6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali davasında hak düşürücü sürenin başlangıcı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/245 E. 2024/237 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin belge bulunmasa da, itirazın en geç arabulucuya başvuru tarihi itibariyle alacaklıya tebliğ edilmiş sayılması gerekir; çünkü tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları arabuluculuk başvurusu anında birlikte gerçekleşmiş olur. Bu durumda İİK 67'deki bir yıllık hak düşürücü süre, arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiği (imzalandığı) tarihten itibaren işlemeye başlar ve itirazın iptali davasının bu tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerekir.

Ele alınan sorunlar

İtirazın tebliğ edilmediği durumda İİK 67 hak düşürücü süresinin başlangıcı → ret

İddia: Davacı vekili, ne Arabuluculuk Kanunu'nda ne de İİK'da itirazın iptali davası açılmadan önce arabuluculuğa başvuru tarihinin, itirazın tebliğ tarihi olarak sayılacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, itirazın kendisine tebliğ edilmediğini, kanun koyucunun hak düşürücü sürenin öğrenme tarihinden başlamasını isteseydi bunu düzenleyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 67 uyarınca alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Somut olayda itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin bir belge bulunmamakla birlikte, itirazın en geç arabulucuya başvuru tarihi itibariyle alacaklıya tebliğ edilmiş sayılması gerekir. İtiraz tebliğ edilmeden icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyen alacaklının talebinin reddi halinde, itirazın kaldırılmasını talep ettiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede itirazın iptalini talep etme hakkının bulunduğu ilkesi göz önüne alındığında, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurlarının arabulucuya başvuru anında aynı anda tümüyle gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu nedenle dava, arabuluculuk anlaşamama tutanağının imza tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. 14/01/2022 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağında tarafların ilgili icra dosyasına yapılan itirazın iptali talebini müzakere ettikleri yazılıdır; davanın 01/06/2023 tarihinde açılmış olması nedeniyle anlaşamama tutanağının düzenlenmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Bu itibarla davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İtirazın alacaklıya usulüne uygun tebliğ edilmediği hallerde İİK 67'deki bir yıllık hak düşürücü sürenin, itirazın iptali davası açılmadan önce zorunlu olarak yapılan arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığı tutanak tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı yönündeki bu tespit, benzer usuli durumlarla karşılaşan itirazın iptali davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İtirazın iptali davasında İİK 67 uyarınca alacaklının bir yıllık hak düşürücü süresi, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren işler; itirazın tebliğ edildiğine ilişkin belge bulunmadığı hallerde bu süre, en geç dava açılmadan önce zorunlu olarak yapılan arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığı tutanağın imzalandığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali hak düşürücü süre İİK 67 itirazın tebliği arabuluculuk anlaşamama tutanağı dürüstlük kuralı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67İİK 78/II · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/245

KARAR NO 2024/237

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/11/2023

NUMARASI 2023/364 Esas - 2023/826 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

Davanın hak düşürücü süre yönünden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ...Ltd. Şti.'nin borçlu diğer davalılar ... ve ... ve dava dışı ... Rek. ... Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin müşterek müteselsil kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, kredi taksitlerinin ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili banka tarafından Bakırköy ... Noterliğinin 22/10/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edilerek davalılara bildirildiğini, ihtara rağmen tarafların herhangi bir ödeme yapmadığını, İstanbul 8. ATM nin 2019/1479 d.iş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alınarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, davacı tarafın İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... büro numaralı ... arabuluculuk numaralı dosyası ile davalı ... ve ... ile ilgili olarak zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunduğu ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, son tutanak düzenlenme tarihinin 16/10/2020 tarihi olduğunu, davacı tarafında daha sonra aynı dosya ile ilgili olarak tekrar İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... büro numaralı, ... arabuluculuk numaralı dosyası ile tüm davalılar bakımından yeniden arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini,son tutanak tarihinin 14/01/2022 tarihi olduğunu ve davayı 1 yıllık süre içinde açılmadığını ,geçerli kefalet bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece,takibe davalı/borçlular tarafından 20/11/2019 tarihinde itiraz edildiği, itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, 03/12/2021 tarihinde itirazın iptali davası açılmak üzere arabulucuya başvurulduğu,14/01/2022 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı,davacının hakdüşürücü sürenin başvuru tarihi olarak kabulü gerektiği,başvuru yapılmasına rağmen davacı alacaklıya itiraz tebliğ edilmediğinden hak düşürücü sürenin işlemeyeceğinin kabulünün TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, başvurunun,süreleri durdurduğu, arabuluculuk sürecinin sona erdiği 14/01/2022 tarihinden itibaren bir yıllık süreden sonra 01/06/2023 tarihinde açıldığı gerekçesiyle,hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine;

davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili,ne Arabuluculuk Kanunu ne de İcra İflas Kanunu'nda itirazın iptali davası açılmadan dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapılmasının 1 yıllık hak düşürücü süreyi başlatan tebliğ tarihi olarak sayıldığına dair bir düzenleme olmadığını, kanun koyucunun hak düşürücü sürenin öğrenme tarihinden itibaren başlamasını istese idi iradesini o yönde kullanacağını itirazın tebliğ edilmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İİK nın 67. maddesi uyarınca "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmek suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmazsa, yaptığı ilâmsız takip düşer, alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece, genel mahkemelerde bir alacak (tahsil) davası açabilir. Ancak, alacaklının açacağı bu alacak (tahsil) davası sonucunda alacağı ilâm ile düşmüş olan icra takibine devam edilmesini isteyemez; ancak bu ilâma dayanarak ayrıca ilâmlı icra takibine girişebilir. İtirazın iptali davası bir yıl içinde açılmakla, derdest olan ve itiraz ile durmuş olan icra takibi iptal edilmiş olmaz;

takip durmaya devam eder. Bu durumda, davayı kazanan alacaklı, “mahkemeden” alacağı ilâm ile, itiraz üzerine durmuş olan ilâmsız takibe devam edilmesini isteme, dolayısıyla da haciz olanağı elde eder.(İİK. 78/II) Somut olayda itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin bir belge olmamakla birlikte davacıya itirazın en geç arabulucuya başvuru tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılması gerekmektedir. Nasıl ki itiraz tebliğ edilmeden İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyen alacaklının talebinin reddi halinde, itirazın kaldırılmasını talep ettiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede itirazın iptalini talep etme hakkı bulunduğu göz önüne alındığında tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmesi sebebiyle işbu davanın anlaşamama tutanağının imzası tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir.

14/01/2022 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağında tarafların "İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali "talebini müzakere ettikleri yazılıdır. Davanın açılış tarihi 01.06.2023 tarihi olup anlaşamama tutanağının düzenlenmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü geçmiştir. Açıklanan nedenlerle,davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış,davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmediğinden başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/45972 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.