İşyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13314 E. 2013/11711 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işyeri sigorta poliçesi↗ işyeri sigortası↗ riziko↗ olumsuz oy↗ rücu↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporu kapsamında, davalıların Borçlar Kanunu 58. maddesi kapsamında sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 11.208,25 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında işyeri sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalıya ait işyerinde yağmur sebebiyle pis su gider tesisatının patlaması sonucunda hasar oluştuğunu davalıların sigortalı işyerinin bulunduğu taşınmazın malik ve kiralayanı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece
yapılan yargılama sonunda Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne değinerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın mahkemece yapılan inceleme davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz mahiyette hüküm kurulması için yeterli değildir. Nitekim dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda, davaya konu hasarın ne sebeple meydana geldiği, sigortalı iş yerindeki hasarın ana taşınmaza ait bir bölümden mi, bir başka bağımsız bölümden mi, yoksa doğrudan doğruya sigortalı işyerinin bulunduğu kısımdan mı kaynaklandığı, riziko tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi hükmündeki illiyet bağını kesen bir durumun olup olmadığı hususları incelenmiş ve değerlendirilmiş değildir. Bu durumda mahkemece bilirkişilerden gerekirse ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, hasarın oluşum sebep ve şekli belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3824 E. 2019/1131 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakkı ihlali · sahte kimlik · uygun illiyet bağı · illiyet bağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «sahte kimlik» kullanarak davalı bankada davacı adına hesap açan dava dışı .... kişinin eyleminin, davalı bankanın sorumluluğunu gerektiren illiyet bağını kestiği, manevi tazminat yönünden ise doğrudan davacının «kişilik hakkı ihlal» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, davalının iddia olunan haksız ve hukuka aykırı eylemi ile davacının uğradığı zarar arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup, .... kişinin suç oluşturan eyleminin davalı bankanın sorumluluğu bakımından illiyet bağını kesen sebep olarak kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15113 E. 2011/7626 K.
Ortak:işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda2-Dava, «işyeri sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücu» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında «işyeri sigorta poliçesi» düzenlendiğini, sigortalıya ait işyerinde yağmur sebebiyle pis su gider tesisatının patlaması sonucunda «hasar» oluştuğunu davalıların sigortalı işyerinin bulunduğu taşınmazın malik ve kiralayanı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda …
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · mücbir sebep · eksper raporu · kusursuz sorumluluk · rücuan tazminat · özen yükümlülüğü · illiyet bağı
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
BK'nun 58. maddesi anlamında bina malikinin «kusursuz sorumluluğuna» gidilebilmesi için zararın binanın yapılmasındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten veya her ikisinden kaynaklanması, binanın sorumlu tutulmak istenenin mülkiyetinde olması, zararın doğması ve zarar ile binanın yapılış ve bakım eksikliği arasında «uygun illiyet bağının» olması gereklidir.
Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün düzenlediği 31.01.2006 tarihli yangın tutanağı, «ekspertiz raporu» ve bilirkişi raporunda yangının, binanın havalandırma boşluğundan geçen PVC pis su borusunun yerinden çıkarak havalandırma boşluğundan geçen elektrik tesisatının üzerine akarak elektrik tesisatının şase yapması sonrasında çıktığı belirtildiğine ve binanın pis su borusunun yapımı, bakımı, tamiri ve korunmasının davalı bina malikinin sorumluluğunda olmasına, pis su borusunun yerinden çıkmasında davacının sigortalısının bir dahlinin olduğunun da iddia edilmemiş olmasına göre davalı bina malikinin «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldıran illiyet bağını kesen bir durum bulunmadığı nazara alınmadan yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13314 E. , 2013/11711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2012 tarih ve 2011/235-2012/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.200 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında işyeri paket sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalıya ait işyerinde, yağmur sebebiyle, pis su gider tesisatının patlaması nedeniyle sızan suların hasara neden olduğunu, müvekkili tarafından hasar bedelinin ödendiğini, davalıların hasara sebebiyet veren taşınmazın malik ve kiralayanları olduğunu, ileri sürerek, 11.208,25 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporu kapsamında, davalıların Borçlar Kanunu 58. maddesi kapsamında sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 11.208,25 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında işyeri sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalıya ait işyerinde yağmur sebebiyle pis su gider tesisatının patlaması sonucunda hasar oluştuğunu davalıların sigortalı işyerinin bulunduğu taşınmazın malik ve kiralayanı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece
yapılan yargılama sonunda Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne değinerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın mahkemece yapılan inceleme davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz mahiyette hüküm kurulması için yeterli değildir. Nitekim dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda, davaya konu hasarın ne sebeple meydana geldiği, sigortalı iş yerindeki hasarın ana taşınmaza ait bir bölümden mi, bir başka bağımsız bölümden mi, yoksa doğrudan doğruya sigortalı işyerinin bulunduğu kısımdan mı kaynaklandığı, riziko tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi hükmündeki illiyet bağını kesen bir durumun olup olmadığı hususları incelenmiş ve değerlendirilmiş değildir.
Bu durumda mahkemece bilirkişilerden gerekirse ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, hasarın oluşum sebep ve şekli belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453401700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz