Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1512 E. 2018/6931 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr madde 30↗ rücu hakkı↗ cmr↗ kötüniyet tazminatı↗ rücu↗ taşıyıcı↗ yargılama gideri↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ vekalet ücreti↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderilen (alıcı), davalının taşıyıcı olduğu, İtalya'da yerleşik gönderen Conceria firmasının, dava konusu malları alıcı-davacı firmaya gönderilmek üzere, davalı-taşıyıcı firma kanalı ile taşıttığı, davalının İtalya'dan teslim aldığı malı davacıya ödeme almaksızın teslim ettiği için gönderene karşı sorumlu olduğu, davalı-taşıyıcının davacı-alıcıya karşı CMR 21. madde uyarınca rücu hakkını icra takibi yoluyla kullandığı, davacının gönderen ... 18.000 Euro(41.8276,60 TL) borcu olduğu, davacının gönderene ilk ödemeyi 13.000 Euro olarak yaptığı, ödeme şeklinin mal mukabili olduğu, 31.12.2012 itibariyle davacının gönderen Conceria firmasına 5.000 Euro borcu bulunduğu,
davalı-taşıyıcının 5,000 Euro( 13.136,90 TL.) için davacı- alıcıya rücu hakkının olduğu, davacı-alıcı firmanın bu bağlamda 14.591,15 Euro (38.228,42TL) için menfi tesbit talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının takip dosyasında 14.591,15 Euro (38.228,42 TL) yönünden borçlu olmadığının tesbitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Takip ve dava tarihi itibariyle, davacının davalıya 18.000 Euro borcu olduğu ve bu borcun 13.000 Euro kısmının dava açıldıktan sonra ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının 13.000 Euro asıl alacak ve 1.591,15 Euro faiz olmak üzere 14.591,00 Euro borçlu olmadığının tesbitine karar verilmişse de, dava tarihindeki haklılık durumuna göre dava reddedilmiş gibi davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4173 E. 2017/2831 K.
Ortak:asıl alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının 13.000 Euro «asıl alacak» ve 1.591,15 Euro faiz olmak üzere 14.591,00 Euro borçlu olmadığının tesbitine karar verilmişse de, dava tarihindeki haklılık durumuna göre dava reddedilmiş gibi davacının «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, davalı aleyhine yargılama gideri ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre icra takibine konu 40.591,55 TL'lik «komisyon alacağına» ilişkin 31/10/2014 tarihli gider belgesi davalı tarafından tanzim edilmiş olup, davalı vekili her ne kadar davacıya sehven komisyona hak kazandığına dair gider belgesi tahakkuk ettirildiğini belirtmişse de; davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, bilirkişi raporunda komisyon alacağı 65.062,29 TL olarak hesaplanmışsa da icra takibi 40.591,55 TL üzerinden yapıldığından davacının talep ettiği miktardaki komisyon alacağını almaya hakkı olduğu, davacı tarafın kusurundan kaynaklanan nedenlerle «acentelik sözleşmesinin» haklı sebeple feshedilmesi nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı ve alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 40.591,55 TL üzerinden devamına, «asıl alacak» 40.591,55 TL'nin takdiren % 20'si oranında «icra inkar tazminatına» hükmolunmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · bilirkişi raporuna itiraz · acentelik · mahsup
Benzer bu kararda2- Dava, «sigorta acentelik sözleşmesinin» haksız feshi iddiasıyla «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatının» tahsili ile itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre icra takibine konu 40.591,55 TL'lik «komisyon alacağına» ilişkin 31/10/2014 tarihli gider belgesi davalı tarafından tanzim edilmiş olup, davalı vekili her ne kadar davacıya sehven komisyona hak kazandığına dair gider belgesi tahakkuk ettirildiğini belirtmişse de; davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, bilirkişi raporunda komisyon alacağı 65.062,29 TL olarak hesaplanmışsa da icra takibi 40.591,55 TL üzerinden yapıldığından davacının talep ettiği miktardaki komisyon alacağını almaya hakkı olduğu, davacı tarafın kusurundan kaynaklanan nedenlerle «acentelik sözleşmesinin» haklı sebeple feshedilmesi nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı ve alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 40.591,55 TL üzerinden devamına, «asıl alacak» 40.591,55 TL'nin takdiren % 20'si oranında «icra inkar tazminatına» hükmolunmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının «komisyon alacağının» 65.062,29 TL olarak hesaplandığı ancak icra takibinin 40.591,55 TL üzerinden yapıldığı bildirilmiş ve mahkemece 40.591,55 TL üzerinden hüküm kurulmuş ise de davalı vekili «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde “....davacının talep edebileceği komisyon alacağı bulunmadığını, müvekkilince yapılan kesintilerin nazara alınmadığını, davacının komisyon alacağı var kabul edilse dahi Ekim 2014 döneminde hatalı tahhakkuk ettirilen komisyon tutarının, oto kira kesintisinin, Ekim 2014 dönemi hatalı fon «kaybı» kesintisinin, müşterilerin hesaplarından usulsüz yapılan işlemler nedeniyle yapılmak zorunda kalınan ödemelerin, bireysel emeklilik hesaplarının kapatılıp kısa süre sonra tekrar açılması nedeniyle geri çekilen komisyon tutarları gibi kesintiler yapılmasından dolayı «acentenin» talep edebileceği bir komisyon tutarı kalmadığını...” bildirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalı vekilinin davacının «komisyon alacağı» konusunda bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak, davalının ileri sürdüğü alacak kalemlerinin davacının komisyon alacağından «mahsup» edilip edilemeyeceği, edilebilecekse söz konusu kalemler indirildikten sonra davacının bakiye ne kadar kadar komisyon alacağı bulunduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2997 E. 2014/5159 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tamamlanabilir dava şartı · yeniden tescil · maddi hata · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir
… dava konusu edildiği, dolayısıyla talebin tasfiyenin kapatılmasından önceye ilişkin olduğu, dolayısıyla iddianın temelini oluşturan alacak sabit görüldüğü takdirde «tasfiye» memurunun tasfiyeyi sonlandırmaması gerekirken, tasfiyeyi kapatması «sebebi» ile bunun tasfiye işlemlerinin eksiksiz «tamamlanması şartını» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile C.N.T Endüstri Ürün Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin Bakırköy 11.
Kararı, davalı şirket «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
… tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararın hüküm kısmında mahkeme dosya numarasının 2012/591 yerine 2011/591 yazılması «maddi hataya» dayalı olup bu hususun mahallinde mahkemece düzeltilebilecek olmasına göre davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1512 E. , 2018/6931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/02/2016 tarih ve 2012/348-2016/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... İcra Müdürlüğü tarafından müvekkiline karşı yapılan takibe dayanak 18.000,00 Euro bedelli bu faturanın davalı tarafça değil ... ... firması tarafından müvekkiline keşide edildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, davalının ... Şirketi’nin alacağını tahsil etmek istediğini, davalı şirketin yapmış olduğu taşıma hizmeti nedeniyle müvekkiline rücu etmesini gerektirecek bir zararının doğmadığını, takibin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olmadığının tespitini, davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu taşımada müvekkilinin dava dışı ... Şirketi tarafından gönderilen yükü davacıya ödeme karşılığı teslim etmekle yükümlü olduğunu müvekkilinin faturaya konu emtiaları davacı tarafa teslim ettiğini ancak ödeme almadığını, bu durumda müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, dava dışı şirket tarafından müvekkiline yöneltilmiş bir tazminat talebi olduğunu, müvekkili tarafından davacıya ihtarname çekilerek yük bedelinin ... Şirketine ödenmesinin ihtar edildiğini, davacının dava dışı şirketin alacaklı olduğunu kabul ettiğini ve bu davayı ikamet etmesinin ardından anılan şirkete ödeme yaptığını savunarak davanın husumet yönünden, aksi halde esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderilen (alıcı), davalının taşıyıcı olduğu, İtalya'da yerleşik gönderen Conceria firmasının, dava konusu malları alıcı-davacı firmaya gönderilmek üzere, davalı-taşıyıcı firma kanalı ile taşıttığı, davalının İtalya'dan teslim aldığı malı davacıya ödeme almaksızın teslim ettiği için gönderene karşı sorumlu olduğu, davalı-taşıyıcının davacı-alıcıya karşı CMR 21. madde uyarınca rücu hakkını icra takibi yoluyla kullandığı, davacının gönderen ...
18. 000 Euro(41.8276,60 TL) borcu olduğu, davacının gönderene ilk ödemeyi 13.000 Euro olarak yaptığı, ödeme şeklinin mal mukabili olduğu, 31.12.2012 itibariyle davacının gönderen Conceria firmasına 5.000 Euro borcu bulunduğu,
davalı-taşıyıcının 5,000 Euro( 13.136,90 TL.) için davacı- alıcıya rücu hakkının olduğu, davacı-alıcı firmanın bu bağlamda 14.591,15 Euro (38.228,42TL) için menfi tesbit talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının takip dosyasında 14.591,15 Euro (38.228,42 TL) yönünden borçlu olmadığının tesbitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Takip ve dava tarihi itibariyle, davacının davalıya 18.000 Euro borcu olduğu ve bu borcun 13.000 Euro kısmının dava açıldıktan sonra ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının 13.000 Euro asıl alacak ve 1.591,15 Euro faiz olmak üzere 14.591,00 Euro borçlu olmadığının tesbitine karar verilmişse de, dava tarihindeki haklılık durumuna göre dava reddedilmiş gibi davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/461925800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz