6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7803 E. 2013/11651 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acente acentelik teslim

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 100 · SPK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... Kıymetler A.Ş'nin aracı kuruluş olduğu, ... acentesi olarak ... ile çalıştığı, dava konusu işlemleri acente çalışanı ...'ın yaptığı, ... Piyasası Kurulunun Seri ... No: ... sayılı tebliğinin 25. maddesinde acente aracılığıyla yapılan işlemlerle ilgili olarak müşteriyle kurulan ilişkilerden doğan hukuki sorumluluğun aracı kuruma ait bulunduğu, BK'nın 100. maddesinde de yardımcı kişilerin sebep olduğu zarardan benzer sorumluluğun öngörüldüğü, davalı şirketin bu sorumluluğunu ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.901 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı aracı şirketin acentesi çalışanına devlet tahvili alınmak ve repo yapılmak üzere teslim ettiği paranın acente çalışanı tarafından yapılan usulsüz işlemler nedeniyle ödenmediği iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Daha önce tesis edilen karar, davalı aracı kurumun temyizi üzerine bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozmaya uyulmasına rağmen gereği tam olarak yerine getirilmiş değildir. Bozmada açıkça davacının devlet tahvili alacağı bakımından davalı aracı kurum savunmaları üzerinde durulması ve içinde SPK mevzuatı açısından uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gereğinden bahsedilmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda davalı aracı kurum savunmaları değerlendirilmiş, davacı talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemece, bu rapora itibar edilmediği belirtilerek önceki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi raporu ile davalı aracı kurum savunmalarına neden itibar edilmediğine dair gerekçeli kararda bir tartışma ortaya konulmamış, bu yönüyle bir değerlendirme hiç yapılmamıştır.

Bu durum karşısında, bozmaya uyulmasına rağmen gereğinin tam yapılmaması, bilirkişi raporunun aksine karar verilmesine rağmen iddia ve savunmaları değerlendirir bir gerekçe göstermeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hasar tazmini tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/7803 E.  ,  2013/11651 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2011 tarih ve 2010/441-2011/125 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/06/ 2013 günü hazır bulunan davacı asil ... ile vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı aracı kuruluş olan ...’nin müşterisi olduğunu, davalılardan ...’ın ...’nin acentesi, ...’ın ise acente çalışanı olup, işlemleri yürüttüğünü, diğer davalı ...’in ise acentedeki yolsuzluk ortaya çıkınca ...’nin ...’e gönderdiği elemanı olup, acentenin sebep olduğu zararları karşılamak üzere ...’ın adına tahsis edilmiş taşınmazı devir aldığını, müvekkilinin davalı acentenin uhdesinde (35.000,00)TL tutarında devlet tahvili ile (25.516,00) TL tutarında repodaki parasının mevcut olduğunu, müvekkilinin 18.11.1999 tarihinde acenteye müracaat ederek parasını çekmek istediğinde kendisine 19.11.1999 keşide tarihli (57.245,00) TL tutarında verilen çekin imzanın hesap sahibine ait olmadığından bahisle ödenmediğini, acente hesapları incelendiğinde müvekkilinin talimatı olmadan hesabından (575,00) TL’nin ...

isimli şahsa havale yapıldığını öğrendiğini ileri sürerek, (57.820,00) TL’nin davalılardan ...’nın sadece alacağın (15.000,00) TL’lik bölümünden sorumlu olması kaydıyla faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan .... ve ... vekili, davalı acentenin 07.08.1992 tarihinde ve sadece “menkul değerler alım satımı ile ilgili kurum acenteliği ile iştigal etmek üzere" sicile tescil ve ilan edildiğini, ... acentesi ... adına... tarafından keşide edilen çekten dolayı müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacının devlet tahvili aldığına ve repo işlemleri yaptığına ilişkin iddialarının dayanaksız ve haksız olduğunu, acentelerin faaliyetlerinin sermaye piyasası araçları ve bunlarla ilgili alım-satım emirlerinin aracı kuruma iletilmesi ile sınırlı bulunduğunu, ...’nin repo yetkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... Kıymetler A.Ş'nin aracı kuruluş olduğu, ... acentesi olarak ... ile çalıştığı, dava konusu işlemleri acente çalışanı ...'ın yaptığı, ... Piyasası Kurulunun Seri ... No: ... sayılı tebliğinin 25. maddesinde acente aracılığıyla yapılan işlemlerle ilgili olarak müşteriyle kurulan ilişkilerden doğan hukuki sorumluluğun aracı kuruma ait bulunduğu, BK'nın 100. maddesinde de yardımcı kişilerin sebep olduğu zarardan benzer sorumluluğun öngörüldüğü, davalı şirketin bu sorumluluğunu ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.901 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı aracı şirketin acentesi çalışanına devlet tahvili alınmak ve repo yapılmak üzere teslim ettiği paranın acente çalışanı tarafından yapılan usulsüz işlemler nedeniyle ödenmediği iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Daha önce tesis edilen karar, davalı aracı kurumun temyizi üzerine bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozmaya uyulmasına rağmen gereği tam olarak yerine getirilmiş değildir. Bozmada açıkça davacının devlet tahvili alacağı bakımından davalı aracı kurum savunmaları üzerinde durulması ve içinde SPK mevzuatı açısından uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gereğinden bahsedilmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda davalı aracı kurum savunmaları değerlendirilmiş, davacı talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemece, bu rapora itibar edilmediği belirtilerek önceki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, bilirkişi raporu ile davalı aracı kurum savunmalarına neden itibar edilmediğine dair gerekçeli kararda bir tartışma ortaya konulmamış, bu yönüyle bir değerlendirme hiç yapılmamıştır.

Bu durum karşısında, bozmaya uyulmasına rağmen gereğinin tam yapılmaması, bilirkişi raporunun aksine karar verilmesine rağmen iddia ve savunmaları değerlendirir bir gerekçe göstermeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452980300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.