Sözleşmenin iptali | Devir sözleşmesinin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14504 E. 2018/5744 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiyesiz fesih↗ hisse devir sözleşmesinin iptali↗ ön inceleme aşaması↗ sözleşmenin iptali↗ şirketin tasfiyesi↗ hisse devir sözleşmesi↗ fesih↗ sulh hukuk mahkemesi↗ hukuki yarar↗ sulh↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Opiyat bağımlılığı denilen rahatsızlığının bulunduğu, bu durumuyla akli melekelerinin yerinde olduğu ancak madde kullandığı dönemlerde riskli davranışları olduğu, davacı yanın ayırt etme gücünden sürekli şekilde yoksun olduğunun söylenemeyeceği, dava konusu olaydaki devir sözleşmesinin yapıldığı ve dava dilekçesinde adı geçen kişilere vekaletname verilmesi sırasında uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ve bu durumun geçici olarak ayırt etme gücünü ortadan kaldırdığını gösteren somut bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, her ne kadar ... 11.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/636 esas sayılı kararı ile vasi atanmışsa da, dava konusu olay tarihinden sonra vasi atama kararı alındığından, yapılan hukuki işlemler açısından bir etkisinin bulunmadığı, ... m.595 hükmünde belirtilen şekle
uygun bir devir sözleşmesi yapıldığı ve devrin genel kurulda onaylandığı, bu nedenle ... açısından geçerli bir devir sözleşmesinin bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hisse devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Ancak yargılama sırasında davacı tarafça dava ıslah edilmiş olup, davacı vekili 29.03.2016 tarihli ıslah dilekçesinde davalarının şirketin ana sözleşmesinin iptaline ilişkin olduğunu ancak davalarını şirketin tasfiyesiz fesih talebi ile ıslah ettiklerini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının ıslah talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususla ilgili bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşmenin iptali | Devir sözleşmesinin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/494 E. 2024/908 K.
Ortak:tasfiyesiz fesih · hisse devir sözleşmesinin iptali · sözleşmenin iptali · şirketin tasfiyesi · hisse devir sözleşmesi · fesih · hukuki yarar · ıslah · dava şartı · Sözleşmenin iptali, Devir sözleşmesinin iptali
İncelediğiniz karardaAncak yargılama sırasında davacı tarafça dava «ıslah» edilmiş olup, davacı vekili 29.03.2016 tarihli ıslah dilekçesinde davalarının şirketin ana «sözleşmesinin iptaline» ilişkin olduğunu ancak davalarını «şirketin tasfiyesiz fesih» talebi ile ıslah ettiklerini belirtmiştir.
1- Dava, «hisse devir sözleşmesinin iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
… devir sözleşmesi yapıldığı ve devrin genel kurulda onaylandığı, bu nedenle ... açısından geçerli bir devir sözleşmesinin bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının «hukuki yarar» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «hisse devir sözleşmesinin iptali» talebini içeren davasını tamamen «ıslah» ederek «tasfiyesiz fesih» davasına dönüştürdüğü ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 180 ... maddesi uyarınca süresinde ve usulüne uygun «tam ıslah» dilekçesi vermediği, davacının ıslah hakkını kullanmış sayılmasına ve ıslahın hiç «yapılmamış sayılmasına» karar verildiği ve davaya hisse devir sözleşmesinin «iptali davası» olarak devam edildiği, davacının opiyat bağımlılığı denilen rahatsızlığı bulunduğu, bu durumuyla akli melekelerinin yerinde olduğu ancak madde kullandığı dönemlerde riskli davranışları olduğu anlaşıldığı, rapordaki tespit ışığında davacının ayırt etme gücünden sürekli şekilde yoksun olduğunun söylenemeyeceği, dava konusu olaydaki devir sözleşmesinin yapıldığı sırada uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ve bu durumun geçici olarak ayırt etme gücünü ortadan kaldırdığını gösteren somut bir delil dosya kapsamında yer almadığı, «üçüncü kişiler» tarafından aldatıldığını gösteren bir delil olmadığı, her ne kadar İstanbul 11.
Bozma Kararı Dairemizin 26.09.2018 tarih, 2016/14504 E. ve 2018/5744 K. sayılı kararıyla yargılama sırasında davacı tarafça dava «ıslah» edildiği, davacı vekili 29.03.2016 tarihli ıslah dilekçesinde davalarının şirketin ana «sözleşmesinin iptaline» ilişkin olduğunu ancak davalarını «şirketin tasfiyesiz fesih» talebi ile ıslah ettiklerini belirttiği, bu durumda Mahkemece, davacının ıslah talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususla ilgili …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «hisse devir sözleşmesinin iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tam ıslah · yapılmamış sayılma · kısıtlılık · üçüncü kişi · dolandırıcılık · iptal davası · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «hisse devir sözleşmesinin iptali» talebini içeren davasını tamamen «ıslah» ederek «tasfiyesiz fesih» davasına dönüştürdüğü ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 180 ... maddesi uyarınca süresinde ve usulüne uygun «tam ıslah» dilekçesi vermediği, davacının ıslah hakkını kullanmış sayılmasına ve ıslahın hiç «yapılmamış sayılmasına» karar verildiği ve davaya hisse devir sözleşmesinin «iptali davası» olarak devam edildiği, davacının opiyat bağımlılığı denilen rahatsızlığı bulunduğu, bu durumuyla akli melekelerinin yerinde olduğu ancak madde kullandığı dönemlerde riskli davranışları olduğu anlaşıldığı, rapordaki tespit ışığında davacının ayırt etme gücünden sürekli şekilde yoksun olduğunun söylenemeyeceği, dava konusu olaydaki devir sözleşmesinin yapıldığı sırada uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ve bu durumun geçici olarak ayırt etme gücünü ortadan kaldırdığını gösteren somut bir delil dosya kapsamında yer almadığı, «üçüncü kişiler» tarafından aldatıldığını gösteren bir delil olmadığı, her ne kadar İstanbul 11.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu bağımlısı olduğunu, fiilen ve hukuken kendi sorumluluğunu «taşıyacak», medeni ve yasal haklarını kullanabilecek durumda olmaması nedeniyle «kısıtlanmasına» karar verildiğini, davacı uyuşturucu etkisinin altındayken kendisini uyuşturucuya alıştıran ve uyuşturucu sağlayan kişiler tarafından «dolandırılarak» hukuka aykırı şekilde 3 şirketin ortağı yapıldığını, yine uyuşturucunun etkisindeyken bu kişilere söz konusu şirketin işlerini yürütmek için resmi kurum ve kuruluş …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14504 E. , 2018/5744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../04/2016 tarih ve 2014/1540-2016/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ....05.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile... Oto Bakım Ürünleri ve Petrol Kimya San. Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı olduğunu, ancak imzaladığı belgelerin devir sözleşmesi olduğunu bilmediğini, şirket ortağı olma ve hisse devir iradesinin de olmadığını, davalı firmanın tek ortağı olan diğer davalı ... tarafından müvekkile hisse devri yapıldığını, uyuşturucu bağımlısı olan müvekkilinin içeriğini bilmediği evraklara imza attığını, dava dışı ... ve....ı’nın uyuşturucunun etkisinde olduğu zamanda kendi adlarına vekalet aldıklarını, işlemler yaparak müvekkili borçlandırdıklarını ileri sürerek devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Opiyat bağımlılığı denilen rahatsızlığının bulunduğu, bu durumuyla akli melekelerinin yerinde olduğu ancak madde kullandığı dönemlerde riskli davranışları olduğu, davacı yanın ayırt etme gücünden sürekli şekilde yoksun olduğunun söylenemeyeceği, dava konusu olaydaki devir sözleşmesinin yapıldığı ve dava dilekçesinde adı geçen kişilere vekaletname verilmesi sırasında uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ve bu durumun geçici olarak ayırt etme gücünü ortadan kaldırdığını gösteren somut bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, her ne kadar ...
11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/636 esas sayılı kararı ile vasi atanmışsa da, dava konusu olay tarihinden sonra vasi atama kararı alındığından, yapılan hukuki işlemler açısından bir etkisinin bulunmadığı, ... m.595 hükmünde belirtilen şekle
uygun bir devir sözleşmesi yapıldığı ve devrin genel kurulda onaylandığı, bu nedenle ... açısından geçerli bir devir sözleşmesinin bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hisse devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Ancak yargılama sırasında davacı tarafça dava ıslah edilmiş olup, davacı vekili 29.03.2016 tarihli ıslah dilekçesinde davalarının şirketin ana sözleşmesinin iptaline ilişkin olduğunu ancak davalarını şirketin tasfiyesiz fesih talebi ile ıslah ettiklerini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının ıslah talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususla ilgili bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451769800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz