Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/477 E. 2018/6780 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
soğuk zincir↗ cmr sigortası↗ poliçe özel şartı↗ sigorta teminatı kapsamı↗ eksper raporu↗ özel dava şartı↗ sigorta teminatı↗ sorumluluk sigortası↗ cmr↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ husumet yokluğu↗ dosya masrafı↗ kusur↗ hasar↗ dahili dava↗ teminat↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtiadaki hasarın nakliyeciden değil gönderen/ihracatçının yükleme ve istiflemedeki kusurundan kaynaklandığı, davalı ... Şirketi'nin, nakliyeciye yüklenecek bir kusur olmaması nedeniyle zarardan sorumluluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın, davalı ... şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, CMR sigorta (sorumluluk) sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, zarardan davacı nakliyecinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dava konusu poliçenin özel şartlar bölümünde yer alan 04.01 ve 04.02 maddeleri uyarınca, sigorta teminatı hukuki korumayı da içerecek şekilde düzenlenmiş olup 6102 sayılı ...’nın hukuki korumayı içeren sorumluluk sigortalarına ilişkin 1474. maddesi, sigortalı aleyhine bir istem ileri sürüldüğünde, isteme ilişkin makul giderlerin sigortacı tarafından karşılanacağını öngörmektedir. Bu durumda, sigortalının sorumluluğu bulunmasa dahi, bunun ortaya konulabilmesi için gereken masrafların sigorta teminatı kapsamında bulunduğunda kuşku yoktur.
Dosya kapsamı ve özellikle dosyada mevcut eksper raporu ile davacı sigortalının sigortacıdan talep yazısı uyarınca, sigorta örtüsü altındaki balık emtiasının varış yerinde alıcı tarafından soğuk zincirin kırıldığından bahisle önce reddedildiği, daha sonra sigortacı tarafından görevlendirilen eksperin de dahil olduğu bir dizi örnek alma, analiz vs. işlemler sonucunda kabulü cihetine gidildiği, soğuk zincirin emtianın bir kısmı için kırılmasına karşın alıcı tarafından kabulü için yapılan masrafların gönderici satıcıya faturalandığı ve bir örneğinin hasar dosyası içerisine de sunulduğu, davacı sigortalının işbu davadaki balık emtiasının taşınması ile ilgili olarak sigortacıdan talebinin gönderici tarafından kendisinden talep edilen işbu masraflara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama aşamasında ve verilen kararın gerekçesinde, davacının işbu masraflar konusundaki talebinin niteliği, yapılan masrafların sigortacıdan talep edilebilir olup olmadığı konusunda herhangi bir inceleme-değerlendirme cihetine gidilmemiş, ...’nın 1474. maddesi ve poliçe özel şartı çerçevesinde bir gerekçeye yer verilmemiş olması yerinde değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin açıklanan yöndeki temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6240 E. 2014/20050 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13012 E. 2014/16526 K.
Ortak:soğuk zincir · dosya masrafı · teminat
İncelediğiniz karardaBu durumda, sigortalının sorumluluğu bulunmasa dahi, bunun ortaya konulabilmesi için gereken «masrafların» «sigorta teminatı kapsamında» bulunduğunda kuşku yoktur.
Dosya kapsamı ve özellikle dosyada mevcut «eksper raporu» ile davacı sigortalının sigortacıdan talep yazısı uyarınca, sigorta örtüsü altındaki balık emtiasının varış yerinde alıcı tarafından «soğuk zincirin» kırıldığından bahisle önce reddedildiği, daha sonra sigortacı tarafından «görevlendirilen» eksperin de «dahil» olduğu bir dizi örnek alma, analiz vs. işlemler sonucunda kabulü cihetine gidildiği, soğuk zincirin emtianın bir kısmı için kırılmasına karşın alıcı tarafından kabulü için yapılan «masrafların» gönderici satıcıya faturalandığı ve bir örneğinin «hasar» dosyası içerisine de sunulduğu, davacı sigortalının işbu davadaki balık emtiasının taşınması ile ilgili olarak sigortacıdan talebinin gönderici tarafından kendisin …
Mahkemece, zarardan davacı nakliyecinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dava konusu poliçenin «özel şartlar» bölümünde yer alan 04.01 ve 04.02 maddeleri uyarınca, «sigorta teminatı» hukuki korumayı da içerecek şekilde düzenlenmiş olup 6102 sayılı ...’nın hukuki korumayı içeren «sorumluluk sigortalarına» ilişkin 1474. maddesi, sigortalı aleyhine bir istem ileri sürüldüğünde, isteme ilişkin makul giderlerin sigortacı tarafından karşılanacağını öngörmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça kendilerince imzalanmış bir «dağıtım» sözleşmesinin bulunmadığı savunulmuş ise de taraflar arasındaki ticari ilişki, «icazet», sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi ve ödemeler nazara alındığında bu savunmanın yerinde görülmediği, taraflar arasında 01.12.1997 tarihli sözleşmenin bulunduğu, anılan sözleşmede, sözleşme süresinin 3 yıl olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin uzatılması konusunda «mutabakat» öngörüldüğü, sözleşme 30.11.2000 tarihinde sona erecek iken 2000 yılı başında davalının eylemli olarak sözleşmeyi feshettiği, feshin haklı olduğunun kanıtlanamadığı, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmediği ve ödemeleri yapmadığı yönündeki savunmanın da ispat olunamadığı, haksız biçimde sözleşmeyi fesheden davalının, davacının 2000 yılına ilişkin 11 aylık kar kaybından sorumlu bulunduğu, sözleşmenin uzatılması yönünde taraflarca anlaşmaya varılmadığından davacının 2001 yılına ilişkin «kar kaybı» talebinin haklı bulunmadığı, sözleşme uyarınca davacının meydana getirdiği soğuk hava deposunun ve «soğuk zincir» tesisatının mülkiyetinin davacıya ait olduğu ve ekonomik ömrünün 3-4 yıldan uzun bulunduğu, bu tesislerin davacı tarafından soğuk zincir gerektiren başka alanlarda değerlendirilebileceği, dolayısıyla yapılan yatırımının tazmin edilmesi talebinin yerinde görülmediği, sözleşme haksız feshedildiğinden sözleşme uyarınca konulan «ipoteklerin» kaldırılmasının gerektiği ancak davacının taşınmazlar üzerine ipotek konulması nedeniyle zarara uğradığını ispat edemediği, bu durumda açıklanan «sebebe» dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerinin dayanaksız bulunduğu, yine sözleşme gereğince verilen «teminat mektubunun» da iptalinin uygun görüldüğü, davacının diğer taleplerini ise kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 1.000 TL kar kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme uyarınca tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasına, yine sözleşme gereğince verilen teminat mektubunun iptaline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 93.595,85 TL kar kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl ve birleşen davada fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, davacı tarafın «kar kaybı» hesaplanırken sözleşme kapsamında söz konusu karı elde etmek için yapması gereken «masraflar» dikkate alınmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece davacının sözleşmenin sonuna kadar yapması gereken «masrafların» tespiti ile tespit edilen miktarın, davacının elde edeceği kardan mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:distribütörlük sözleşmesi · kar kaybı · icazet · mutabakat · teminat mektubu · ticari faiz · ipotek · kâr kaybı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça kendilerince imzalanmış bir «dağıtım» sözleşmesinin bulunmadığı savunulmuş ise de taraflar arasındaki ticari ilişki, «icazet», sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi ve ödemeler nazara alındığında bu savunmanın yerinde görülmediği, taraflar arasında 01.12.1997 tarihli sözleşmenin bulunduğu, anılan sözleşmede, sözleşme süresinin 3 yıl olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin uzatılması konusunda «mutabakat» öngörüldüğü, sözleşme 30.11.2000 tarihinde sona erecek iken 2000 yılı başında davalının eylemli olarak sözleşmeyi feshettiği, feshin haklı olduğunun kanıtlanamadığı, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmediği ve ödemeleri yapmadığı yönündeki savunmanın da ispat olunamadığı, haksız biçimde sözleşmeyi fesheden davalının, davacının 2000 yılına ilişkin 11 aylık kar kaybından sorumlu bulunduğu, sözleşmenin uzatılması yönünde taraflarca anlaşmaya varılmadığından davacının 2001 yılına ilişkin «kar kaybı» talebinin haklı bulunmadığı, sözleşme uyarınca davacının meydana getirdiği soğuk hava deposunun ve «soğuk zincir» tesisatının mülkiyetinin davacıya ait olduğu ve ekonomik ömrünün 3-4 yıldan uzun bulunduğu, bu tesislerin davacı tarafından soğuk zincir gerektiren başka alanlarda değerlendirilebileceği, dolayısıyla yapılan yatırımının tazmin edilmesi talebinin yerinde görülmediği, sözleşme haksız feshedildiğinden sözleşme uyarınca konulan «ipoteklerin» kaldırılmasının gerektiği ancak davacının taşınmazlar üzerine ipotek konulması nedeniyle zarara uğradığını ispat edemediği, bu durumda açıklanan «sebebe» dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerinin dayanaksız bulunduğu, yine sözleşme gereğince verilen «teminat mektubunun» da iptalinin uygun görüldüğü, davacının diğer taleplerini ise kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 1.000 TL kar kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme uyarınca tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasına, yine sözleşme gereğince verilen teminat mektubunun iptaline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 93.595,85 TL kar kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl ve birleşen davada fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, davacı tarafın «kar kaybı» hesaplanırken sözleşme kapsamında söz konusu karı elde etmek için yapması gereken «masraflar» dikkate alınmamıştır.
2-Asıl ve birleşen dava, taraflar arasındaki «distribütörlük sözleşmesinin» haksız feshedilmesi nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki 3 yıllık distribütörlük sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, bu nedenle sözleşme süresinin sonuna kadar oluşan kar kaybından davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12125 E. 2014/1051 K.
Ortak:soğuk zincir · kusur · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞirketi'nin, nakliyeciye yüklenecek bir «kusur» olmaması nedeniyle zarardan sorumluluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın, davalı ... şirketi yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar vermiştir.
Dosya kapsamı ve özellikle dosyada mevcut «eksper raporu» ile davacı sigortalının sigortacıdan talep yazısı uyarınca, sigorta örtüsü altındaki balık emtiasının varış yerinde alıcı tarafından «soğuk zincirin» kırıldığından bahisle önce reddedildiği, daha sonra sigortacı tarafından «görevlendirilen» eksperin de «dahil» olduğu bir dizi örnek alma, analiz vs. işlemler sonucunda kabulü cihetine gidildiği, soğuk zincirin emtianın bir kısmı için kırılmasına karşın alıcı tarafından kabulü için yapılan «masrafların» gönderici satıcıya faturalandığı ve bir örneğinin «hasar» dosyası içerisine de sunulduğu, davacı sigortalının işbu davadaki balık emtiasının taşınması ile ilgili olarak sigortacıdan talebinin gönderici tarafından kendisin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan üç ayrı ilaçtan iki grup ilacın «soğuk zincire» göre taşınması gereken ilaçlar olduğu, koli üzerindeki etikette ilaçların iki sekiz derecede saklanmalı ve sevk edilmelidir ve kırk sekiz saat içerisinde «teslim» edilmelidir önergesinin bulunduğu, bu durumda davacının ilaçları soğuk zincir ile taşıtmak istediği iradesinin davacı yanca açığa vurulduğu, davalının soğuk zincirle taşınma imkanı bulunmuyor ise bu gönderiyi kabul etmemesi gerektiği, bu hususu bilmiyorum şeklindeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ortaya çıkan toplam zararın «ihtarname» gideriyle birlikte toplam 64.449,03 TL olduğu, davacının «müterafık kusuru» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 64.449,03 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · irsaliye · ihtar · ihtarname · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan üç ayrı ilaçtan iki grup ilacın «soğuk zincire» göre taşınması gereken ilaçlar olduğu, koli üzerindeki etikette ilaçların iki sekiz derecede saklanmalı ve sevk edilmelidir ve kırk sekiz saat içerisinde «teslim» edilmelidir önergesinin bulunduğu, bu durumda davacının ilaçları soğuk zincir ile taşıtmak istediği iradesinin davacı yanca açığa vurulduğu, davalının soğuk zincirle taşınma imkanı bulunmuyor ise bu gönderiyi kabul etmemesi gerektiği, bu hususu bilmiyorum şeklindeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ortaya çıkan toplam zararın «ihtarname» gideriyle birlikte toplam 64.449,03 TL olduğu, davacının «müterafık kusuru» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 64.449,03 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde, 142483 numaralı «irsaliyeli» faturaya dayalı olarak talepte bulunduğuna göre, mahkemece, taleple bağlı kalınarak, faturada yazılı bedeller esas alınmak suretiyle davacının zararının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, tarifede yazılı avukatlık ücretinin, «kesin» hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretinin karşılığı olduğu vurgulanmıştır.
Buna göre, davacı tarafından, noter «ihtarı» çekilmesi nedeniyle, vekiline ödenen ücretin davalıdan tahsili imkanı bulunmamasına rağmen herhangi bir gerekçeye yer vermeden bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10166 E. 2012/15211 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/477 E. , 2018/6780 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2016 tarih ve 2014/802-2016/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı ... şirketi arasında ... nolu CMR Sigorta Poliçesi imzalandığını, 25/06/2014 tarihinde davacıya ait .../ ... plaka sayılı araç ile kiraz, 22/07/2014 tarihinde yine davacıya ait .../... plakalı araç ile donmuş balık yükünün taşınması esnasında taşımaya konu eşyanın hasara uğradığını, hasarın belgelendiğini, hasarın oluşmasında davacının kusurunun ve ihmalinin bulunmadığını, hasarın poliçe kapsamında olduğunu ileri sürerek 12.216,39 Euro'nun (dava tarihi itibariyle TL karşılığı 33.205,90 TL) olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hasarın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtiadaki hasarın nakliyeciden değil gönderen/ihracatçının yükleme ve istiflemedeki kusurundan kaynaklandığı, davalı ... Şirketi'nin, nakliyeciye yüklenecek bir kusur olmaması nedeniyle zarardan sorumluluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın, davalı ... şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, CMR sigorta (sorumluluk) sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, zarardan davacı nakliyecinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dava konusu poliçenin özel şartlar bölümünde yer alan 04.01 ve 04.02 maddeleri uyarınca, sigorta teminatı hukuki korumayı da içerecek şekilde düzenlenmiş olup 6102 sayılı ...’nın hukuki korumayı içeren sorumluluk sigortalarına ilişkin 1474. maddesi, sigortalı aleyhine bir istem ileri sürüldüğünde, isteme ilişkin makul giderlerin sigortacı tarafından karşılanacağını öngörmektedir. Bu durumda, sigortalının sorumluluğu bulunmasa dahi, bunun ortaya konulabilmesi için gereken masrafların sigorta teminatı kapsamında bulunduğunda kuşku yoktur.
Dosya kapsamı ve özellikle dosyada mevcut eksper raporu ile davacı sigortalının sigortacıdan talep yazısı uyarınca, sigorta örtüsü altındaki balık emtiasının varış yerinde alıcı tarafından soğuk zincirin kırıldığından bahisle önce reddedildiği, daha sonra sigortacı tarafından görevlendirilen eksperin de dahil olduğu bir dizi örnek alma, analiz vs. işlemler sonucunda kabulü cihetine gidildiği, soğuk zincirin emtianın bir kısmı için kırılmasına karşın alıcı tarafından kabulü için yapılan masrafların gönderici satıcıya faturalandığı ve bir örneğinin hasar dosyası içerisine de sunulduğu, davacı sigortalının işbu davadaki balık emtiasının taşınması ile ilgili olarak sigortacıdan talebinin gönderici tarafından kendisinden talep edilen işbu masraflara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama aşamasında ve verilen kararın gerekçesinde, davacının işbu masraflar konusundaki talebinin niteliği, yapılan masrafların sigortacıdan talep edilebilir olup olmadığı konusunda herhangi bir inceleme-değerlendirme cihetine gidilmemiş, ...’nın 1474. maddesi ve poliçe özel şartı çerçevesinde bir gerekçeye yer verilmemiş olması yerinde değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin açıklanan yöndeki temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/454958400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz