Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10356 E. 2013/9090 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi↗ peşin karar harcı↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ hırsızlık↗ temerrüt tarihi↗ riziko↗ reeskont faizi↗ ihbar↗ fatura↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teminat↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/10356 E. , 2013/9090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 2. Asliye Ticaret (... 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.04.2012 tarih ve 2010/848-2012/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinin davalı şirkete sigortalı olduğunu, poliçenin hırsızlık teminatını da içerdiğini, müvekkilinin iş yerinde 26.02.2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucunda müvekkiline ait malların çalındığını, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 87.571,52 TL’nin hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline rizikonun ihbarı sonucu yapılan incelemede, kesin olarak tespit edilememekle birlikte olayın sigorta ettirenin iddia ettiği şekilde meydana gelmediğinin anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıya ait işyerinin Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile davalı ... şirketinin güvencesi altında iken 26.02.2005 tarihinde davacının işyerinde hırsızlık olayı gerçekleştiği, bozma ilamında 20 adet ... marka ... model cep bilgisayarının kararda dikkate alınmadığı ve bu cihazların da dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği ve reeskont faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozma kararı verildiği, bu durumda mahkemece verilen kararın bozma ilamına konu 20 adet cep bilgisayarı dışındaki kısmının yani 62.291,39 TL'na ve faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının kesinleştiği, 02.12.2004 tarihli faturadan cep bilgisayarlarının toplam değerinin 12.000 ... Doları olduğu ve sıfır olarak satılmak üzere davacı tarafından satın alındığının anlaşıldığı, bu nedenle cep bilgisayarlarının değeri belirlenirken fatura tarihindeki Türk Lirası değerlerinin hükme esas alınması gerektiği, cep bilgisayarlarının fatura tarihindeki Türk Lirası değerlerinin 17.028 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 81.319,39 TL'nin temerrüt tarihi olan 26.06.2005 tarihinden itibaren % 28 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı taraf, davacının davaya konu ettiği 02/12/2004 tarih ve 109 sayılı fatura muhteviyatı eşyanın sürekli olarak satılabilen mallardan olduğunu ve riziko tarihinde faturada yazılı malların tamamının riziko adresinde bulunmadığını savunduğuna göre, mahkemece, fatura muhteviyatı cep bilgisayarlarının günlük olarak satılması mümkün olan mallardan olması nedeniyle bu noktada davacı defterleri incelenmek ve bundan bir sonuç alınamaz ise, riziko tarihinde hayatın olağan koşullarına göre fatura muhteviyatı mallardan ne kadarının kalmış olabileceği aralarında sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla tespit edilmesi ve malların bedelinin de, poliçede farklı bir hüküm bulunmadığı takdirde, riziko tarihinden bir gün önceki değerlerinin nazara alınarak hesaplanması gerekirken, anılan hususlarda eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1716 E. 2010/7562 K.
Ortak:hırsızlık · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz kararda… arı ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinin davalı şirkete sigortalı olduğunu, poliçenin «hırsızlık» «teminatını» da içerdiğini, müvekkilinin iş yerinde 26.02.2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucunda müvekkiline ait malların çalındığını, «rizikonun» davalıya «ihbar» edilmesine rağmen «sigorta tazminatının» ödenmediğini ileri sürerek, 87.571,52 TL’nin «hasar» tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline «rizikonun» «ihbarı» sonucu yapılan incelemede, «kesin» olarak tespit edilememekle birlikte olayın «sigorta ettirenin» iddia ettiği şekilde meydana gelmediğinin anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıya ait işyerinin Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile davalı ... şirketinin güvencesi altında iken 26.02.2005 tarihinde davacının işyerinde «hırsızlık» olayı gerçekleştiği, bozma ilamında 20 adet ... marka ... model cep bilgisayarının kararda dikkate alınmadığı ve bu cihazların da dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği ve «reeskont faizine» hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozma kararı verildiği, bu durumda mahkemece verilen kararın bozma ilamına konu 20 adet cep bilgisayarı dışındaki kısmının yani 62.291,39 TL'na ve «faizin başlangıç tarihine» ilişkin kısmının kesinleştiği, 02.12.2004 tarihli faturadan cep bilgisayarlarının toplam değerinin 12.000 ...
2- Ancak, davalı taraf, davacının davaya konu ettiği 02/12/2004 tarih ve 109 sayılı «fatura» muhteviyatı eşyanın sürekli olarak satılabilen mallardan olduğunu ve «riziko» tarihinde faturada yazılı malların tamamının riziko adresinde bulunmadığını savunduğuna göre, mahkemece, fatura muhteviyatı cep bilgisayarlarının günlük olarak satılması mümkün olan mallardan olması nedeniyle bu noktada davacı «defterleri» incelenmek ve bundan bir sonuç alınamaz ise, riziko tarihinde hayatın olağan koşullarına göre fatura muhteviyatı mallardan ne kadarının kalmış olabileceği aralarında sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla tespit edilmesi ve malların bedelinin de, poliçede farklı bir hüküm bulunmadığı takdirde, riziko tarihinden bir gün önceki değerlerinin nazara alınarak hesaplanması gerekirken, anılan hususlarda «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya ait cep telefonunun sigortalandığı, telefonun çalındığı, «hırsızlığın» «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 2.165,88 YTL üzerinden iptaline, «asıl alacak» miktarı 1.979,10 YTL’na takip tarihinden itibaren faiz uygulanarak takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, cep telefonu sigorta bedelinin «tazmin talebine» ilişkin olup, mahkemece, davalı vekili itirazında, cep telefonu sigortası poliçe genel ve «özel şartının» 1.maddesinde 0-1000 EURO satış bedeli arasındaki her marka ve model cep telefonunun «teminat kapsamında» olduğunu belirtildiği halde,tazmin tarihindeki EURO efektif kur değeri ve belirlenen miktara göre cep telefonunun teminat dahilinde kalıp kalmadığı hususu araştırılmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, cep telefonu sigortası poliçe genel ve «özel şartının» 5.15 maddesinde, «hırsızlık» veya cep telefonunun tamamen hasarlanması durumunda ödenebilir tazminat tutarı üzerinden % 25 «muafiyet» uygulanacağı düzenlendiği halde, bu durum nazara alınmayarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazmin talebi · özel dava şartı · muafiyet · teminat kapsamı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya ait cep telefonunun sigortalandığı, telefonun çalındığı, «hırsızlığın» «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 2.165,88 YTL üzerinden iptaline, «asıl alacak» miktarı 1.979,10 YTL’na takip tarihinden itibaren faiz uygulanarak takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, cep telefonu sigorta bedelinin «tazmin talebine» ilişkin olup, mahkemece, davalı vekili itirazında, cep telefonu sigortası poliçe genel ve «özel şartının» 1.maddesinde 0-1000 EURO satış bedeli arasındaki her marka ve model cep telefonunun «teminat kapsamında» olduğunu belirtildiği halde,tazmin tarihindeki EURO efektif kur değeri ve belirlenen miktara göre cep telefonunun teminat dahilinde kalıp kalmadığı hususu araştırılmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, cep telefonu sigortası poliçe genel ve «özel şartının» 5.15 maddesinde, «hırsızlık» veya cep telefonunun tamamen hasarlanması durumunda ödenebilir tazminat tutarı üzerinden % 25 «muafiyet» uygulanacağı düzenlendiği halde, bu durum nazara alınmayarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, kabule göre, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilmiş ise de,icra takibine konu alacağın niteliği itibari ile likit olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10356 E. , 2013/9090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
2. Asliye Ticaret (...
2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.04.2012 tarih ve 2010/848-2012/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinin davalı şirkete sigortalı olduğunu, poliçenin hırsızlık teminatını da içerdiğini, müvekkilinin iş yerinde 26.02.2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucunda müvekkiline ait malların çalındığını, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 87.571,52 TL’nin hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline rizikonun ihbarı sonucu yapılan incelemede, kesin olarak tespit edilememekle birlikte olayın sigorta ettirenin iddia ettiği şekilde meydana gelmediğinin anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıya ait işyerinin Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile davalı ... şirketinin güvencesi altında iken 26.02.2005 tarihinde davacının işyerinde hırsızlık olayı gerçekleştiği, bozma ilamında 20 adet ... marka ... model cep bilgisayarının kararda dikkate alınmadığı ve bu cihazların da dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği ve reeskont faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozma kararı verildiği, bu durumda mahkemece verilen kararın bozma ilamına konu 20 adet cep bilgisayarı dışındaki kısmının yani 62.291,39 TL'na ve faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının kesinleştiği, 02.12.2004 tarihli faturadan cep bilgisayarlarının toplam değerinin 12.000 ...
Doları olduğu ve sıfır olarak satılmak üzere davacı tarafından satın alındığının anlaşıldığı, bu nedenle cep bilgisayarlarının değeri belirlenirken fatura tarihindeki Türk Lirası değerlerinin hükme esas alınması gerektiği, cep bilgisayarlarının fatura tarihindeki Türk Lirası değerlerinin 17.028 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 81.319,39 TL'nin temerrüt tarihi olan 26.06.2005 tarihinden itibaren % 28 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı taraf, davacının davaya konu ettiği 02/12/2004 tarih ve 109 sayılı fatura muhteviyatı eşyanın sürekli olarak satılabilen mallardan olduğunu ve riziko tarihinde faturada yazılı malların tamamının riziko adresinde bulunmadığını savunduğuna göre, mahkemece, fatura muhteviyatı cep bilgisayarlarının günlük olarak satılması mümkün olan mallardan olması nedeniyle bu noktada davacı defterleri incelenmek ve bundan bir sonuç alınamaz ise, riziko tarihinde hayatın olağan koşullarına göre fatura muhteviyatı mallardan ne kadarının kalmış olabileceği aralarında sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla tespit edilmesi ve malların bedelinin de, poliçede farklı bir hüküm bulunmadığı takdirde, riziko tarihinden bir gün önceki değerlerinin nazara alınarak hesaplanması gerekirken, anılan hususlarda eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462939600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz