Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14174 E. 2018/5255 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zapta karşı tekeffül↗ rücu hakkı↗ malvarlığına ilişkin dava↗ satış sözleşmesi↗ basiretli tacir↗ rücuen tazminat↗ hisse devir sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ harç↗ tacir↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, haksız tahakkuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir
sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle üçüncü kişi sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının ... numaralı bendindeki “dava tarihinden" ibaresi silinerek, yerine "ödeme tarihi olan 7/6/2010 tarihinden" ibareleri yazılmak suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, .../09/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ... Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı .... Enerji Yatırım San. ve Tic. A.Ş'ye devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında 28/06/2013 tarihinde .... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.... maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ...... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .....” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/06/2013 tarihi öncesi, yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1084 E. 2018/2695 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz kararda… kuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de «dağıtım» faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle «üçüncü kişi» sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya «rücu hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve....'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · avans faizi
Benzer bu kararda… oluştuğu, davalı tarafın dava dışı kişiye vermiş olduğu zararın davacı tarafça karşılandığı, İHDS’nin 7. maddesi gereğince davacının ödemiş olduğu parayı ve temyiz «harç» ve «masrafını» davalıdan tahsil etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.855,58 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5072 E. 2017/6866 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz kararda… kuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de «dağıtım» faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle «üçüncü kişi» sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya «rücu hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1986 E. 2018/2693 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · üçüncü kişi · rücu · Rücuen tazminat
İncelediğiniz kararda… kuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de «dağıtım» faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle «üçüncü kişi» sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya «rücu hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacağın «dağıtım» tesislerinin işletilmesinden kaynaklandığı ve İHDS’nin imza tarihinden öncesi döneme ait olduğu, davacının «üçüncü kişinin» alacağına karşılık icra dosyasına 290.307,92 TL ödediği ve bu bedel ile 5.000,00 TL temyiz «harç» ve «masraflarından» davalının İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince sorumlu olduğu, ayrıca davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 295.307,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacağın «dağıtım» tesislerinin işletilmesinden kaynaklandığı ve İHDS’nin imza tarihinden öncesi döneme ait olduğu, davacının «üçüncü kişinin» alacağına karşılık icra dosyasına 290.307,92 TL ödediği ve bu bedel ile 5.000,00 TL temyiz «harç» ve «masraflarından» davalının İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince sorumlu olduğu, ayrıca davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 295.307,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/836 E. 2018/2689 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… kuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de «dağıtım» faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle «üçüncü kişi» sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya «rücu hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; İHDS’nin imzalanmasından önce davalı tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturası nedeniyle açılan «menfi tespit» davasında hükmedilen vekalet ücretinden İHDS’nin 7. maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu, ancak «harç» ve «masrafları» davalıya «rücu hakkı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.700,83 TL'nin 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
Diğer taraftan 29/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen alacak · dosya masrafı · menfi tespit · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; İHDS’nin imzalanmasından önce davalı tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturası nedeniyle açılan «menfi tespit» davasında hükmedilen vekalet ücretinden İHDS’nin 7. maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu, ancak «harç» ve «masrafları» davalıya «rücu hakkı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.700,83 TL'nin 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «harç» ve «masraflar» için davalıya «rücu» edilemeyeceği gerekçesiyle davacının harç ve masraflarına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Buna göre, «rücuya» konu dava nedeniyle yapılan temyiz «harç» ve «masraflarının» İHDS kapsamında olmadığına dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, «rücu» talebine konu dava nedeniyle yapılan «harç» ve «masraf» ödemelerinden de İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu gözetilerek davacının bu talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/138 E. 2018/3217 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · üçüncü kişi · rücu
İncelediğiniz kararda… kuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de «dağıtım» faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle «üçüncü kişi» sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya «rücu hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
… dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce davalıya karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ...'ın sorumlu olduğu, dava açılmadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediği için dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 60.043,21 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · temerrüt · kesin hüküm · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… dava konusu alacakla ilgili olayın İHDS’nin imza tarihinden önce gerçekleştiği ve davanın bu sözleşmeden önce davalıya karşı açıldığı, bu nedenle davacı tarafından «üçüncü kişiye» ödenen miktarın tümünden davalı ...'ın sorumlu olduğu, dava açılmadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediği için dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 60.043,21 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ....
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 60.043,21 TL'nin ödeme tarihi olan 29/01/2009 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… va dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.841,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/05/2018 tarihinde «kesin» olarak oyçokluğuyla karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12372 E. 2018/2692 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz kararda… kuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de «dağıtım» faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle «üçüncü kişi» sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya «rücu hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 24/07/2006 tarihli İHDS’nin 7.4 ve diğer maddeleri uyarınca sözleşmenin imzalanmasından önce üçüncü kişilerin elektrik «dağıtım» faaliyetleri ile ilgili taleplerinden davalı...'ın sorumlu olduğu, bu nedenle davacı tarafından ödenen 288.307,77 TL’den davalının sorumlu olduğu, ancak davadan önce davalı tarafın «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 288.307,77 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9665 E. 2018/3160 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda… kuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de «dağıtım» faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle «üçüncü kişi» sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya «rücu hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaAncak, «rücu hakkı» başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren f …
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
… yılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiye'deki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda… eme tarihi olan 04.09.2009 tarihinden...'' ibaresi yazılmak suretiyle kararın davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.502,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının ist …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9171 E. 2018/2415 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · üçüncü kişi · rücu · Rücuen tazminat
İncelediğiniz kararda… kuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de «dağıtım» faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle «üçüncü kişi» sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya «rücu hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «üçüncü kişiye» yapılan ödemenin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin akdedildiği tarih olan 24.07.2006 tarihinden önceki döneme isabet eden olaylara dayandığı, davacının İşletme Ha …
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14174 E. , 2018/5255 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2016 tarih ve 2015/428-2016/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin özelleştirilmesi maksadıyla 4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirilmesi suretiyle kurulduğunu, özelleştirme işlemleri gereği ...'ın mülkiyetinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkını ....07.2006 tarihli İHDS ile devrettiğini, ...'ın hisselerinin tamamının 28.06.2013 tarihli hisse satış sözleşmesi ile .... Enerji Yatırım San. ve Tic. A.Ş.'ye satıldığını, dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü 2004 yılında meydana gelen bir olay neticesinde müvekkili şirkete ... .... Sulh Mahkemesinin 2008/404 sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, söz konusu tahkikat sonucunda 18.....2009 tarihinde karar verildiğini ve Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, adı geçen mahkeme ilamı uyarınca ...
8. 1 İcra Müdürlüğünün 2010/6358 E sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip yapıldığını, toplam 4.240,32 TL'nin müvekkili şirket tarafından 07.06.2010 tarihinde zaruri olarak ödendiğini, olayın davalı ... ile akdedilen ....07.2006 tarihli İHDS öncesinde gerçekleştiğini, söz konusu olaydan kaynaklanan sorumluluğun İHDS 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davalı ...'ta olmasına rağmen ödemenin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, sözleşmenin 7.4. ve 7.6. maddeleri hükümleri gereğince sorumluluğun müvekkili şirkette olmadığını, dava konusu tazminatlara sebep teşkil eden olayın ... ile... arasında akdedilen İHDS öncesinde gerçekleştiğini,bu tarihten önceki sorumluluğun ...'a ait olduğunu ileri sürerek ...
.... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/404 E sayılı ilamı uyarınca müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 4.240,32 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, haksız tahakkuk işleminin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” öncesinde meydana geldiği .../07/2006 tarihli işletme hakkı devir
sözleşmesinin 7. maddesinin 4. ve 6. bentlerinde de dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, haksız tahakkuka konu abonenin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle üçüncü kişi sayılacağı, 28.06.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinde, İHDS'nin saklı tutulduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacı şirketin davalıya rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının ... numaralı bendindeki “dava tarihinden" ibaresi silinerek, yerine "ödeme tarihi olan 7/6/2010 tarihinden" ibareleri yazılmak suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, .../09/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ... Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı .... Enerji Yatırım San. ve Tic. A.Ş'ye devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında 28/06/2013 tarihinde .... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.... maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ...... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .....” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/06/2013 tarihi öncesi, yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında bulunmaması nedeniyle 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, 28.06.2013 günlü sözleşmeden önce gerçekleşen dava konusu ödemeden dolayı, 28.06.2013 sözleşmenin 9.... ve 9.4 maddeleri gereğince davalının sorumluluğu bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile dava reddedilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddiyle yazılı gerekçe ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452189800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz