Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3887 E. 2013/5159 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşme şartı↗ vekile tebligat↗ möhuk 47↗ tenfiz↗ tebligat↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş.'nin vekili Av. ...ve partnerine mahkeme kararının 19.06.2007 tarihinde tebliğ edildiği, ancak anılan avukatların şirket adına yetkilendirilmedikleri için yetkisiz vekile tebligat yapılması suretiyle kararın kesinleştiği, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği, kesinleşmenin dava ön şartı olup kesinleşmeyen ilamlara karşı tenfiz istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkeme kararında da değinildiği üzere çekilme dilekçeleri tenfizi istenilen somut uyuşmazlığa ait yargılamada değil benzer başka bir davadaki yargılamaya ilişkin olarak ilgili dosyaya sunulmuştur. Bu nedenle, bu dosya için de çekilme dilekçesi verilip verilmediği araştırılmadan, başka dosyalar için verilen dilekçe göz önünde bulundurularak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2145 E. 2011/11682 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · rekabet yasağı · oy yasağı · taraf ehliyeti · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaŞirketinin faaliyet konularının aynı olduğu, davalı gerçek kişilerin her iki «şirketin müdürleri» oldukları, her iki şirket adresinin aynı binada olduğu, gerçek kişi davalıların bu faaliyetlerinin TTK'nun 547. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağını» ihlal ettiği, davacının «maddi tazminat» istemini kendi adına talep ettiği, bu durumun yasa ve yerleşik Yargıtay uygulamasına aykırı olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ...’un yürüttükleri faaliyetlerin rekabet yasağını ihlal ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkin olup davacının Partner Tur Ltd.Şti.'nin müdürü ve ortağı sıfatı ile işbu davayı açtığı ve davaya konu talepler göz önüne alındığında aktif dava «ehliyetini» haiz bulunmadığı göz önüne alınmaksızın işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3820 E. 2017/3046 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3887 E. , 2013/5159 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2010/335-2011/644 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, müvekkilince davalı şirket aleyhine ...Asliye Hukuk Mahkemesi .... Sivil Hukuk Dairesi'ne açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğinin .../08/2007 tarihinde karara şerh edildiğini ileri sürerek ...Asliye Hukuk Mahkemesi .... Sivil Hukuk Dairesi'nin ... O 31/06 numaralı kararının müvekkili ile ilgili bölümünün tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak müvekkiline tebliğ edilmediğini, yetkisiz vekile tebliğ edildiğini ve tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş.'nin vekili Av. ...ve partnerine mahkeme kararının 19.06.2007 tarihinde tebliğ edildiği, ancak anılan avukatların şirket adına yetkilendirilmedikleri için yetkisiz vekile tebligat yapılması suretiyle kararın kesinleştiği, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği, kesinleşmenin dava ön şartı olup kesinleşmeyen ilamlara karşı tenfiz istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkeme kararında da değinildiği üzere çekilme dilekçeleri tenfizi istenilen somut uyuşmazlığa ait yargılamada değil benzer başka bir davadaki yargılamaya ilişkin olarak ilgili dosyaya sunulmuştur. Bu nedenle, bu dosya için de çekilme dilekçesi verilip verilmediği araştırılmadan, başka dosyalar için verilen dilekçe göz önünde bulundurularak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/455224700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz