Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3940 E. 2013/4238 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekile tebliğ↗ adli yardım↗ tenfiz↗ yargılama gideri↗ dosya masrafı↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının ve dava dilekçesinin davalıya ... aracılığıyla tebliğ edildiğine dair tebliğ evraklarının davacı tarafından ibraz edilmediği, bu nedenle kesinleşmiş bir karar söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O .../07 numaralı kararının ve yargılama giderlerine ilişkin masraf tespit kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin ... Sözleşmesi hükümleri kapsamında tebliğ edilmediğinden, usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davaya konu ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın temsil ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen vekile tebliğ edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, masraf tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararının ve masraf tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki vekiline tebliğ edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3937 E. 2013/3472 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, «masraf» tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararının ve «masraf» tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O .../07 numaralı kararının ve «yargılama giderlerine» ilişkin «masraf» tespit kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin ...
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da bulunan vekili Av. ...ın «temsil» ettiği ve kararın ....2008 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri kapsamında, ... vasıtası ile tebliğ edilmediği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9359 E. 2012/8202 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, «masraf» tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararının ve «masraf» tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O .../07 numaralı kararının ve «yargılama giderlerine» ilişkin «masraf» tespit kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin ...
Benzer bu karardaOysa, davaya konu Almanya Nünberg- Führt Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. ....’ın «temsil» ettiği kararın tercümesinden anlaşılmakta olup, «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar ve …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3942 E. 2013/4858 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · ibraz · temsil · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, «masraf» tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararının ve «masraf» tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının ve dava dilekçesinin davalıya ... aracılığıyla tebliğ edildiğine dair tebliğ evraklarının davacı tarafından «ibraz» edilmediği, bu nedenle kesinleşmiş bir karar söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın ve dava dilekçesinin, 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edildiğine dair belgelerin dosyaya «ibraz» edilmediği, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Oysa, davaya konu ... ... (İstinaf) Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada, davalıyı ...'da bulunan vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği, kararın 22.05.2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içerisindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı, usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9627 E. 2012/10076 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, «masraf» tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararının ve «masraf» tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O .../07 numaralı kararının ve «yargılama giderlerine» ilişkin «masraf» tespit kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin ...
Benzer bu karardaOysa, davaya konu Almanya Wuppertal Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. .....’ın «temsil» ettiği ve kararın 24.10.2007 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9631 E. 2012/10078 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, «masraf» tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararının ve «masraf» tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O .../07 numaralı kararının ve «yargılama giderlerine» ilişkin «masraf» tespit kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin ...
Benzer bu karardaMünih Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. .....’ın «temsil» ettiği ve kararın 13.01.2009 tarihinde adı geçene «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9607 E. 2012/10072 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, «masraf» tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararının ve «masraf» tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O .../07 numaralı kararının ve «yargılama giderlerine» ilişkin «masraf» tespit kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin ...
Benzer bu karardaMünih Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. .’ın «temsil» ettiği ve kararın 01.04.2009 tarihinde adı geçene «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9583 E. 2012/10071 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, «masraf» tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararının ve «masraf» tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O .../07 numaralı kararının ve «yargılama giderlerine» ilişkin «masraf» tespit kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin ...
Benzer bu karardaMünih Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. .....’ın «temsil» ettiği ve kararın 21.01.2009 tarihinde adı geçene «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3940 E. , 2013/4238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/09/2011 tarih ve 2010/160-2011/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından istenildiği an geri ödeneceği şartıyla müvekkilinden para tahsil edildiğini, bu konuda ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından lehlerine 5.521,95 EURO alacağa karar verildiğini, hükmün kesinleştiğini ileri sürerek, yabancı mahkeme ilamının ve masraf tespit kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının ve dava dilekçesinin davalıya ... aracılığıyla tebliğ edildiğine dair tebliğ evraklarının davacı tarafından ibraz edilmediği, bu nedenle kesinleşmiş bir karar söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O .../07 numaralı kararının ve yargılama giderlerine ilişkin masraf tespit kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin ... Sözleşmesi hükümleri kapsamında tebliğ edilmediğinden, usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davaya konu ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı ...'da mükim vekili Av. ...'ın temsil ettiği ve kararın 02/01/2009 tarihinde adı geçen vekile tebliğ edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu, masraf tespit kararının da yine Av. ...'a 05.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içindeki karar tercümelerinden anlaşılmaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararının ve masraf tespit kararının usulüne uygun olarak davalının ...'daki vekiline tebliğ edildiği dosyada bulunan karar tercümesinden anlaşıldığına göre, bu husus değerlendirilmeden mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451659100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz