6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizinde savunma hakkı ve kesinleşme incelemesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/151 E. 2024/446 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tanıma ve tenfizistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)Tanıma-tenfiz usulü

Gerekçe özeti

Tenfiz yargılamasında uyuşmazlığın esasına ilişkin bir inceleme yapılmadığından arabuluculuk dava şartı tenfiz davalarında uygulanmaz. MÖHUK 54/ç fıkrasında düzenlenen usulüne uygun çağrı, temsil ve gıyabında karar verilmesi hususları tenfiz mahkemesinin usul kurallarına göre değil, ilamı veren yabancı ülke kanunlarına göre değerlendirilir; aynı şekilde ilamın kesinleşip kesinleşmediği de ilamı veren mahkemenin bağlı olduğu kanunlara göre belirlenir.

Ele alınan sorunlar

Tenfiz davasında arabuluculuk dava şartının uygulanıp uygulanmayacağı → ret

İddia: Davalı vekili, tenfizi istenen ilamın para alacağına ilişkin olması nedeniyle arabuluculuğa tabi olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tenfiz yargılamasında uyuşmazlığın esasına dair bir yargılama yapılmadığından, arabuluculuğa başvuru zorunluluğu tanıma ve tenfiz davalarında geçerli değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının savunma hakkının kısıtlandığı iddiası ve MÖHUK 54/ç kapsamında usulüne uygun çağrı → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkiline savunma hakkı tanınmadığını, kararın tebliğ edilmediğini, kanun yolu ve temyiz hakkının kendisine bildirilmediğini, bu hususların savunma hakkının ihlali ve Türk kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: MÖHUK'un 54. maddesinin (ç) fıkrasında düzenlenen hususlar için gözetilmesi gereken hukuk, tenfiz kararı verecek yer mahkemesinin usul hükümleri değil, tenfize konu kararın verildiği ülke kanunlarıdır; zira fıkranın giriş cümlesi 'o yer kanunları uyarınca' şeklinde bir belirleme içermekte, aynı cümlede 'bu kanunlara aykırı bir şekilde' ifadesiyle aynı husus tekrar vurgulanmaktadır. Bu nedenle bu fıkrada belirtilen hususların ihlal edilip edilmediği, tenfizi istenilen kararın verildiği yer kanunlarına göre belirlenecektir. Tenfiz istemine konu ilamla ilgili yapılan yargılamada dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalının duruşmaya usulüne uygun bir şekilde çağrıldığı, gerekli ihtaratların yapıldığı, davalının cevap dilekçesi sunduğu dikkate alındığında savunma hakkının kısıtlandığına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yabancı ilamın kesinleşme tarihinin hangi ülke kanununa göre belirleneceği → ret

İddia: Davalı vekili, kararın 22/06/2022 tarihinde verildiğini, kesinleşme tarihinin ise 01/07/2022 olduğunu, bu durumun kararın kendisine tebliğ edilmediğini ve kanun yoluna müracaat imkanının kısıtlandığını gösterdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tenfiz istemine konu ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin, ilamı veren mahkemenin kanunlarına göre belirlenmesi gerekmektedir; bu husus taraf devletlerin tabi olduğu ikili sözleşmede de vurgulanmıştır. Tenfize konu ilamın 01/07/2022 tarihinde kesinleştiğine dair şerh bulunmaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararının ilamı veren mahkemenin tabi olduğu kanunlara göre kesinleştiği, ilamın konusunun münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine girmediği, davalının savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, tenfizi istenen mahkeme kararına karşı bu hususta kanun yoluna da müracaat etmediği, hükmün Türk kamu düzenine aykırılık taşımadığı anlaşıldığından, tenfiz şartlarının gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

MÖHUK 54/ç fıkrasındaki usulüne uygun çağrı ve gıyapta karar verilmesi ile ilamın kesinleşmesi hususlarının, tenfiz mahkemesinin değil ilamı veren yabancı ülkenin kanunlarına göre değerlendirileceğine ve tenfiz davalarında arabuluculuk dava şartının uygulanmayacağına ilişkin tespitler yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Tenfiz davalarında arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmadığı, çünkü tenfiz yargılamasında uyuşmazlığın esasına ilişkin yargılama yapılmamaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma ve tenfiz MÖHUK 54 karşılıklılık esası kamu düzenine aykırılık savunma hakkı arabuluculuk dava şartı kesinleşme

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — 5718 sayılı MÖHUK 545718 sayılı MÖHUK 54/ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/151

KARAR NO 2024/446

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/11/2023

NUMARASI 2023/831 Esas - 2023/1161 Karar

DAVA

Tanıma ve Tenfiz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/03/2024

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari uyuşmazlık nedeniyle davalıya karşı dava açıldığını, Polonya’nın Lodz şehrinde yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek Polonya Lodz Bölge Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarih, XII, GC 1181/21 numaralı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, müvekkiline savunma hakkı tanınmadığını, kararın 22/06/2022 tarihinde verildiğini, kesinleşme tarihinin ise 01/07/2022 tarihi olduğunu, bu durumun kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini ortaya koyduğunu, müvekkiline temyiz hakkı verilmediğini, savunma hakkının açıkça ihlal edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; somut olayda dosya içerisinde yer alan belgelerden davalının o yer kanunları uyarınca hükmü veren mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, yabancı mahkeme kararının ülke makamlarınca onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini bildirir yazının eklendiği, kararda açıkça kamu düzenine aykırı bir husus yer almayıp tenfiz şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Polonya Lodz Bölge Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarih, XII, GC 1181/21 numaralı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; tenfizi istenen ilamın para alacağına ilişkin olması nedeniyle arabuluculuğa tabi olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin savunma hakkını kullanmasına imkan verilmediğini, mahkeme kararının tebliğ edilmediğini, başvuru yollarının gösterilmediğini, müvekkiline temyiz hakkı tanınmadığını, müvekkiline kısa karar dahi tebliğ edilmediğini, kısa karar tebliğ edilmeyerek Polonya Kanunlarına da aykırı davranıldığını, kararın 22/06/2022 tarihinde verildiğini, kesinleşme tarihinin 01/07/2022 tarihi olduğunu, bu durumun kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini ortaya koyduğunu, savunma hakkının ihlali söz konusu olduğu gibi Türk kamu düzenine de aykırılık bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkindir.5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesine göre yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için; Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması koşullarının varlığı gerekmektedir.

Buna karşılık, MÖHUK’da kabul edilen sisteme göre, tenfiz hakimince yabancı mahkeme kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu denetlenemez. Somut olayda, Türkiye Cumhuriyeti ile Polonya Halk Cumhuriyeti arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşması nedeniyle mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin karşılıklılık esasının bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı tarafça, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ileri sürülmekte ise de tenfiz yargılamasında uyuşmazlığın esasına dair yargılama yapılmadığından arabuluculuğa başvuru zorunluluğu tanıma ve tenfiz davalarında geçerli değildir.Davalı tarafından, savunma hakkının kısıtlandığı, bunun dışında davalı gerekçeli kararın tebliğ edilmeden hükmün kesinleştirildiği, kanunyolu hususunda bilgilendirilmediği iddia edilmektedir.

MÖHUK’un 54. maddesinin (ç) fıkrasındaki düzenleme uyarınca, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmaması, mahkemede temsil edilmemesi ve bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında karar verilmesi tenfiz engeli olarak belirtilmiştir. MÖHUK’un 54. maddesinin (ç) fıkrasında düzenlenen hususlar için gözetilmesi gereken hukuk, tenfiz kararı verecek yer mahkemesinin usule ilişkin hükümleri değil, tenfize konu kararın verildiği ülke kanunlarıdır. Zira bu konuda yasa hükmü açık olup, anılan fıkranın giriş cümlesi “o yer kanunları uyarınca,” şeklinde bir belirleme içermekte olup, aynı fıkrada aynı cümle içinde ikinci kez tekrar edilmek suretiyle aynı husus vurgulanmış ve “bu kanunlara aykırı bir şekilde” kelime dizisi kullanılarak konu açıklanmıştır.

Bu da göstermektedir ki, bu fıkrada belirtilen hususların ihlal edilip edilmediği tenfizi istenilen kararın verildiği yer kanunlarına göre belirlenecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/11/2014 tarih 2013/11-1136-E. 2014/974 K. Sayılı içtihadı). Tenfiz istemine konu ilamla ilgili yapılan yargılamada dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalının duruşmaya usulüne uygun bir şekilde çağrıldığı, gerekli ihtaratların yapıldığı, davalının cevap dilekçesi sunduğu dikkate alındığında savunma hakkının kısıtlandığına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Yine, tenfiz istemine konu ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin ilamı veren mahkemenin kanunlarına göre belirlenmesi gerekmektedir.

Bu husus taraf devletlerin tabi olduğu ikili sözleşmede de vurgulanmıştır. Tenfize konu ilamın 01/07/2022 tarihinde kesinleştiğine dair şerh bulunmaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararının ilamı veren mahkemenin tabi olduğu kanunlara göre kesinleştiği, ilamın konusunun münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine girmediği, davalının savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, tenfizi istenen mahkeme kararına karşı bu hususta kanunyoluna da müracaat etmediği, hükmün Türk kamu düzenine aykırılık taşımadığı, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti ile Polonya Halk Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşması ile 5718 Sayılı Kanunda belirtilen tenfiz şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından bahsi geçen kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;

mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

21/03/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/45560 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.