6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1511 E. 2018/6932 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sovtaj bedeli sovtaj tavzih hayat sigortası temerrüt tarihi ticari faiz infaz sigorta poliçesi yasal faiz temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 382 · HMK — HMK 294HMK 298HMK 305

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her bir davacı için sigorta bedelinin %20'si oranında müşterek sigorta ve %30 oranında et kesiminden kaynaklanan sovtaj bedelinin mahsubundan sonra bakiye 2.629,50'şer TL talep edilebileceği, temerrüt tarihi 21/09/2011'den itibaren ticari faiz uygulanması gerektiği, hayvan derilerinden yararlanıldığına dair dosyada delil olmadığından hayvan derileri nedeniyle sovtaj

indirimi yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... açısından 2.629,50 TL'nin 21.9.2011 tarihinden itibaren, ... için 2.629,50 TL'nin 21.9.2011 tarihinden itibaren, ... için 2.629,50 TL'nin 21.9.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, Devlet Destekli Büyükbaş Hayvan Hayat Sigorta Poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarda özetlendiği gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda mahkemece, verilen kısa kararda dava konusu tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, gerekçeli kararın gerekçe kısmında tazminatın ticari faizi ile tahsili gerektiği belirtilmiş, hüküm fıkrasında, dava konusu tazminatın yasal faizi ile tahsiline hükmedilmiştir. 20.12.2016 tarihli tavzih kararında ise, hüküm fıkrasını, sehven yasal faiz yazıldığı gerekçesiyle, ticari faiz olarak tavzih etmiştir. 6100 sayılı HMK m. 305/2 gereğince, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu durumda, gerekçe ile hüküm çeliştiği gibi, kısa kararla hüküm fıkrası da birbiriyle çelişmekte olup, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11576 E. 2014/2468 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5662 E. 2017/7566 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7165 E. 2016/1422 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1324 E. 2018/6720 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/1511 E.  ,  2018/6932 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/05/2016 tarih ve 2015/220-2016/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyesi olan müvekkillerinin kooperatifçe yapılan ihale ile süt ineği yetiştirme projesi kapsamında temin edilen gebe düveleri teslim aldıklarını, söz konusu düvelerin gerekli kontrol ve muayeneleri ile aşıları yapıldıktan sonra davalı tarafından devlet destekli çiftlik hayvanları sigortası poliçeleri kapsamında sigortalandığını, ancak bu hayvanlardan davacı ...'a teslim edilen ... küpe numaralı, ...'a teslim edilen ... küpe numaralı, ...'a teslim edilen ... küpe numaralı düvenin sigorta başlangıç tarihi sonrasında baş gösteren hastalıklar nedeniyle zorunlu kesime gönderildiğini, meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğunu, davalıya yapılan başvurunun reddedilerek müvekkillerine hasar bedellerinin ödenmediğini, ileri sürerek zarar bedeli toplamı olan 14.307,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ... ve ...'a teslim edilen sigortalı ineklerde meydana gelen hastalık başlangıç tarihinin sigorta poliçelerinin tanzim tarihi öncesinde olması sebebiyle iddia edilen hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğunu, diğer davacı ...'a teslim edilen sigortalı hayvanın şap hastalığı nedeniyle mecburi kesime yollandığı, şap hastalığının poliçe genel şartları uyarınca teminat haricinde kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her bir davacı için sigorta bedelinin %20'si oranında müşterek sigorta ve %30 oranında et kesiminden kaynaklanan sovtaj bedelinin mahsubundan sonra bakiye 2.629,50'şer TL talep edilebileceği, temerrüt tarihi 21/09/2011'den itibaren ticari faiz uygulanması gerektiği, hayvan derilerinden yararlanıldığına dair dosyada delil olmadığından hayvan derileri nedeniyle sovtaj

indirimi yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... açısından 2.629,50 TL'nin 21.9.2011 tarihinden itibaren, ... için 2.629,50 TL'nin 21.9.2011 tarihinden itibaren, ... için 2.629,50 TL'nin 21.9.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, Devlet Destekli Büyükbaş Hayvan Hayat Sigorta Poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarda özetlendiği gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2.

maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda mahkemece, verilen kısa kararda dava konusu tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, gerekçeli kararın gerekçe kısmında tazminatın ticari faizi ile tahsili gerektiği belirtilmiş, hüküm fıkrasında, dava konusu tazminatın yasal faizi ile tahsiline hükmedilmiştir.

20. 12.2016 tarihli tavzih kararında ise, hüküm fıkrasını, sehven yasal faiz yazıldığı gerekçesiyle, ticari faiz olarak tavzih etmiştir. 6100 sayılı HMK m. 305/2 gereğince, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu durumda, gerekçe ile hüküm çeliştiği gibi, kısa kararla hüküm fıkrası da birbiriyle çelişmekte olup, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/461950500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.