Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15235 E. 2013/12568 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur tespiti↗ itirazın iptali davası↗ kusur oranı↗ adli yardım↗ iptal davası↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen kaza neticesinde davacının sigorta güvencesi altında bulunan ...'den ..., ..., ... ve...'ye taşınmak üzere muhtelif tekstil emtialarından bir kısmının hasarlandığı, dosyaya sunulan belgelerden toplam 15.303,26 € tutarında zarar bulunduğu, davacı tarafından görevlendirilen eksper tarafından belirlenen bedelin emtia sahibine ödendiği, olayın oluş şekline göre davacı sigortalısının %50 oranında kusurlu olmaları nedeniyle davacının davalıdan uğramış olduğu zararın bu oranda tazminini talep edebileceği bilirkişinin uzmanlığına yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüne davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 7.651,63 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacağın likit olduğu gerekçesiyle de %40 inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalıya ait tır sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki kusurunun tespiti yönünden mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de raporu düzenleyen bilirkişi bu konuda uzman olmayıp davacı vekilinin de bilirkişi raporuna bu yönüyle itirazda bulunması nazara alınarak,kusur tespiti yönünden trafik bilirkişiden rapor alınması gerekirken yazılı gerekçeyle sigorta uzmanı bilirkişi raporuna, kusur oranı yönünden itibar edilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-... ile ... arasında imzalanan 04.06.1930 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 2.maddesi uyarınca davacı taraftan teminat alınmaması gerekirken, mahkemece davacı taraftan teminat alınması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-TTK. 67. md. uyarınca açılan; itirazın iptali davası olan işbu davada icra takibinde talep edilen işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin, ödemelerin hangi yük sahibine ne zaman yapıldığı belli olmadığı açıklamasını içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek reddedildiği anlaşılmakta ise de davacı vekilinin dosyaya sunduğu ödeme dekontları incelenip değerlendirilmeden, eksik inceleme neticesinde sadece asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre hükmedilen tazmini nitelikteki alacak likit olmadığı halde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9009 E. 2016/4093 K.
Ortak:işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda67. md. uyarınca açılan; «itirazın iptali davası» olan işbu davada icra takibinde talep edilen «işlemiş faize» ilişkin itirazın iptali talebinin, ödemelerin hangi yük sahibine ne zaman yapıldığı belli olmadığı açıklamasını içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek reddedildiği anlaşılmakta ise de davacı vekilinin dosyaya sunduğu ödeme dekontları incelenip değerlendirilmeden, «eksik inceleme» neticesinde sadece «asıl alacak» yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre hükmedilen tazmini nitelikteki alacak likit olmadığı halde davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… taşınmak üzere muhtelif tekstil emtialarından bir kısmının hasarlandığı, dosyaya sunulan belgelerden toplam 15.303,26 € tutarında zarar bulunduğu, davacı tarafından «görevlendirilen» eksper tarafından belirlenen bedelin emtia sahibine ödendiği, olayın oluş şekline göre davacı sigortalısının %50 oranında kusurlu olmaları nedeniyle davacının davalıdan uğramış olduğu zararın bu oranda tazminini talep edebileceği bilirkişinin uzmanlığına yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüne davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 7.651,63 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince «temerrüt faizi» uygulanmak suretiyle devamına, alacağın likit olduğu gerekçesiyle de %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… cının sigorta güvencesi altında bulunan Türkiye'den ..., ..., ... ve ...'ye taşınmak üzere muhtelif tekstil emtialarından bir kısmının hasarlandığı, davacı şirketin «hasar» bedelleri ile ilgili hak sahibine yaptığı ödemelerle ilgili dava dosyasına sunulan 4 adet dekonta göre toplam 16.753,33 Euro tutarında ödeme yapıldığı; ancak davacının icra takibinde «asıl alacak» olarak talebini 15.303,26 Euro olarak talep ettiği ve zararın bu miktarda olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yine 1.358,43 Euro «işlemiş faiz» alacağı olduğu, davacının icra takibinde işlemiş faiz olarak 801,85 Euro talep ettiği, olayın oluş şekline göre davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %40, davalı araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu olduğu, bu nedenle davacının davalıdan uğramış olduğu zararın bu oranda tazminini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 9.663,07 Euro asıl alacak, 801,85 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.464,44 Euro alacak üzerinden devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle «icra inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece yukarıda yapılan tespitlere rağmen, belirlenen «hasar» mikatrının %60 'ının «asıl alacak» miktarı olarak belirlenmesi ile bu kısma ilişkin takip tarihine kadar «işlemiş faizin» hesaplattırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, asıl alacak ile işlemiş faizin toplamının %60'ının asıl alacak olarak hüküm altına alınması ve bu mikta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu kararda2- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… cının sigorta güvencesi altında bulunan Türkiye'den ..., ..., ... ve ...'ye taşınmak üzere muhtelif tekstil emtialarından bir kısmının hasarlandığı, davacı şirketin «hasar» bedelleri ile ilgili hak sahibine yaptığı ödemelerle ilgili dava dosyasına sunulan 4 adet dekonta göre toplam 16.753,33 Euro tutarında ödeme yapıldığı; ancak davacının icra takibinde «asıl alacak» olarak talebini 15.303,26 Euro olarak talep ettiği ve zararın bu miktarda olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yine 1.358,43 Euro «işlemiş faiz» alacağı olduğu, davacının icra takibinde işlemiş faiz olarak 801,85 Euro talep ettiği, olayın oluş şekline göre davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %40, davalı araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu olduğu, bu nedenle davacının davalıdan uğramış olduğu zararın bu oranda tazminini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 9.663,07 Euro asıl alacak, 801,85 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.464,44 Euro alacak üzerinden devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle «icra inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taşınan emtiada oluşan «hasar» toplam 15.303,26 Euro olarak belirlenmiş ve davalı araç sürücüsünün ise oluşan hasardan %60 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Ancak mahkemece yukarıda yapılan tespitlere rağmen, belirlenen «hasar» mikatrının %60 'ının «asıl alacak» miktarı olarak belirlenmesi ile bu kısma ilişkin takip tarihine kadar «işlemiş faizin» hesaplattırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, asıl alacak ile işlemiş faizin toplamının %60'ının asıl alacak olarak hüküm altına alınması ve bu mikta …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7460 E. 2022/2777 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım bedeli · sabit yatırım · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl dava bakımından, «terkin» harcı talebine ilişkin olarak karar «verilmesine yer olmadığına», «sabit yatırım bedeline» ilişkin talebin ise kabulü ile, 100.303,02 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen dava bakımından ise birleşen davada daha önce verilen kararın kesinleştiğinden bahi …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12936 E. 2016/9113 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda4-Kabule göre hükmedilen tazmini nitelikteki alacak likit olmadığı halde davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… taşınmak üzere muhtelif tekstil emtialarından bir kısmının hasarlandığı, dosyaya sunulan belgelerden toplam 15.303,26 € tutarında zarar bulunduğu, davacı tarafından «görevlendirilen» eksper tarafından belirlenen bedelin emtia sahibine ödendiği, olayın oluş şekline göre davacı sigortalısının %50 oranında kusurlu olmaları nedeniyle davacının davalıdan uğramış olduğu zararın bu oranda tazminini talep edebileceği bilirkişinin uzmanlığına yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüne davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 7.651,63 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince «temerrüt faizi» uygulanmak suretiyle devamına, alacağın likit olduğu gerekçesiyle de %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin ....651,30 EURO üzerinden devamına, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15235 E. , 2013/12568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2012 tarih ve 2011/399-2012/130sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin sigortalısı olan ... ... Seyahat ve Taşıma Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı tıra davalı şirkete ait ... plakalı tırın arkadan kusurlu bir şekilde çarpması sebebiyle araç içerisinde taşınan emtiaların hasarlandığını, görevlendirilen eksper tarafından tespit edilen hasar bedelini zarara uğrayan ... ... Seyahat ve Taşıma Tic. Ltd. Şti.'ne ödediğini, halefiyet yoluyla davalıdan talep etmesine rağmen ödeme yapmadığından icra takibine geçildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, iddia ederek davalının itirazının tirazın iptali ile takibin devamına, %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının belgelerini ibraz etmediği için ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen kaza neticesinde davacının sigorta güvencesi altında bulunan ...'den ..., ..., ... ve...'ye taşınmak üzere muhtelif tekstil emtialarından bir kısmının hasarlandığı, dosyaya sunulan belgelerden toplam 15.303,26 € tutarında zarar bulunduğu, davacı tarafından görevlendirilen eksper tarafından belirlenen bedelin emtia sahibine ödendiği, olayın oluş şekline göre davacı sigortalısının %50 oranında kusurlu olmaları nedeniyle davacının davalıdan uğramış olduğu zararın bu oranda tazminini talep edebileceği bilirkişinin uzmanlığına yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüne davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 7.651,63 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacağın likit olduğu gerekçesiyle de %40 inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalıya ait tır sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki kusurunun tespiti yönünden mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de raporu düzenleyen bilirkişi bu konuda uzman olmayıp davacı vekilinin de bilirkişi raporuna bu yönüyle itirazda bulunması nazara alınarak,kusur tespiti yönünden trafik bilirkişiden rapor alınması gerekirken yazılı gerekçeyle sigorta uzmanı bilirkişi raporuna, kusur oranı yönünden itibar edilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-... ile ... arasında imzalanan 04.06.1930 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 2.maddesi uyarınca davacı taraftan teminat alınmaması gerekirken, mahkemece davacı taraftan teminat alınması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-TTK.
67. md. uyarınca açılan; itirazın iptali davası olan işbu davada icra takibinde talep edilen işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin, ödemelerin hangi yük sahibine ne zaman yapıldığı belli olmadığı açıklamasını içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek reddedildiği anlaşılmakta ise de davacı vekilinin dosyaya sunduğu ödeme dekontları incelenip değerlendirilmeden, eksik inceleme neticesinde sadece asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre hükmedilen tazmini nitelikteki alacak likit olmadığı halde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1numaralı,2 numaralı ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451684000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz