İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/954 E. 2018/6428 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu↗ lehtar↗ sebepsiz zenginleşme↗ işlemiş faiz↗ istirdat↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak teminat mektubu düzenleyip borçlandırması neticesinde haksız olarak 36.694.02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının temerrüte düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının maddi manevi tazminat isteminin reddine, istirdat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, teminat mektubu bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Muhatabının davacı, lehtarının dava dışı şirket olduğu teminat mektubunun davacının istemi dışında davalı banka tarafından düzenlendiği ve dava dışı lehtar şirket tarafından tahsil edildiği hususları tartışmasızdır. Bu durum karşısında, davacının ödemek zorunda kaldığı teminat mektubu bedeli sebepsiz olarak lehtara ödenmiş olup, davacı sebepsiz zenginleşmeye dayanarak yapmış olduğu ödemeyi isteyebileceğinden ödeme tarihinden itibaren avans faizini de talep edebilecektir. Bu nedenle, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi göz önüne alınarak dava tarihine kadar işlemiş faiz konusunda karar verilmesi gerekirken yeterli olmayan gerekçeyle bu kısma ilişkin istemin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1295 E. 2020/4362 K.
Ortak:teminat mektubu · istirdat · maddi ve manevi tazminat · temerrüt · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak «teminat mektubu» düzenleyip borçlandırması neticesinde haksız olarak 36.694.02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının «maddi manevi tazminat» isteminin reddine, «istirdat» talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, «teminat mektubu» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Muhatabının davacı, «lehtarının» dava dışı şirket olduğu «teminat mektubunun» davacının istemi dışında davalı banka tarafından düzenlendiği ve dava dışı lehtar şirket tarafından tahsil edildiği hususları tartışmasızdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak «teminat mektubu» düzenleyip borçlandırması neticesinde 36.694,02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının «maddi manevi tazminat» isteminin reddine, «istirdat» talebinin kısmen kabulü ile 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın tara …
2- Dava, davalı bankanın davacının izni ve «muvafakatı» dışında düzenlemiş olduğu «teminat mektubu» nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelin «istirdadı» ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde, davalının hukuka aykırı olarak teminat mektubu düzenle …
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmesi» bağlamında davacı kredi müşterisinin talebiyle dava dışı 3. kişi lehine düzenlenen «teminat mektubunun» işlevinin sona erip kredi müşterisi tarafından bankaya iadesinden sonra 3. kişinin davalıdan talebi üzerine, davacı kredi müşterisinin «rızası» ve haberi olmaksızın, davalı banka tarafından iade edilen teminat mektubunun yerine başka bir teminat mektubu düzenlenip 3. kişiye verilmesi ve daha sonra 3. kişinin «tazmin talebinin» kabulü ile tazmin edilmesinin davacının «ticari itibarını» sarsan ve manevi zarara uğramasına neden olan eylem olduğu halde somut olayın bu özelliği dikkate alınmaksızın manevi tazminat isteminin reddi doğru görülmediğinde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakdi kredi · tazmin talebi · ticari itibar · illiyet bağı · eş rızası · muvafakat · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında imzalanan nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmesi» bağlamında davacı kredi müşterisinin talebiyle dava dışı 3. kişi lehine düzenlenen «teminat mektubunun» işlevinin sona erip kredi müşterisi tarafından bankaya iadesinden sonra 3. kişinin davalıdan talebi üzerine, davacı kredi müşterisinin «rızası» ve haberi olmaksızın, davalı banka tarafından iade edilen teminat mektubunun yerine başka bir teminat mektubu düzenlenip 3. kişiye verilmesi ve daha sonra 3. kişinin «tazmin talebinin» kabulü ile tazmin edilmesinin davacının «ticari itibarını» sarsan ve manevi zarara uğramasına neden olan eylem olduğu halde somut olayın bu özelliği dikkate alınmaksızın manevi tazminat isteminin reddi doğru görülmediğinde …
2- Dava, davalı bankanın davacının izni ve «muvafakatı» dışında düzenlemiş olduğu «teminat mektubu» nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelin «istirdadı» ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde, davalının hukuka aykırı olarak teminat mektubu düzenle …
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2196 E. 2021/5190 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · istinaf incelemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince «istinaf incelemesi», «kamu düzenine aykırılık» halleri dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Somut olayda «kamu düzenine aykırılık» da söz konusu olmadığından bölge adliye mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuran davalılar hakkında inceleme yapılması ve bir karar verilmesi gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve 33.694,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/954 E. , 2018/6428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2016 tarih ve 2014/1069-2016/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın, müvekkilinin onayı olmadan teminat mektubu düzenlemek suretiyle dava dışı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'ye usulsüz düzenlenen teminat mektubuna istinaden 60.000,00 TL ödeme yaparak müvekkilini borçlandırdığını, borçtan dolayı hesaplara bloke koymak, gayrinakdi risk hesabını kısıtlamak suretiyle zarar verdiğini, gayrinakdi risk hesabı kullanımının engellenmiş olması ve icra tehdidi altında kalan müvekkilinin borçlanmaya ilişkin banka ile bir yapılandırma yapmaya mecbur kaldığını, yapılandırmanın 60.000,00 TL bedelli 36 ay vadeli ticari kredi olduğunu, ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/12 Esas no'lu dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ileri sürerek haksız ödenen 36.694,02 TL'nin her taksit için ödeme tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte tahsilini ve 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, sonrasında ıslah ile 36.694,02 TL yönündeki talebini 41.943,78 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olan zararların müvekkili bankadan talep edilebilmesi için müvekkili bankanın kusurlu olması gerektiğini, davacının ... Elektrik A.Ş tarafından düzenlenen ihaleye katılmasının teminine ilişkin olduğunu, ihale kapsamında ihale makamının uğrayacağı zarar ve hak kazanacağı cezai şartlarını garanti altına aldığını, davacının ihale yasaklısı olmadığına ilişkin bir belgeyi banka şubesine sunmuş olmasının müvekkilin ihale makamına olan yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak teminat mektubu düzenleyip borçlandırması neticesinde haksız olarak 36.694.02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının temerrüte düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının maddi manevi tazminat isteminin reddine, istirdat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, teminat mektubu bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Muhatabının davacı, lehtarının dava dışı şirket olduğu teminat mektubunun davacının istemi dışında davalı banka tarafından düzenlendiği ve dava dışı lehtar şirket tarafından tahsil edildiği hususları tartışmasızdır. Bu durum karşısında, davacının ödemek zorunda kaldığı teminat mektubu bedeli sebepsiz olarak lehtara ödenmiş olup, davacı sebepsiz zenginleşmeye dayanarak yapmış olduğu ödemeyi isteyebileceğinden ödeme tarihinden itibaren avans faizini de talep edebilecektir. Bu nedenle, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi göz önüne alınarak dava tarihine kadar işlemiş faiz konusunda karar verilmesi gerekirken yeterli olmayan gerekçeyle bu kısma ilişkin istemin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,aşağıda yazılı bakiye 1.879,57 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462843700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz