İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14326 E. 2018/5220 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun ifası↗ 3095 sayılı kanun↗ mevduat hesabı↗ hisse senedi↗ sebepsiz zenginleşme↗ işlemiş faiz↗ tenfiz↗ istirdat↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu hisse senetlerinin tamamının dava tarihinden sonra davacıya teslim edildiği, Federal ... Cumhuriyeti ... Eyalet Mahkemesince verilen kararın ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 E 2011/471 K sayılı karar ile tenfizine karar verildiği, kararın kesinleştiği, tenfizine karar verilen yabancı mahkeme kararı uyarınca davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken tutarın 104.224,55 Euro olduğu, davacı tarafından davalıya ödenen miktarın 121.898,55 Euro olduğu, davacı tarafça davalı tarafa yabancı mahkeme
kararı uyarınca fazladan ....674,00 Euro ödeme yapıldığı, davacının sebepsiz zenginleşmesi iddiasına konu ....256,43 Euro hisse senedi bedeline ilişkin ise yabancı mahkeme tarafından karara bağlandığı gerekçesiyle, davaya konu hisse senetlerinin tamamının 11/07/2013 tarihinde davalı tarafından davacıya iade olunması sebebiyle hisse senetlerinin iadesine ilişkin davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazla ödemeye ilişkin istirdat talebinin kabulü ile ....670 Euro'nun 30/11/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO cinsinde para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabını ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 60 adet hisse senedine ilişkin davalının yabancı mahkemedeki gerçek dışı beyanına dayalı istirdat talebinin ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 Esas 2011/471 Karar 28/09/2012 tarihli tenfiz kararı uyarınca kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat talebine ilişkindir. Davalı yanca, ... Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 14...2010 tarihli 8 O 454/07 nolu kararın tenfizi istemiyle ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve karar Yargıtay denetiminden geçerek 28.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen karara istinaden davacı, 30.11.2012 tarihinde davalı avukatı Bora Berk Özyıldız hesabına 283.536,03 TL yatırmış olup bu husus tarafların kabulündedir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, 66.953,67 EURO asıl olacak, 37.270,88 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 104.224,55 EURO karşılığı Türk Lirasının davacı yanca ödenmesi gerekirken yapılan hatalı hesap sonucu 121.898,55 EURO karşılığı 283.536,03 TL’nin davalı yan avukatına ödendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda Borçlar Kanunu 99.maddesi uyarınca yabancı para borcunun ödeme günündeki rayici üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak borcun ifası sağlanmış olup, bu durumda davalının sebepsiz zenginleşmesi de Türk Lirası cinsinden olmuştur. Bu itibarla mahkemece fazla yapılan ödemenin Türk Lirası olduğu, davalının Türk Lirası cinsinden sebepsiz zenginleştiği göz ardı edilerek, fazla ödemenin EURO cinsinden hesaplanması ve ....670 EURO’nun ödeme gününden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsiline dair hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13468 E. 2013/11825 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 E 2011/471 K sayılı karar ile «tenfizine» karar verildiği, kararın kesinleştiği, tenfizine karar verilen yabancı mahkeme kararı uyarınca davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken tutarın 104.224,55 Euro olduğu, davacı tarafından davalıya ödenen miktarın 121.898,55 Euro olduğu, davacı tarafça davalı tarafa yabancı mahkeme kararı uyarınca fazladan ....674,00 Euro ödeme yapıldığı, davacının «sebepsiz zenginleşmesi» iddiasına konu ....256,43 Euro «hisse senedi» bedeline ilişkin ise yabancı mahkeme tarafından karara bağlandığı gerekçesiyle, davaya konu hisse senetlerinin tamamının 11/07/2013 tarihinde davalı tarafından davacıya iade olunması sebebiyle hisse senetlerinin iadesine ilişkin davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», fazla ödemeye ilişkin «istirdat» talebinin kabulü ile ....670 Euro'nun 30/11/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO cinsinde para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabını» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 60 adet hisse senedine ilişkin davalının y …
4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 Esas 2011/471 Karar 28/09/2012 tarihli «tenfiz» kararı uyarınca «kesin» hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 14...2010 tarihli 8 O 454/07 nolu kararın «tenfizi» istemiyle ...
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nin 22 O 471/08 sayılı 02.04.2009 tarihli kararının «tenfizine», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Hukuk Dairesinin 22 O 471/08 sayılı dosyasında verilen kararın «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir”.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · eda davası · tespit davası · vekalet ücreti
Benzer bu kararda3- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının «eda davası» değil «tespit davası» niteliğinde olması nedeniyle mahkemece, yargılama harcının nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir.
Hukuk Dairesi’nin 22 O 471/08 sayılı 02.04.2009 tarihli kararının «tenfizine» karar verildiği ve davacının başka talebi de olmadığı halde davanın kısmen kabulüne, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin reddine şeklinde karar verilmesi ve buna bağlı olarak da davalılar lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «nispi harca» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13980 E. 2016/8895 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dosya kapsamına göre; asıl davanın kabulüne, ....000,00 TL'nin .../.../1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 31.352,...
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Euronun «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, verilen iş bu karar davacı vekilince temyiz edilmemiştir.
Bu suretle bozma ilamı öncesinde verilen kararda talep edilen ....000,00 TL lik kısım hükümde yer almadığı, davacı tarafından temyiz edilmeksizin de bu husus kesinleştiği halde, bozma ilamına uyulması sonrasında verilen kararda hem asıl davanın kabulüne, ....000,00 TL'nin .../.../1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi hem de birleşen davanın kısmen kabulüne, 31.352,...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2808 E. 2020/820 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · istirdat · karar verilmesine yer olmadığına · İstirdat
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 E 2011/471 K sayılı karar ile «tenfizine» karar verildiği, kararın kesinleştiği, tenfizine karar verilen yabancı mahkeme kararı uyarınca davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken tutarın 104.224,55 Euro olduğu, davacı tarafından davalıya ödenen miktarın 121.898,55 Euro olduğu, davacı tarafça davalı tarafa yabancı mahkeme kararı uyarınca fazladan ....674,00 Euro ödeme yapıldığı, davacının «sebepsiz zenginleşmesi» iddiasına konu ....256,43 Euro «hisse senedi» bedeline ilişkin ise yabancı mahkeme tarafından karara bağlandığı gerekçesiyle, davaya konu hisse senetlerinin tamamının 11/07/2013 tarihinde davalı tarafından davacıya iade olunması sebebiyle hisse senetlerinin iadesine ilişkin davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», fazla ödemeye ilişkin «istirdat» talebinin kabulü ile ....670 Euro'nun 30/11/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO cinsinde para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabını» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 60 adet hisse senedine ilişkin davalının y …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı «istirdat» talebine ilişkindir.
Somut olayda Borçlar Kanunu 99.maddesi uyarınca yabancı para borcunun ödeme günündeki rayici üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak «borcun ifası» sağlanmış olup, bu durumda davalının «sebepsiz zenginleşmesi» de Türk Lirası cinsinden olmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «sebepsiz zenginleşmenin» gerçekleştiği tarih olan 30.11.2012 tarihinde Euro'nun 2,326 TL olduğu, davacı tarafça ödenmesi gereken gerçek tutarın 104.224,55 Euro karşılığı 242.426,30 TL olduğu, buna rağmen 283.536,03 TL ödeme yapıldığı, davalının 41.109,72 TL tutarında sebepsiz zenginleştiği, TBK’nın 117. maddesi uyarınca, davalının sebepsiz zenginleşme durumuna bir katkısının bulunmadığı, davalının «iyiniyetli» olmadığına dair dosyada kapsamında yeterli delilin bulunmadığı, bu bakımdan dava tarihinden önce davalının «temerrüde» düşürüldüğünün usulünce ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren alacağa faiz işletilebileceği gerekçesiyle hisse senetlerinin iadesine ve 3.256,80 Euro’nun iadesine yönelik talebe ilişkin açılan dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», «istirdata» ilişkin talep bakımından açılan davanın kabulüyle 41.109,72 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-) Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı «istirdat» talebine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, bozma ilamıyla davacı yararına oluşan usuli «müktesep hak» nazara alınarak, belirlenen alacağa «sebepsiz zenginleşme» tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · temerrüt tarihi · iyiniyet · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece verilen kararda hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine karar verilmiş ise de, bozma ilamından önce verilen 14.07.2016 tarihli karara yönelik davalı tarafça ileri sürülen «temerrüt tarihine» ilişkin temyiz itirazlarının, Dairemizce verilen bozma ilamıyla reddedildiği nazara alındığında, temerrüt tarihine ilişkin hususta, davacı yararına usuli müktesep hakkın oluştuğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «sebepsiz zenginleşmenin» gerçekleştiği tarih olan 30.11.2012 tarihinde Euro'nun 2,326 TL olduğu, davacı tarafça ödenmesi gereken gerçek tutarın 104.224,55 Euro karşılığı 242.426,30 TL olduğu, buna rağmen 283.536,03 TL ödeme yapıldığı, davalının 41.109,72 TL tutarında sebepsiz zenginleştiği, TBK’nın 117. maddesi uyarınca, davalının sebepsiz zenginleşme durumuna bir katkısının bulunmadığı, davalının «iyiniyetli» olmadığına dair dosyada kapsamında yeterli delilin bulunmadığı, bu bakımdan dava tarihinden önce davalının «temerrüde» düşürüldüğünün usulünce ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren alacağa faiz işletilebileceği gerekçesiyle hisse senetlerinin iadesine ve 3.256,80 Euro’nun iadesine yönelik talebe ilişkin açılan dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», «istirdata» ilişkin talep bakımından açılan davanın kabulüyle 41.109,72 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
3-) Ayrıca, mahkemece hüküm altına alınan alacağa «yasal faiz» işletilmesine karar verilmiş ise de bozma ilamına konu 14.07.2016 tarihli karara yönelik olarak davalı tarafça, faize ilişkin hususlarda yapılan temyiz itirazlarının da Dairemizin bozma ilamıyla reddedildiği nazara alındığında, faize ilişkin hususta da davacı yararına usuli müktesep hakkın oluştuğu anlaşılmakla, mahkemece, belirlenen alacağın, davacı yararına oluşan usuli «müktesep hak» nazara alınarak, avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmi …
Bu durumda mahkemece, bozma ilamıyla davacı yararına oluşan usuli «müktesep hak» nazara alınarak, belirlenen alacağa «sebepsiz zenginleşme» tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2808 E. 2020/820 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · istirdat · karar verilmesine yer olmadığına · İstirdat
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 E 2011/471 K sayılı karar ile «tenfizine» karar verildiği, kararın kesinleştiği, tenfizine karar verilen yabancı mahkeme kararı uyarınca davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken tutarın 104.224,55 Euro olduğu, davacı tarafından davalıya ödenen miktarın 121.898,55 Euro olduğu, davacı tarafça davalı tarafa yabancı mahkeme kararı uyarınca fazladan ....674,00 Euro ödeme yapıldığı, davacının «sebepsiz zenginleşmesi» iddiasına konu ....256,43 Euro «hisse senedi» bedeline ilişkin ise yabancı mahkeme tarafından karara bağlandığı gerekçesiyle, davaya konu hisse senetlerinin tamamının 11/07/2013 tarihinde davalı tarafından davacıya iade olunması sebebiyle hisse senetlerinin iadesine ilişkin davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», fazla ödemeye ilişkin «istirdat» talebinin kabulü ile ....670 Euro'nun 30/11/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO cinsinde para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabını» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 60 adet hisse senedine ilişkin davalının y …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı «istirdat» talebine ilişkindir.
Somut olayda Borçlar Kanunu 99.maddesi uyarınca yabancı para borcunun ödeme günündeki rayici üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak «borcun ifası» sağlanmış olup, bu durumda davalının «sebepsiz zenginleşmesi» de Türk Lirası cinsinden olmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «sebepsiz zenginleşmenin» gerçekleştiği tarih olan 30.11.2012 tarihinde Euro'nun 2,326 TL olduğu, davacı tarafça ödenmesi gereken gerçek tutarın 104.224,55 Euro karşılığı 242.426,30 TL olduğu, buna rağmen 283.536,03 TL ödeme yapıldığı, davalının 41.109,72 TL tutarında sebepsiz zenginleştiği, TBK’nın 117. maddesi uyarınca, davalının sebepsiz zenginleşme durumuna bir katkısının bulunmadığı, davalının «iyiniyetli» olmadığına dair dosyada kapsamında yeterli delilin bulunmadığı, bu bakımdan dava tarihinden önce davalının «temerrüde» düşürüldüğünün usulünce ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren alacağa faiz işletilebileceği gerekçesiyle hisse senetlerinin iadesine ve 3.256,80 Euro’nun iadesine yönelik talebe ilişkin açılan dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», «istirdata» ilişkin talep bakımından açılan davanın kabulüyle 41.109,72 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-) Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı «istirdat» talebine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, bozma ilamıyla davacı yararına oluşan usuli «müktesep hak» nazara alınarak, belirlenen alacağa «sebepsiz zenginleşme» tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · temerrüt tarihi · iyiniyet · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece verilen kararda hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine karar verilmiş ise de, bozma ilamından önce verilen 14.07.2016 tarihli karara yönelik davalı tarafça ileri sürülen «temerrüt tarihine» ilişkin temyiz itirazlarının, Dairemizce verilen bozma ilamıyla reddedildiği nazara alındığında, temerrüt tarihine ilişkin hususta, davacı yararına usuli müktesep hakkın oluştuğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «sebepsiz zenginleşmenin» gerçekleştiği tarih olan 30.11.2012 tarihinde Euro'nun 2,326 TL olduğu, davacı tarafça ödenmesi gereken gerçek tutarın 104.224,55 Euro karşılığı 242.426,30 TL olduğu, buna rağmen 283.536,03 TL ödeme yapıldığı, davalının 41.109,72 TL tutarında sebepsiz zenginleştiği, TBK’nın 117. maddesi uyarınca, davalının sebepsiz zenginleşme durumuna bir katkısının bulunmadığı, davalının «iyiniyetli» olmadığına dair dosyada kapsamında yeterli delilin bulunmadığı, bu bakımdan dava tarihinden önce davalının «temerrüde» düşürüldüğünün usulünce ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren alacağa faiz işletilebileceği gerekçesiyle hisse senetlerinin iadesine ve 3.256,80 Euro’nun iadesine yönelik talebe ilişkin açılan dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», «istirdata» ilişkin talep bakımından açılan davanın kabulüyle 41.109,72 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
3-) Ayrıca, mahkemece hüküm altına alınan alacağa «yasal faiz» işletilmesine karar verilmiş ise de bozma ilamına konu 14.07.2016 tarihli karara yönelik olarak davalı tarafça, faize ilişkin hususlarda yapılan temyiz itirazlarının da Dairemizin bozma ilamıyla reddedildiği nazara alındığında, faize ilişkin hususta da davacı yararına usuli müktesep hakkın oluştuğu anlaşılmakla, mahkemece, belirlenen alacağın, davacı yararına oluşan usuli «müktesep hak» nazara alınarak, avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmi …
Bu durumda mahkemece, bozma ilamıyla davacı yararına oluşan usuli «müktesep hak» nazara alınarak, belirlenen alacağa «sebepsiz zenginleşme» tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14326 E. , 2018/5220 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2016 tarih ve 2016/76-2016/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete ait bir kısım hamiline yazılı hisse senetlerinin sahibi olduğunu iddia ederek ... Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açtığını, yabancı mahkeme tarafından hisse senetlerinin iadesine karar verilmeksizin toplam 66.953,67 Euro'nun müvekkili şirketten tahsiline karar verildiğini, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tenfiz edildiğini, toplamda davalı hesabına 121.898,55 Euro karşılığı 283.536,03 TL yatırıldığını, oysa davalının toplam alacağının 104.220,88 Euro olduğunu, davalıya fazladan ....670,00 Euro ödeme yapıldığını iddia ederek sebepsiz zenginleşme tarihi olan 30/11/2012 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan ....670 Euro'nun aynen tahsiline karar verilmesini, elinde bulunan hisse senetlerinin iadesine hükmedilmesini ve yabancı mahkeme yargılaması sırasında elinde bulunmamasına rağmen varmış gibi gösterdiği bir kısım hisse senetleri karşılığı hükmedilen ....256,43 Euro'nun 30/11/2012 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan aynen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yetki itirazında bulunmuş olup müvekkiline fazla ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu hisse senetlerinin tamamının dava tarihinden sonra davacıya teslim edildiği, Federal ... Cumhuriyeti ... Eyalet Mahkemesince verilen kararın ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 E 2011/471 K sayılı karar ile tenfizine karar verildiği, kararın kesinleştiği, tenfizine karar verilen yabancı mahkeme kararı uyarınca davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken tutarın 104.224,55 Euro olduğu, davacı tarafından davalıya ödenen miktarın 121.898,55 Euro olduğu, davacı tarafça davalı tarafa yabancı mahkeme
kararı uyarınca fazladan ....674,00 Euro ödeme yapıldığı, davacının sebepsiz zenginleşmesi iddiasına konu ....256,43 Euro hisse senedi bedeline ilişkin ise yabancı mahkeme tarafından karara bağlandığı gerekçesiyle, davaya konu hisse senetlerinin tamamının 11/07/2013 tarihinde davalı tarafından davacıya iade olunması sebebiyle hisse senetlerinin iadesine ilişkin davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazla ödemeye ilişkin istirdat talebinin kabulü ile ....670 Euro'nun 30/11/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO cinsinde para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabını ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 60 adet hisse senedine ilişkin davalının yabancı mahkemedeki gerçek dışı beyanına dayalı istirdat talebinin ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 Esas 2011/471 Karar 28/09/2012 tarihli tenfiz kararı uyarınca kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat talebine ilişkindir. Davalı yanca, ... Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 14...2010 tarihli 8 O 454/07 nolu kararın tenfizi istemiyle ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve karar Yargıtay denetiminden geçerek 28.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen karara istinaden davacı, 30.11.2012 tarihinde davalı avukatı Bora Berk Özyıldız hesabına 283.536,03 TL yatırmış olup bu husus tarafların kabulündedir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, 66.953,67 EURO asıl olacak, 37.270,88 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 104.224,55 EURO karşılığı Türk Lirasının davacı yanca ödenmesi gerekirken yapılan hatalı hesap sonucu 121.898,55 EURO karşılığı 283.536,03 TL’nin davalı yan avukatına ödendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda Borçlar Kanunu 99.maddesi uyarınca yabancı para borcunun ödeme günündeki rayici üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak borcun ifası sağlanmış olup, bu durumda davalının sebepsiz zenginleşmesi de Türk Lirası cinsinden olmuştur.
Bu itibarla mahkemece fazla yapılan ödemenin Türk Lirası olduğu, davalının Türk Lirası cinsinden sebepsiz zenginleştiği göz ardı edilerek, fazla ödemenin EURO cinsinden hesaplanması ve ....670 EURO’nun ödeme gününden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsiline dair hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452147000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz