Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14642 E. 2018/6811 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen gözetilme↗ tahkikat↗ ön inceleme duruşması↗ tespit davası↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının ürünü ile ilgili ruhsat başvuru işlemlerinin tamamlandığı ve ruhsatın düzenlendiği, her an piyasaya sürülme ihtimali söz konusu olduğu, 551 sayılı KHK'nın 75/f maddesinin ruhsata konu ilacın satışa sunulma ihtimalini kapsamadığı, bu nedenle patentlere tecavüz etmediğinin tespitini istemesinde hukuki yararının olduğu, farklı heyetlerden alınan birbirlerini doğrulayan bilirkişi raporlarda davacının ... Plus Nebülasyon cihası için inhalasyon içeren tek dozluk flakon isimli ürün iken ... Plus 0,5 mg / 2,5 mg / 2,5 ml nebülizasyon için inhalasyon adını alan ürününün davalı adına tescilli ve
geçerliliği devam eden 4 ayrı patentine gerek bire bir gerekse eşdeğer tecavüzünün olmadığı ve bu ürünün davalının patentlerinin koruma kapsamında kalmadığının beyan edildiği, alanlarında uzman heyetlerin raporlarıan itibar edilmesi gerektiği, gerekçesi ile davacının “... Plus Nebüluzasyon için İnhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk ...” isimli iken “... Plus 0.5mg / 2.5mg / 2.5ml Nebüluzasyon için İnhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk ...” olarak adı değiştirilen ürününün davalının ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerine tecavüz etmediğinin tespitine, davaya konu ... sayılı patentin geçersiz kılındığından bu patent ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ilaç ruhsat başvurusuna konu ilaçların, davalı taraf adına tescilli patentlere tecavüz etmediğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mülga 551 sayılı Patent KHK’nın 149. maddesi (6769 s. SMK 154 m.) uyarınca, menfaati olan herkes, patent sahibine karşı dava açarak, fiillerinin patentten doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilecektir. Öte yandan KHK’nın 75/1-f bendi uyarınca, ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere, ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent korumasının istisnaları arasında sayılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 141.maddesi uyarınca, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tarafların iddia ve savunmalarını değiştirmeleri yasaktır. Tahkikatın mutlaka ön inceleme duruşmasında tespit edilen ihtilaflı hususlarla sınırlı olarak yürütülmesi zorunludur. Öte yandan, Yargıtay İBK’nın 28.11.1956 tarih ve 1956/15-15 ve HGK’nın 08.04.2015 tarih ve 2015/46-1158 sayılı içtihatlarında da açıkça ifade olunduğu üzere, her davanın açıldığı tarihteki maddi vakılar ve duruma göre karara bağlanması gerekir.
HMK 114/1-h maddesi uyarınca davada hukuki yarar dava şartı olup, dava şartlarının her zaman için mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, yargılama sırasında Sağlık Bakanlığı’ndan alınan 24.05.2015 tarihli ruhsatnamenin dosyaya sunulması karşısında, 11.07.2013 olan dava tarihi itibariyle ruhsat başvurusunun henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulamalarında (11.15.2015 T. ve 4941-11860) da bahsedildiği üzere, her ne kadar davacı tarafın ilaç ruhsat başvurusunda bulunması KHK’nın 75/1-f bendi uyarınca hukuka uygun ise de, dava ve ön inceleme tarihi itibariyle henüz sonuçlanmayan ruhsat başvurusuna dayalı olarak KHK’nın 149.maddesi uyarınca, ruhsat başvurusuna konu ürünün davalı taraf patentlerine tecavüz olmadığının tespiti istemi hukuki yarardan yoksun olduğundan, mahkemece bu husus gözetilmeksizin, yargılama sırasında dosyaya sunulan ilaç ruhsatı yönünden inceleme yapılması ve karar verilmesi de mümkün görülmediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve gerekçeleri karşısında davalı tarafın sair temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/762 E. 2020/3571 K.
Ortak:tespit davası · geçersizlik · karar verilmesine yer olmadığına · Menfi Tespit
İncelediğiniz karardaPlus 0.5mg / 2.5mg / 2.5ml Nebüluzasyon için İnhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk ...” olarak adı değiştirilen ürününün davalının ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerine tecavüz etmediğinin «tespitine, davaya» konu ... sayılı patentin «geçersiz» kılındığından bu patent ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaB, .... ve ....sayılı patentlerine tecavüz etmediğinin «tespitine, davaya» konu TR ....sayılı patentin «geçersiz» kılındığından bu patent ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İlaç üretiminin ve ticari bulundurulmasının meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/100 E. 2011/8711 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaPlus 0.5mg / 2.5mg / 2.5ml Nebüluzasyon için İnhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk ...” olarak adı değiştirilen ürününün davalının ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerine tecavüz etmediğinin «tespitine, davaya» konu ... sayılı patentin «geçersiz» kılındığından bu patent ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının anılan ilaca ilişkin yaptığı ruhsat başvurusunun yargılama sırasında geri çekildiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açılmasına davalının neden olduğu gerekçesiyle «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının anılan ilaca ilişkin yaptığı ruhsat başvurusunun yargılama sırasında geri çekildiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açılmasına davalının neden olduğu gerekçesiyle «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Dava tarihinden sonra davaya konu olan ilaç ruhsat başvurusunun davalı tarafça geri çekilmiş olması nedeniyle dava konusuz kaldığından mahkemece, hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş ve davalı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Ancak, konusuz kalan işbu davada davalı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedebilmek için davalı tarafın dava açılmasına neden olup olmadığının tespiti, başka bir anlatımla davalının dava konusu jenerik ilaç ruhsat başvurusunu yapmış olmasına karşı davacının işbu davayı açmakta dava tarihi itibariyle haklı bulunmuş olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı tarafından yapılan ilaç ruhsat başvurusunun geri çekilmesi nedeniyle konusuz kalan davaya «vekalet ücreti» yönünden 551 sayılı KHK’nin 75/f maddesi göz önünde bulundurulmak suretiyle yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda yargılamaya devam edilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14642 E. , 2018/6811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...(KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...(...) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2016 tarih ve 2013/156-2016/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "... nebülizasyon için inhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk flakon" ürünü için Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat başvurusunda bulunduğunu, bu aşamada tespit edilen ..., ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerin davalı adına tescilli olduğu ve 551 Sayılı KHK hükümlerine göre Türkiye'de koruma altında bulunduğunun saptandığını ve hukuken korunma ihtiyacı nedeniyle müvekkilinin ürününün ve fiillerinin, davalı yana ait patent belgelerine tecavüz etmediğinin tespiti için işbu davayı ikame ettiklerini ileri sürerek müvekkiline ait "... Plus nebülizasyon için inhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk flakon" isimli ürününün ve fiillerinin, davalı adına koruma altına alınmış olan ..., ..., ..., ...
ve ... sayılı patentlerine tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, işbu davanın mevsimsiz açıldığını, davacı şirketin işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ruhsat başvurusu yapılan ilaca karşı tecavüz ve haksız rekabet davası açılamayacağı kabul edildiğine göre tecavüzün tespiti davasıyla aynı amaca ve hukuki sonuca hizmet eden işbu tecavüzün olmadığının tespiti davasının da bu aşamada hukuki yarar yokluğundan açılmaması ve kabul edilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının ürünü ile ilgili ruhsat başvuru işlemlerinin tamamlandığı ve ruhsatın düzenlendiği, her an piyasaya sürülme ihtimali söz konusu olduğu, 551 sayılı KHK'nın 75/f maddesinin ruhsata konu ilacın satışa sunulma ihtimalini kapsamadığı, bu nedenle patentlere tecavüz etmediğinin tespitini istemesinde hukuki yararının olduğu, farklı heyetlerden alınan birbirlerini doğrulayan bilirkişi raporlarda davacının ... Plus Nebülasyon cihası için inhalasyon içeren tek dozluk flakon isimli ürün iken ... Plus 0,5 mg / 2,5 mg / 2,5 ml nebülizasyon için inhalasyon adını alan ürününün davalı adına tescilli ve
geçerliliği devam eden 4 ayrı patentine gerek bire bir gerekse eşdeğer tecavüzünün olmadığı ve bu ürünün davalının patentlerinin koruma kapsamında kalmadığının beyan edildiği, alanlarında uzman heyetlerin raporlarıan itibar edilmesi gerektiği, gerekçesi ile davacının “... Plus Nebüluzasyon için İnhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk ...” isimli iken “... Plus 0.5mg / 2.5mg / 2.5ml Nebüluzasyon için İnhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk ...” olarak adı değiştirilen ürününün davalının ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerine tecavüz etmediğinin tespitine, davaya konu ... sayılı patentin geçersiz kılındığından bu patent ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ilaç ruhsat başvurusuna konu ilaçların, davalı taraf adına tescilli patentlere tecavüz etmediğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mülga 551 sayılı Patent KHK’nın 149. maddesi (6769 s. SMK 154 m.) uyarınca, menfaati olan herkes, patent sahibine karşı dava açarak, fiillerinin patentten doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilecektir. Öte yandan KHK’nın 75/1-f bendi uyarınca, ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere, ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent korumasının istisnaları arasında sayılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 141.maddesi uyarınca, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tarafların iddia ve savunmalarını değiştirmeleri yasaktır. Tahkikatın mutlaka ön inceleme duruşmasında tespit edilen ihtilaflı hususlarla sınırlı olarak yürütülmesi zorunludur. Öte yandan, Yargıtay İBK’nın 28.11.1956 tarih ve 1956/15-15 ve HGK’nın 08.04.2015 tarih ve 2015/46-1158 sayılı içtihatlarında da açıkça ifade olunduğu üzere, her davanın açıldığı tarihteki maddi vakılar ve duruma göre karara bağlanması gerekir.
HMK 114/1-h maddesi uyarınca davada hukuki yarar dava şartı olup, dava şartlarının her zaman için mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, yargılama sırasında Sağlık Bakanlığı’ndan alınan 24.05.2015 tarihli ruhsatnamenin dosyaya sunulması karşısında, 11.07.2013 olan dava tarihi itibariyle ruhsat başvurusunun henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulamalarında (11.15.2015 T. ve 4941-11860) da bahsedildiği üzere, her ne kadar davacı tarafın ilaç ruhsat başvurusunda bulunması KHK’nın 75/1-f bendi uyarınca hukuka uygun ise de, dava ve ön inceleme tarihi itibariyle henüz sonuçlanmayan ruhsat başvurusuna dayalı olarak KHK’nın 149.maddesi uyarınca, ruhsat başvurusuna konu ürünün davalı taraf patentlerine tecavüz olmadığının tespiti istemi hukuki yarardan yoksun olduğundan, mahkemece bu husus gözetilmeksizin, yargılama sırasında dosyaya sunulan ilaç ruhsatı yönünden inceleme yapılması ve karar verilmesi de mümkün görülmediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve gerekçeleri karşısında davalı tarafın sair temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte yazılı gerekçelerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte yer alan gerekçelerle davalıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 06/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/454968500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz