İtiraz üzerine duran icra takibinde menfi tespit davasında hukuki yarar
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/361 E. 2024/319 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Alım Satım mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İlamsız icra takibine itiraz edilmiş ve bu itiraz sonucu takip durmuşsa, alacaklının itirazın iptali davası açması gerekir; alacaklı bu davayı açmadığı takdirde takip kendiliğinden düşer. Bu aşamada, henüz itirazın iptali davası açılmamış ve takip durmuş durumda olan borçlunun cebri icra tehdidi altında bulunduğu kabul edilemeyeceğinden, borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunmamaktadır ve dava hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
İtiraz ile duran icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, icra takibine itiraz üzerine takip durmuş olsa da alacaklı takipten feragat edip harcı yatırmadığı sürece müvekkili açısından borç tehdidinin devam ettiğini, bu nedenle hukuki yararın mevcut olduğunu ve davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Hukuki yarar HMK 114/1-h uyarınca bir dava şartıdır. İİK 67 uyarınca itiraza uğrayan alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir; bu süre içinde dava açmazsa ilamsız takip düşer, alacaklı ancak zamanaşımına uğramamışsa genel mahkemelerde alacak davası açabilir. İtirazın iptali davası açılsa da bu, itiraz üzerine durmuş olan takibi kendiliğinden iptal etmez; takip durmaya devam eder ve davayı kazanan alacaklı ancak aldığı ilam ile takibe devam edilmesini isteyebilir (İİK 78/II). Somut olayda faturaya dayalı ilamsız icra takibi itiraz ile durmuştur; takibe devam edilebilmesi için alacaklının itirazın iptali davası açması gerekir, açılmadığı takdirde takip düşecektir. Bu durumda davacı cebri icra tehdidi altında kabul edilemeyeceğinden korunmaya değer hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacı vekilinin aksi yönde Yargıtay kararlarına dayanması karşısında, ilk derece mahkemesinin de atıf yaptığı gibi aynı konuda aksi yönde Yargıtay kararlarının da mevcut olduğu belirtilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İtiraz üzerine duran ilamsız icra takibinden sonra, alacaklı henüz itirazın iptali davası açmamışken borçlunun açtığı menfi tespit davasında hukuki yarar bulunmadığına ilişkin değerlendirme, benzer olaylarda emsal niteliği taşımaktadır; ancak kararda bu konuda aksi yönde Yargıtay kararlarının da bulunduğu belirtilmiştir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hukuki yarar (HMK 114/1-h) - itiraz üzerine duran icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, alacaklı itirazın iptali davası açmadığı sürece borçlunun cebri icra tehdidi altında olduğu kabul edilemeyeceğinden hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu tespit edilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar↗ dava şartı↗ menfi tespit davası↗ itirazın iptali davası↗ ilamsız icra takibi↗ itiraz üzerine takibin durması↗ cebri icra tehdidi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/361
KARAR NO 2024/319
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/11/2023
NUMARASI 2023/777 Esas - 2023/905 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/02/2024
Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu ... sayılı faturadaki mal ve hizmetlerin müvekkili tarafından alınmadığını, teslim tutanağı, yada hizmetin alındığına dair kabul beyanı bulunmadığını, söz konusu faturadaki lastik ve akünün müvekkili şirkete ait herhangi bir araca takılmadığını, müvekkili şirket adına kayıtlı bir adet binek araç mevcut olup söz konusu fatura tarihinde de İstanbul'da bulunduğunu, söz konusu faturaya Bakırköy ... Noterliğinin 04/10/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz edildiğini, söz konusu fatura müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetle düzenlenmiş olup müvekkilinin alacaklı ile arasında yukarıdaki faturaya konu borç ilişkisi olmadığını,ilamsız icra takibine itiraz etmiş olmakla birlikte borç tehdidi altında oldukları için iş bu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, (Emsal;
Yargıtay HGK.nun 2011/622 E. 2012/9 K.), davalı haksız ve kötüniyetle icra takibi başlattığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,belirterek, müvekkilinin davalıya Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası dolayısıyla borcu olmadığının tespit edilmesine ve takibin iptaline, davalının icra takibi dolayısıyla haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle takip dosyasının takip alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; Davalı alacaklının Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 05/10/2022 tarihinde, davacı aleyhine, 26.09.2023 tarihli ... sayılı 23.400-TL bedelli faturaya dayanarak, 23.400-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 14/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/10/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğunu, 27/11/2023 tarihinde de huzurdaki menfi tespit davası açıldığı, durdurulan bir icra takibi varken davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yarar olmadığını, benzer bir olayda ilk derece mahkemesince "... İtirazın iptali davasının 27.03.2015 tarihinde açıldığı, menfi tespit davasının açılış tarihi 17.02.2015 tarihi olup henüz itirazın iptali davası açılmadan bu dava açılmış ise de icra dosyası incelendiğinde icra takibine yapılan itirazın tarihinin ise bu tarihlerden önce 31.03.2014 tarihinde yapıldığı ve icra müdürlüğünün takibi durdurma kararı verdiği bu aşamada artık davacısı ...
önünden icra takibi durduğundan ayrıca menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, ... hukuki yararı olmadığından dava şartı yokluğundan menfi tespit davasının reddine ..." karar verildiği, hüküm Yargıtay 11.HD'nin 13.07.2023 tarih ve 2022/2430 E. 2023/4489 K.sayılı kararı ile onandığı, gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; icra takibine itiraz sonrası takibin durdurulduğunu, alacaklı şahıs takipten feragat edip harç yatırmadığı sürece dolayısıyla müvekkili şirket açısından borç tehdidi devam ettiğini, bu sebeple hukuki yarar olmadığı, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Hukuki yarar, HMK.nun 114/1-h.maddesi gereğince dava şartıdır. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık konusu itiraz ile duran icra takibinden sonra menfi tesbit davası açılmasında hukuki yarar olup olmadığı noktasındadır. İİK 67.maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ....Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır."hükmünü haizdir. Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmazsa, yaptığı ilâmsız takip düşer, alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece, genel mahkemelerde bir alacak (tahsil) davası açabilir.
Ancak, alacaklının açacağı bu alacak (tahsil) davası sonucunda alacağı ilâm ile düşmüş olan icra takibine devam edilmesini isteyemez; ancak bu ilâma dayanarak ayrıca ilâmlı icra takibine girişebilir.İtirazın iptali davası bir yıl içinde açılmakla, derdest olan ve itiraz ile durmuş olan icra takibi iptal edilmiş olmaz; takip durmaya devam eder. Bu durumda, davayı kazanan alacaklı, “mahkemeden” alacağı ilâm ile, itiraz üzerine durmuş olan ilâmsız takibe devam edilmesini isteme, dolayısıyla da haciz olanağı elde eder.(İİK. 78/II) Davacı vekili cebriicra tehdidi altında olan müvekkilinin aksi yöndeki Yargıtay ilamlarını ibraz ederek hukuki yararı bulunduğunu ileri sürmekte ise de; ilk derece mahkemesinin atıf yaptığı gibi aksi yönde de Yargıtay kararları mevcuttur.Somut olayda olduğu gibi ilamsız icra takibi faturaya dayalı olup itiraz ile durmuştur.
İcra takibine devam edilebilmesi için takibi itiraza uğrayan alacaklının itirazın iptali davası açması gerekir. İtirazın iptali davası açıldığında da fatura nedeniyle savunma ve delillerini bildirmesi mümkün olduğu gibi, açılmadığı takdirde de ilamsız icra takibi düşecektir.Davacının bu halde cebriicra tehdidi altında kabul edilemeyeceğinden korunmaya değer hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/02/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/45864 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi