Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9429 E. 2013/21772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen yabancı mahkeme ilamının davalıya Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ edilmediği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen kararın davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmediği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya sunulan tebliğ evraklarından Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 19.04.2007 tarihinde davalı vekili avukat ...'e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16036 E. 2013/4531 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenilen yabancı mahkeme ilamının davalıya Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ edilmediği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen kararın davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmediği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkının» tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının ve bu karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen karara ilişkin dava dilekçesinin davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmeyerek davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen karara ilişkin dava dilekçesinin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usule uygun biçimde davalıya tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkının» tanınmadığı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9429 E. , 2013/21772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.02.2013 tarih ve 2012/509-2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 19.01.2007 tarih 323 O 226/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen yabancı mahkeme ilamının davalıya Lahey Sözleşmesi uyarınca tebliğ edilmediği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tenfizi istenilen kararın davalıya Lahey Sözleşmesi'ne uygun bir biçimde tebliğ edilmediği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya sunulan tebliğ evraklarından Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 19.04.2007 tarihinde davalı vekili avukat ...'e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalıya usulünce tebliğ edildiği hususunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046131300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz