Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/126 E. 2018/6391 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 326↗ yargılama gideri↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak toplanan delillere göre; uyuşmazlıkta işlem ve dava tarihi itibari ile davalının sorumluluğunun niteliği ve sınırını belirleyen 5584 sayılı Yasa yürürlükte olup, değinilen Yasa'nın 47. maddesi kapsamında davalının sorumluluğuna ilişkin zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu, bu sürenin gönderinin postaya verildiği tarihin ertesi günü başlayacağı, idare ya da mahkemeye başvuru ile söz konusu sürenin kesileceği gönderilerin davacı tarafından 12.08.2005 tarihinde davalıya teslim edildiği ve davalıya 08.06.2007 tarihinde başvurulduğu, bu hali 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuşluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kuruma teslim edilen gönderilerin davalı tarafça süresi içinde gönderilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayalı HMK. 326. maddesi gereğince, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm kurulan taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davanın reddedilmiş olmasına rağmen, davalının yapmış olduğu yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında bir hüküm bulunmaması doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden davalı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15170 E. 2012/20393 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıl
İncelediğiniz kararda… davalının sorumluluğunun niteliği ve sınırını belirleyen 5584 sayılı Yasa yürürlükte olup, değinilen Yasa'nın 47. maddesi kapsamında davalının sorumluluğuna ilişkin «zamanaşımı» süresinin 1 yıl olduğu, bu sürenin gönderinin postaya verildiği tarihin ertesi günü başlayacağı, idare ya da mahkemeye başvuru ile söz konusu sürenin kesileceği gönderilerin davacı tarafından 12.08.2005 tarihinde davalıya «teslim» edildiği ve davalıya 08.06.2007 tarihinde başvurulduğu, bu hali 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuşluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı kuruma «teslim» edilen gönderilerin davalı tarafça süresi içinde gönderilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 47. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18479 E. 2014/18972 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tebliğ tarihi · usulüne uygun tebliğ · kamu düzeni · tenfiz · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu mahkeme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, «tebligat» hükümlerinin «kamu düzenine» ilişkin olup, mahkemece resen nazara alınacağı, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligatın kamu düzenine aykırı olduğu, bu durumda ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… celikle yabancı mahkemece verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin mahkemece araştırılması gerekmekte olup, somut olayda mahkemece kararın «usulüne uygun tebliğ» edilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» olarak kabul edildiği belirtilmiş ise de dosyada Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı şirkete yapılmış bir «tebligat» mevcut olmakla mahkemece Adalet Bakanlığı aracılığıyla yapılan bu tebligatın, hangi hususa ilişkin olduğu, yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin bulunup bulu …
Dava dilekçesinde, yabancı mahkemede açılan dava sonucu verilen kararın, Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalıya tebliğ edildiği, temyiz edilmemesi sonucu kararın 18.08.2009 tarihinde kesinleştiği ileri sürülmüş olup, dava «dilekçesine tebliğe» ilişkin belgeler de eklenmiştir.Tebliğe ilişkin belgeler incelendiğinde, Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalıya 02.02.2009 tarihinde «tebligat» yapıldığı görülmüştür.
Dava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/126 E. , 2018/6391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/10/2016 tarih ve 2016/101-2016/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 13.08.2005 tarihinde işe başlatılmasına karar verilen 13 adet işcinin işe giriş bildirgelerinin düzenlenerek 12.08.2005 tarihinde Dazkırı postanesine verildiğini, iadeli taahhütlü olarak ... ... İl Müdürlüğü'ne gönderildiğini, ancak ... Sigorta İl Müdürlüğü'nün 27.09.2005 günlü kararı ile işçilerin işe giriş bildirgelerinin süresinde verilmemesi sebebiyle 6.353,10 TL idari para cezası uyguladığını, bu cezaya itirazın reddedildiğini, gecikme zammı ile birlikte 9.354,75 TL ... Sigorta Müdürlüğüne ödemek zorunda kaldıklarını, idari para cezasının kesilmesinde herhangi bir kusurlarının olmadığını, ... Müdürlüğü'nün kusuru nedeniyle haksız olarak ... olduğu 9.354,75 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, müvekkilin bir kamu kurumu olduğunu, bütün işlemlerin resmi bilgi ve belgelere dayandığını, idarenin davacının belirtmiş olduğu bildirgeleri 16.08.2005 tarihinde ... ... imzasına teslim ettiğini, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak toplanan delillere göre; uyuşmazlıkta işlem ve dava tarihi itibari ile davalının sorumluluğunun niteliği ve sınırını belirleyen 5584 sayılı Yasa yürürlükte olup, değinilen Yasa'nın 47. maddesi kapsamında davalının sorumluluğuna ilişkin zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu, bu sürenin gönderinin postaya verildiği tarihin ertesi günü başlayacağı, idare ya da mahkemeye başvuru ile söz konusu sürenin kesileceği gönderilerin davacı tarafından 12.08.2005 tarihinde davalıya teslim edildiği ve davalıya 08.06.2007 tarihinde başvurulduğu, bu hali 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuşluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kuruma teslim edilen gönderilerin davalı tarafça süresi içinde gönderilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayalı HMK. 326. maddesi gereğince, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm kurulan taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davanın reddedilmiş olmasına rağmen, davalının yapmış olduğu yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında bir hüküm bulunmaması doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden davalı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükme 3. bent olarak ''Davalının yapmış olduğu, 562,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462827500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz