6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1077 E. 2018/5424 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin kesinleşmesi tüketici kredisi takibin kesinleşmesi muvafakat geçersizlik haciz kredi sözleşmesi taahhütname

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının davalı bankadan daha önce tüketici kredisi ve kredi kartı kullandığı, davacının kredi taksitlerinin günü geldiğinde hesabından alınması için .../.../2010 tarihli taahhütnameyi verdiği, davacının hesabından tüketici kredisi taksiti olarak kesilen toplam ....445,94 TL paranın akdi ilişkinin mevcut olduğu dönemde yapıldığı ve dayanağı taahhütnamenin de gözetilmesiyle hukuka uygun olduğu, izleyen kesintilerin ise taksit kesintisi olmadığı, işlem açıklamalarına göre icra takibinin başlamasından sonra yapıldığının anlaşıldığı, davacının hesabına yatan paranın 1/4 olacak şekilde tutar oluşturduğu, şeklen borçlunun maaş haczine benzetilerek işlem yapıldığı, akdi ilişkinin sona ermesinden sonra ve

henüz icra takibi kesinleşmeden yapılan ve davacının hesabına giren paranın 1/4'lük kısmını oluşturan kesintiler toplamı 4.514,62 TL paranın davacının maaşından muvafakatı dışında tahsil edilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.504,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

...-Mahkemece davacının kredi sözleşmesi imzalarken kredi taksitlerinin, maaşından tahsili konusunda davalı bankaya muvafakat verdiği bu nedenle yapılan kesintilerin haklı olduğu kabul edilerek, muvafakat verilen kredi sözleşmesi için bankanın koymuş olduğu blokenin devamına karar verilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüştür. Yine, İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82-83 maddesinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Somut olayda da, davacının davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında vermiş olduğu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersizdir. Ayrıca davacının maaşında halihazırda ¼ oranında haciz kesintisi bulunmaktadır, bu kesinti bitmeden yeni bir kesinti yapılması da mümkün değildir. Bu itibarla, davalı bankaca davacının maaşından yapılan kesintinin haksız olduğu halde mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Blokenin kaldırılması | İade

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14285 E. 2015/10780 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2115 E. 2018/7603 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1259 E. 2014/8673 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5964 E. 2022/1022 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Blokenin kaldırılması | İade

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3082 E. 2018/7873 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bloke kaldırma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/985 E. 2017/1657 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bloke işleminin kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15994 E. 2014/17253 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/1077 E.  ,  2018/5424 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2016 tarih ve 2014/466-2016/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve davacı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, .... Bankası A.Ş. Merkez ... Şubesi'nden maaş aldığını, bankaya olan borcu nedeniyle maaşının 1/4' ünün kesildiğini, bu kesintiye muvafakatinin olmadığını, ayrıca başka bir alacaklı tarafından kesinleşmiş icra emrine göre maaşının 1/4' üne karşılık gelen 550,00 TL'nin halihazırda kesildiğini, maaş aldığı banka tarafından ... ay haksız kesinti yapıldığını, ilamsız icra takibi başlatılmış ise de takibine itirazda bulunduğunu, alacak kesinleşmediği halde kesintiye devam edildiğini, icra emri olmadan maaşına icra müdürlüğünce maaş kesme yazısı yazılmadığı icra takibinin de kesinleşmediği halde kesinti yapılmasının tüm yasalara aykırı olduğunu iddia ederek maaşından ... aydır yapılan toplam 6.765,00 TL kesintinin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının davalı bankadan tüketici kredisi aldığını ve ayrıca davalı banka ile kredi kartı sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmelerden dolayı davacının davalı bankaya borcu bulunduğunu, davacının maaş hesabının da davalı bankada bulunduğunu, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu kredi ve kredi kartı borçlarını düzenli ödemek amacıyla davalı bankadaki maaş hesabından aylık olarak otomatik kesilmesi için kendi serbest iradesi ile davalı bankaya .../.../210 tarihli taahhütname verdiğini, bu otomatik ödeme gereğince davacının maaş hesabından borçlarına mahsuben bir kısım kesintiler yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının davalı bankadan daha önce tüketici kredisi ve kredi kartı kullandığı, davacının kredi taksitlerinin günü geldiğinde hesabından alınması için .../.../2010 tarihli taahhütnameyi verdiği, davacının hesabından tüketici kredisi taksiti olarak kesilen toplam ....445,94 TL paranın akdi ilişkinin mevcut olduğu dönemde yapıldığı ve dayanağı taahhütnamenin de gözetilmesiyle hukuka uygun olduğu, izleyen kesintilerin ise taksit kesintisi olmadığı, işlem açıklamalarına göre icra takibinin başlamasından sonra yapıldığının anlaşıldığı, davacının hesabına yatan paranın 1/4 olacak şekilde tutar oluşturduğu, şeklen borçlunun maaş haczine benzetilerek işlem yapıldığı, akdi ilişkinin sona ermesinden sonra ve

henüz icra takibi kesinleşmeden yapılan ve davacının hesabına giren paranın 1/4'lük kısmını oluşturan kesintiler toplamı 4.514,62 TL paranın davacının maaşından muvafakatı dışında tahsil edilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.504,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

...-Mahkemece davacının kredi sözleşmesi imzalarken kredi taksitlerinin, maaşından tahsili konusunda davalı bankaya muvafakat verdiği bu nedenle yapılan kesintilerin haklı olduğu kabul edilerek, muvafakat verilen kredi sözleşmesi için bankanın koymuş olduğu blokenin devamına karar verilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüştür. Yine, İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82-83 maddesinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.

Somut olayda da, davacının davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında vermiş olduğu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersizdir. Ayrıca davacının maaşında halihazırda ¼ oranında haciz kesintisi bulunmaktadır, bu kesinti bitmeden yeni bir kesinti yapılması da mümkün değildir. Bu itibarla, davalı bankaca davacının maaşından yapılan kesintinin haksız olduğu halde mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 278,47 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/454945100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.