İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/752 E. 2018/6496 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikinci alacaklılar toplantısı↗ kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ ihbar olunan↗ mevduat hesabı↗ müteselsil sorumluluk↗ istirdat↗ ihbar↗ havale↗ tebligat↗ iflas↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; ... Ticaret ve Kredi Bankası'nın ... Şubesinde açılan mevduat hesabına davacının 18/11/1999 tarihinde 3.168,63 TL para yatırdığı, yatırılan bu paraların ... dışında faaliyet gösteren bankanın ... - ... hesaplarına aktarıldığı, mevduat hesabının açıldığı banka ile ... - ... hesapların bulunduğu bankaların hakim ortağının davalı ... olduğu, daha sonra aynı paraların ...'in hakim ortağı olduğu şirketlere kredi olarak aktarıldığı, bu kredilerin ödenmediği, davacının açık talimatı olmaksızın yapılan havale işlemleri nedeni ile oluşan davacı zararından ... Bankası A.Ş'nin bünyesine katıldığı ... A.Ş ile ...'in müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle 3.168,63 TL’nin 18/11/1999 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş (... ... ve ... Bankası A.Ş, ... A.Ş ve ... Bank A.Ş)’ den müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve ihbar olunan vekilleri ile İflas İdaresi temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan ... vekilinin 28.08.2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırılmadığı, yine temyiz eden ...’nin temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydının yapılmadığı, ayrıca ihbar olunan ...’a ve ...’ye karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da ... ve ...’un ihbar olunan sıfatıyla karar başlığında gösterildiği, aleyhlerine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ... ve ...’un süresinde yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte hukuki yararları da olmadığından, ihbar olunan ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
3- Dava, ... hesabına yatırılan paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı müflis ...’in ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, iflas memurlarına tebligat yapılması suretiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi ve müflisten tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
4-Kabule göre, asıl davacı ... olmasına rağmen, karar başlığında ... ’ü temsil etmek üzere vekil tutan ...’ün davacı gösterilmeside doğru olmamış, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8291 E. 2014/11375 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · tebligat · iflas · avans faizi
İncelediğiniz karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi ve müflisten tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
A.Ş ile ...'in «müteselsilen sorumlu» olmaları gerektiği gerekçesiyle 3.168,63 TL’nin 18/11/1999 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bank A.Ş. adına borcunu üstlenen TMSF ile diğer davalılardan 23/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · dolandırıcılık · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… bağlamda davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri Off-Shore bankasına yöneltmek suretiyle «dolandırdığı», bu paraların Off-Shore Şirketinin Bankanın merkez şubesinde açtığı hesaba aktarıldığı, Off-Shore bankasının sadece bankanın merkez şubesindeki hesabından ibaret k …
Kararı, «borcu üstlenen» TMSF vekili ile A..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı I.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12909 E. 2014/14177 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · tebligat · iflas
İncelediğiniz karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi ve müflisten tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili ile davalı Müflis A.A.B.«iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
B.'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · haksız fiil · yargılama gideri · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBank A.Ş'nin ve «borcu üstlenen» TMSF'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek borcu üstlenen TMSF'den de tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
E..'in BK 41. maddesinde düzenlenen «haksız fiil» sebebiyle kesinleşen mahkumiyet kararı gereğince ve TTK.'nın 321/«son» ve 336/5 maddeleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, davaya katılan TMSF'nin davalı bankanın borcunu üstlenen sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili ile davalı Müflis A.A.B.«iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8283 E. 2014/11112 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · müteselsil sorumluluk · tebligat · iflas
İncelediğiniz karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi ve müflisten tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
A.Ş ile ...'in «müteselsilen sorumlu» olmaları gerektiği gerekçesiyle 3.168,63 TL’nin 18/11/1999 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı «avans faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
B.. «iflas idaresi» memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaHolding A..Ş'nin meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacının off shore hesabına yatırdığı miktarı, hesabın açıldığı tarihten itibaren avans faiziyle isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.000,03 TL'nin 11.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı I..Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı I..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/765 E. 2017/1665 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · havale · tebligat · iflas · avans faizi · e-defter
İncelediğiniz karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi ve müflisten tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Şubesinde açılan «mevduat hesabına» davacının 18/11/1999 tarihinde 3.168,63 TL para yatırdığı, yatırılan bu paraların ... dışında faaliyet gösteren bankanın ... - ... hesaplarına aktarıldığı, mevduat hesabının açıldığı banka ile ... - ... hesapların bulunduğu bankaların hakim ortağının davalı ... olduğu, daha sonra aynı paraların ...'in hakim ortağı olduğu şirketlere kredi olarak aktarıldığı, bu kredilerin ödenmediği, davacının açık talimatı olmaksızın yapılan «havale» işlemleri nedeni ile oluşan davacı zararından ...
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile davalılardan ...'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
5- Bozma sebep ve şekline göre müflis ... «iflas idaresi» memurlarının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · feri müdahil · dolandırıcılık · haksız fiil · zamanaşımı
Benzer bu karardaA.Ş'de açılan hesaplara davacı tarafından değişik tarihte paralar yatırıldığı, bu paraların paravan nitelikli Offshore bankasına «havale» edildiği, Offshore şirkete havale edilen paraların da davalı ...'in hakim ortağı olduğu Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere aktarıldığı, davalı banka yöneticisinin bu eylemi nedeni ile «dolandırıcılık» suçundan mahkum olduğu, davalı ...'in «haksız fiil» faili olması nedeni ile oluşan zarardan sorumluluğu bulunduğu, davalı bankanın ise devir sözleşmeleri nedeni ile ...
… me kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, işlem tarihi itibariyle mahkemenin «zamanaşımına» gerekçe yaptığı 5411 sayılı Yasa'nın 160. maddesi ile «ceza zamanaşımı» ile ilgili hükmün uygulanamayacak olmasına ve davacının parasını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşılmasından itibaren zamanaşımı süresi …
Kararı davalı banka vekili, «feri müdahiller» vekilleri ile Müflis ...
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden «feri müdahil» ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/752 E. , 2018/6496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2015 tarih ve 2013/619-2015/863 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ve ihbar olunan vekilleri ile İflas İdaresi tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... ve ... Bankası A.Ş 'nin ... Şubesi ile yaptığı işlemler sonucu açılan hesaba en son 18/11/1999 tarihinde yıllık %93 faizli ve 23/12/1999 vadeli mevduat yatırdığını, bu bankaya ... tarafından el konulup bugüne kadar mevduatın kendisine ödenmediğini, bu hesaplara yatırılan paranın ... Bank A.Ş 'nin hakim ortağı olan davalı ...'in ortakları arasında bulunduğu merkezi ... dışında bulunan bankadaki ... - ... hesaplara aktarıldığını öğrendiklerini, iradesi fesada uğratılarak ... - ... hesaplarının açıldığını ileri sürerek, 3.168,63 TL'nin 18/11/1999 tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık %93 faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının mevduat hesaplarının bulunduğu bankaya ... tarafından el konulduğunu, daha sonra ... ile çeşitli bankalar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca devir işlemleri yapıldığını, devir için düzenlenen sözleşmeler uyarınca davacının mevduat hesabının bulunduğu bankanın devir işleminin yapıldığı tarihe kadar oluşan zararlarının ... tarafından üstlenildiği, bu nedenle kendilerinden talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, üstelik davacının talimatı üzerine paraların ... - ... hesaplara aktarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...’in vasisi davaya cevap vermemiştir
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; ... Ticaret ve Kredi Bankası'nın ... Şubesinde açılan mevduat hesabına davacının 18/11/1999 tarihinde 3.168,63 TL para yatırdığı, yatırılan bu paraların ... dışında faaliyet gösteren bankanın ... - ... hesaplarına aktarıldığı, mevduat hesabının açıldığı banka ile ... - ... hesapların bulunduğu bankaların hakim ortağının davalı ... olduğu, daha sonra aynı paraların ...'in hakim ortağı olduğu şirketlere kredi olarak aktarıldığı, bu kredilerin ödenmediği, davacının açık talimatı olmaksızın yapılan havale işlemleri nedeni ile oluşan davacı zararından ... Bankası A.Ş'nin bünyesine katıldığı ... A.Ş ile ...'in müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle 3.168,63 TL’nin 18/11/1999 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılar ...
ve ... A.Ş (... ... ve ... Bankası A.Ş, ... A.Ş ve ... Bank A.Ş)’ den müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve ihbar olunan vekilleri ile İflas İdaresi temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan ... vekilinin 28.08.2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırılmadığı, yine temyiz eden ...’nin temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydının yapılmadığı, ayrıca ihbar olunan ...’a ve ...’ye karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da ... ve ...’un ihbar olunan sıfatıyla karar başlığında gösterildiği, aleyhlerine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ... ve ...’un süresinde yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte hukuki yararları da olmadığından, ihbar olunan ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
3- Dava, ... hesabına yatırılan paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı müflis ...’in ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, iflas memurlarına tebligat yapılması suretiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi ve müflisten tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
4-Kabule göre, asıl davacı ... olmasına rağmen, karar başlığında ... ’ü temsil etmek üzere vekil tutan ...’ün davacı gösterilmeside doğru olmamış, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan vekillerinin temyiz istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı İflas İdaresi lehine BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalı ve İflas İdaresi'ne iadesine, ...'den harç alınmasına yer olmadığına, 18/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462903900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz