Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16036 E. 2013/4531 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunma hakkının kısıtlanması↗ savunma hakkı↗ adli yardım↗ kısıtlılık↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya savunma hakkının tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya sunulan tebliğ evraklarından ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, dava dilekçesinin ... Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 18.....2007 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, kararın ise yine aynı yolla ....06.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının ve bu karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9429 E. 2013/21772 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkının» tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının ve bu karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenilen yabancı mahkeme ilamının davalıya Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ edilmediği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen kararın davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmediği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12176 E. 2012/21052 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkının» tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının ve bu karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12736 E. 2012/21622 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkının» tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının ve bu karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfizi» istenen kararın davalıya nasıl tebliğ edildiği araştırılarak, usulünce kesinleşip kesinleşmediği belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davaya konu mahkeme kararının 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş,davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 08.06.2 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfizi» istenen kararın davalıya nasıl tebliğ edildiği araştırılarak, usulünce kesinleşip kesinleşmediği belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davaya konu mahkeme kararının 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş,davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 08.06.2 …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10917 E. 2012/10114 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkının» tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının ve bu karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfizi» istenen kararın davalıya nasıl tebliğ edildiği araştırılarak, usulünce kesinleşip kesinleşmediği belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davaya konu mahkeme kararının 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfizi» istenen kararın davalıya nasıl tebliğ edildiği araştırılarak, usulünce kesinleşip kesinleşmediği belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davaya konu mahkeme kararının 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5960 E. 2012/10112 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkının» tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının ve bu karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfizi» istenen kararın davalıya nasıl tebliğ edildiği araştırılarak, usulünce kesinleşip kesinleşmediği belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davaya konu mahkeme kararının 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfizi» istenen kararın davalıya nasıl tebliğ edildiği araştırılarak, usulünce kesinleşip kesinleşmediği belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davaya konu mahkeme kararının 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16036 E. , 2013/4531 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/09/2011 tarih ve 2010/398-2011/439 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/03/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır buluna davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ...Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 27.12.2007 tarih 9 O 62/07 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya savunma hakkının tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya sunulan tebliğ evraklarından ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, dava dilekçesinin ... Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 18.....2007 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, kararın ise yine aynı yolla ....06.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının ve bu karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451972400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz