Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5072 E. 2017/6866 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zapta karşı tekeffül↗ rücu hakkı↗ malvarlığına ilişkin dava↗ satış sözleşmesi↗ basiretli tacir↗ rücuen tazminat↗ hisse devir sözleşmesi↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ harç↗ tacir↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının birinci bendindeki "dava tarihinden" ibaresi silinerek, yerine "ödeme tarihi olan 25.08.2010 tarihinden itibaren" ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı... Enerji Yatırım San. ve Tic. A.Ş'ye devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce 25/08/2010 tarihinde yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında 28/06/2013 tarihinde... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ...... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .....” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/06/2013 tarihi öncesi, 25/08/2010 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9171 E. 2018/2415 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «üçüncü kişiye» yapılan ödemenin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin akdedildiği tarih olan 24.07.2006 tarihinden önceki döneme isabet eden olaylara dayandığı, davacının İşletme Ha …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12630 E. 2018/3945 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ....'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi 2004/610 E- 2007/624 K. sayılı kararı gereğince 3.128,36 TL tutarındaki ödemeden davalının sorumlu olduğu ancak «temerrüdün» varlığı belgelendirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.128,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1606 E. 2016/6779 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu kararda… ek, yerine "ödeme tarihi olan 25.08.2011 tarihinden" ibareleri yazılmak suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.919,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.06.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7.4 ve 7.6 maddesi uyarınca ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 37.489,42 TL'nin dava tarihi olan 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Rücuen tazminat | Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13517 E. 2016/7778 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · ihbar · dosya masrafı · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu kararda2. maddesi uyarınca davanın ...'a «ihbar» edilmemesi nedeniyle davalının icra «harç» ve «masrafları» ile işlemiş faizden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 22.528,50 TL'nin dava tarihi olan 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… aresi silinerek, yerine "ödeme tarihi olan 13.12.2007" ibaresi yazılmak suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.126,49 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/10/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2301 E. 2016/9721 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · işlemiş faiz · ihbar · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7. maddesinde 3. kişilerin hak iddialarının düzenlendiği, 7.4 maddesinde «dağıtım» faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, bu faaliyetler nedeniyle 3. kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu belirtilmiş olup, 7.6 maddesinde sözleşmenin imza tarihinden önce dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun ...'a ait olduğu, bu dönemde yürütülmüş bulunan faaliyetler nedeniyle 3. kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabın ... olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davalardan doğacak mali yükümlülüğün ... tarafından ödeneceği, davacı tarafça mahkeme kararlarına istinaden ödeme yapılmış ise de; davanın davalı şirkete «ihbar» edilmediği, bu nedenle davacının «işlemiş faiz» ve icra giderlerini davalıdan talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 10.694,44 TL'nin dava tarihi olan 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… 2.2015 tarihinden" ibaresi çıkartılarak, yerine "ödeme tarihi olan 27.11.2012 tarihinden" ibaresi yazılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 547.54 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/12/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde «dahil» olduğu 20 şirket, Türkiyedeki «dağıtım» bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer «tüzel kişiliğe» sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmes …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13516 E. 2016/7625 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · ihbar · dosya masrafı · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu kararda… na göre; davalının işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca sorumlu olduğu, davacı tarafça mahkeme kararlarına istinaden ödeme yapılmış ise de davanın davalı şirkete «ihbar» edilmediği, bu nedenle davalının icra «harç» ve «masrafları» ile işlemiş faizden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 38.033,19 TL'nin dava tarihi olan 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… aresi silinerek, yerine "ödeme tarihi olan 07/03/2013" ibaresi yazılmak suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.920,83 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29/09/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12372 E. 2018/2692 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 24/07/2006 tarihli İHDS’nin 7.4 ve diğer maddeleri uyarınca sözleşmenin imzalanmasından önce üçüncü kişilerin elektrik «dağıtım» faaliyetleri ile ilgili taleplerinden davalı...'ın sorumlu olduğu, bu nedenle davacı tarafından ödenen 288.307,77 TL’den davalının sorumlu olduğu, ancak davadan önce davalı tarafın «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 288.307,77 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13518 E. 2016/7854 K.
Ortak:zapta karşı tekeffül · rücu hakkı · malvarlığına ilişkin dava · satış sözleşmesi · rücuen tazminat · hisse devir sözleşmesi · rücu · sebepsiz zenginleşme · Rücuen tazminat
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Benzer bu karardaDiğer taraftan 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden ,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve «rücu hakkı» bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin «malvarlığında» meydana gelen «kaybı» gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu kararda… 02/2008, 516,56 TL sinin ödeme tarihi olan 10/05/2007" ibaresi yazılmak suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.121,02 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/10/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 22.421,56 TL'nin dava tarihi olan 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5072 E. , 2017/6866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/01/2016 tarih ve 2015/454-2016/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada müvekkili aleyhine... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan menfi tesbit davası nedeniyle müvekkili tarafından icra dosyasına toplam 5.176,34 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; alacağa konu menfi tesbit davasına konu faturanın işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki dönemi kapsaması, sözleşme gereği önceki dönemle ilgili davalardan doğan mali yükümlülükleri ...'a ait olması nedeni ile davacının ödediği bedeli istemekte haklı olduğu, sorumluluğun dayanağı olan sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddesinde ihbar yükümlülüğü de olmadığı, mahkeme ilamı ve sonrasındaki icra takibinde yapılan hesaplama ile ödenen miktara yönelik davalı tarafça itiraz olmadığından bilirkişi incelemesine de gerek olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 5.176,34 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının birinci bendindeki "dava tarihinden" ibaresi silinerek, yerine "ödeme tarihi olan 25.08.2010 tarihinden itibaren" ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı Yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır.
... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28.06.2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı... Enerji Yatırım San. ve Tic. A.Ş'ye devredilerek 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Dava konusu ödeme, davacıya ait hisselerin tamamının kamuya ait olduğu, 28/06/2013 tarihli hisse satış sözleşmesinden önce 25/08/2010 tarihinde yapılmıştır.
Özelleştirme aşamasında 28/06/2013 tarihinde... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları temel alınarak “devre esas” bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmiş olup dava konusu ödeme bilançoda yer almaksızın işlemler ikmal edilmek suretiyle... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel sektöre devri gerçekleştirilmiştir.
Bu halde, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden, davalı ...'tan geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamaz.
Keza, 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ...... şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .....” hükmü karşısında da davalının sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 28.06.2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmü de davalının sorumluluğunun olmadığını göstermektedir.
Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır.
Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/06/2013 tarihi öncesi, 25/08/2010 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır.
Sonuç olarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında bulunmaması nedeniyle 28.06.2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, 28.06.2013 günlü sözleşmeden önce gerçekleşen 25/08/2010 günlü dava konusu ödemeden dolayı, 28.06.2013 sözleşmenin 9.3 ve 9.4 maddeleri gereğince davalının sorumluluğu bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile dava reddedilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddiyle yazılı gerekçe ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388038100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz