Denkleştirme Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4173 E. 2017/2831 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acentelik sözleşmesi↗ denkleştirme (portföy) tazminatı↗ sigorta acenteliği↗ portföy tazminatı↗ komisyon alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ acentelik↗ mahsup↗ komisyon↗ kâr kaybı↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre icra takibine konu 40.591,55 TL'lik komisyon alacağına ilişkin 31/10/2014 tarihli gider belgesi davalı tarafından tanzim edilmiş olup, davalı vekili her ne kadar davacıya sehven komisyona hak kazandığına dair gider belgesi tahakkuk ettirildiğini belirtmişse de; davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, bilirkişi raporunda komisyon alacağı 65.062,29 TL olarak hesaplanmışsa da icra takibi 40.591,55 TL üzerinden yapıldığından davacının talep ettiği miktardaki komisyon alacağını almaya hakkı olduğu, davacı tarafın kusurundan kaynaklanan nedenlerle acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmesi nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı ve alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 40.591,55 TL üzerinden devamına, asıl alacak 40.591,55 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sigorta acentelik sözleşmesinin haksız feshi iddiasıyla komisyon alacağı ve portföy tazminatının tahsili ile itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının komisyon alacağının 65.062,29 TL olarak hesaplandığı ancak icra takibinin 40.591,55 TL üzerinden yapıldığı bildirilmiş ve mahkemece 40.591,55 TL üzerinden hüküm kurulmuş ise de davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “....davacının talep edebileceği komisyon alacağı bulunmadığını, müvekkilince yapılan kesintilerin nazara alınmadığını, davacının komisyon alacağı var kabul edilse dahi Ekim 2014 döneminde hatalı tahhakkuk ettirilen komisyon tutarının, oto kira kesintisinin, Ekim 2014 dönemi hatalı fon kaybı kesintisinin, müşterilerin hesaplarından usulsüz yapılan işlemler nedeniyle yapılmak zorunda kalınan ödemelerin, bireysel emeklilik hesaplarının kapatılıp kısa süre sonra tekrar açılması nedeniyle geri çekilen komisyon tutarları gibi kesintiler yapılmasından dolayı acentenin talep edebileceği bir komisyon tutarı kalmadığını...” bildirmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalı vekilinin davacının komisyon alacağı konusunda bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak, davalının ileri sürdüğü alacak kalemlerinin davacının komisyon alacağından mahsup edilip edilemeyeceği, edilebilecekse söz konusu kalemler indirildikten sonra davacının bakiye ne kadar kadar komisyon alacağı bulunduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2997 E. 2014/5159 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tamamlanabilir dava şartı · yeniden tescil · maddi hata · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir
… dava konusu edildiği, dolayısıyla talebin tasfiyenin kapatılmasından önceye ilişkin olduğu, dolayısıyla iddianın temelini oluşturan alacak sabit görüldüğü takdirde «tasfiye» memurunun tasfiyeyi sonlandırmaması gerekirken, tasfiyeyi kapatması «sebebi» ile bunun tasfiye işlemlerinin eksiksiz «tamamlanması şartını» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile C.N.T Endüstri Ürün Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin Bakırköy 11.
Kararı, davalı şirket «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
… tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararın hüküm kısmında mahkeme dosya numarasının 2012/591 yerine 2011/591 yazılması «maddi hataya» dayalı olup bu hususun mahallinde mahkemece düzeltilebilecek olmasına göre davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4113 E. 2010/10600 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · vade tarihi · ticari faiz · bono · vade
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, «faizin başlangıç tarihinin» «vade tarihi» olduğu, davacı alacağının Türk Lirası karşılığının davaya dayanak yapılan bonoların vade tarihinden itibaren ticari faiziyle hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken, davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren «ticari faize» hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Dava dilekçesi ile 2.500,00 USD'nin karşılığı olan 3.591,00 TL'nın «vade» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal «ticari faizi» ile tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davaya dayanak yapılan «bonolar» ise, 16.09.2001, 16.10.2001, 16.11.2001, 16.12.2001, 16.01.2002 «vade» tarihli, her birisi 500,00 USD bedelli bonolardır.
… desi hükmü çerçevesinde değerlendirme yapmak suretiyle karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «bono» üzerine imza atan davalının bono bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.591,00 TL'nın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4173 E. , 2017/2831 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2015 tarih ve 2015/277-2015/689 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/05/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 04/11/2008 tarihli sözleşme uyarınca davalının acentesi olduğunu, davalının sözleşmenin 5. maddesini gerekçe göstererek 19/11/2014 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin 04/12/2014 tarihli ihtarıyla davalıyı dava öncesi sulh toplantısına davet ettiğini, davalının 09/12/2014 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin 5. ve 19. maddeler uyarınca feshedildiğinden sulh toplantısına iştirak etmeyeceğini bildirdiğini, 16/12/2014 tarihli işlemiyle müvekkilinin tüm yetkilerini iptal ettiğini, davalı tarafça 31/10/2014 tarihinde müvekkilinin hak ettiği komisyon ücretlerinin bir kısmı için 40.591,55 TL'lik komisyon gider belgesi düzenlediğini, müvekkilinin bu belgeyi icraya koymasından sonra davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini, müvekkilinin icra takibine konulan meblağ dışında da davalıdan komisyon alacağı ve denkleştirme tazminatı alacağı bulunduğunu ileri sürerek, 300.000,00 TL komisyon alacağı ve denkleştirme tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, müvekkilinin hak kazandığı ancak düşürülen komisyon oranları nedeniyle tahsil edemediği prim miktarlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 31/10/2014 tarihli komisyon gider belgesi ile kazandığını iddia ettiği 40.591,55 TL'lik komisyonu hak etmediğini, acentelik sözleşmesi 19.maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiği için tazminat talep edemeyeceğini, bu nedenle komisyon ödemesi yapılmadığını, komisyonu kazandığı kabul edilse dahi komisyon gider belgesinde yer alan tutarın sistemden kaynaklanan bir sebeple sehven 40.591,55 TL olarak düzenlendiğini, kesintiler yapıldıktan sonra acenteye herhangi bir komisyon tahakkuk etmediğinin anlaşıldığını, davacının komisyon ve portföy tazminatı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre icra takibine konu 40.591,55 TL'lik komisyon alacağına ilişkin 31/10/2014 tarihli gider belgesi davalı tarafından tanzim edilmiş olup, davalı vekili her ne kadar davacıya sehven komisyona hak kazandığına dair gider belgesi tahakkuk ettirildiğini belirtmişse de; davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, bilirkişi raporunda komisyon alacağı 65.062,29 TL olarak hesaplanmışsa da icra takibi 40.591,55 TL üzerinden yapıldığından davacının talep ettiği miktardaki komisyon alacağını almaya hakkı olduğu, davacı tarafın kusurundan kaynaklanan nedenlerle acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmesi nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı ve alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 40.591,55 TL üzerinden devamına, asıl alacak 40.591,55 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sigorta acentelik sözleşmesinin haksız feshi iddiasıyla komisyon alacağı ve portföy tazminatının tahsili ile itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının komisyon alacağının 65.062,29 TL olarak hesaplandığı ancak icra takibinin 40.591,55 TL üzerinden yapıldığı bildirilmiş ve mahkemece 40.591,55 TL üzerinden hüküm kurulmuş ise de davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “....davacının talep edebileceği komisyon alacağı bulunmadığını, müvekkilince yapılan kesintilerin nazara alınmadığını, davacının komisyon alacağı var kabul edilse dahi Ekim 2014 döneminde hatalı tahhakkuk ettirilen komisyon tutarının, oto kira kesintisinin, Ekim 2014 dönemi hatalı fon kaybı kesintisinin, müşterilerin hesaplarından usulsüz yapılan işlemler nedeniyle yapılmak zorunda kalınan ödemelerin, bireysel emeklilik hesaplarının kapatılıp kısa süre sonra tekrar açılması nedeniyle geri çekilen komisyon tutarları gibi kesintiler yapılmasından dolayı acentenin talep edebileceği bir komisyon tutarı kalmadığını...” bildirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalı vekilinin davacının komisyon alacağı konusunda bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak, davalının ileri sürdüğü alacak kalemlerinin davacının komisyon alacağından mahsup edilip edilemeyeceği, edilebilecekse söz konusu kalemler indirildikten sonra davacının bakiye ne kadar kadar komisyon alacağı bulunduğu konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359641200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz