkta davacı; sigortalısına ait işyerinde bulunan davalıya ait derin dondurucudan kaynaklanan yangın nedeniyle hasar oluştuğunu ileri sürmüş, davalı vekili ise yangına derin dondurucunun sebep olmadığını, kullanım hatalarından kaynaklanan hasardan müvekkilinin sorumlu bulunmadığını savunmuştur. 6100 sayılı HMK'nun 290. maddesi "Keşfin yeri ve zamanı mahkeme tarafından tespit edilir. Keşif, taraflar hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Keşif sırasında, yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir.
Plan, çizim, fotoğraf gibi belgeler de tutanağa eklenir...." hükmünü havidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, raporun keşif anında yerinde ve bilahare dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda oluşturulduğu belirtilmektedir.Ancak, mahkemece 15.02.2012 tarihli duruşmada günü ve saati belirtilmeksizin mahallinde keşif yapılmasına karar verilmiş ise de, dosyada keşif tutanağı bulunmamakta olup, keşfin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi gün ve saatte yapıldığı, keşfe kimlerin katıldığı ve keşif sırasında hangi işlemlerin gerçekleştirildiği anlaşılamamaktadır. Öte yandan ekspertiz raporunda hasara, işyerinin 1. katında bulunan derin dondurucunun motorundan çıkan alevli yangının neden olduğu belirtilmiştir.Karara dayanak bilirkişi raporunda ise, bir taraftan davalıya ait derin dondurucu ile başka bir derin dondurucunun aynı elektrik prizinden beslenmesi ve elektrik kablosunu aşırı yüke maruz kalmasının yangına sebep olabileceği tespitine yer verilmiş iken, diğer taraftan ise raporun sonuç kısmında bu tespit ile çelişecek şekilde yangının davalıya ait derin dondurucudaki motor sıkışmasından kaynaklandığı görüşü açıklanmıştır.
Usulünce gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği anlaşılamayan ve tutanağı bulunmayan keşfe dayanılarak oluşturulmuş ve birbiriyle çelişen kanaatler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemez.Bu durumda, mahkemece, yangının sebebi, şayet davalıya ait derin dondurucudan kaynaklanmış ise taraflar arasındaki emanet sözleşmesi hükümleri de değerlendirilmek suretiyle sorumluluğun kime ait olduğu, tarafların müterafik kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarında uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının Reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463432700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz