Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13548 E. 2013/11503 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar olunan↗ mevduat hesabı↗ dolandırıcılık↗ muvafakat↗ ihbar↗ havale↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın söz konusu işlemi davacının muvafakati ile yaptığını ve aralarında süre gelen benzer uygulamalar olduğu iddiasını ispat edemediği, davacı adına gelen havaleleri ihbar olunan ...'nın hesabına aktaran davalının olayda kusurlu bulunduğu, ...'nın davacı şirketin satın alma müdürü olmasının davacı adına gelen havalelerin bu kişinin şahsi hesabına alınmasına gerekçe olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.777,70 USD'nin 20.05.2008 tarihinden itibaren ... Bankaları'nın USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışından davacı adına gelen paranın ihbar edilen ...'ya ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili delil listesinde diğer delillerin yanısıra ihbar edilen hakkındaki soruşturma dosyasına da dayanmıştır.
Dosyaya ibraz edilen, soruşturma dosyası ve içeriğindeki bilirkişi raporundan, davacı şirketin satış müdürü olan ...'nın soruşturma kapsamındaki diğer kişilerle birlikte davacı şirket ortaklarına haber vermeden başka paravan şirketler kurduğu, davacı şirketin uçaklarına bakım yapılmış gibi göstererek kurulan şirketlere para aktardığı, ...'nın ...Bankası'nda bulunan hesabına yurt dışından yüklü paralar geldiği ve ...'nın bu eylemlerinin TCK'nın 158. maddesindeki dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarını oluşturduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece öncelikle davacı şirketin satış müdürü olan ... hakkındaki ceza davasının sonucu beklenmeli ve yurt dışına satışı davacının mı yoksa ...'nın mı yaptığı hususu üzerinde durularak paranın kime ait olduğu belirlenmeli ve bundan sonra bankanın gönderilen havale dekontunda havale alıcısı ile hesap numarasının örtüşmemesine rağmen ödeme yapmakta kusurlu olup olmadığı üzerinde durularak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14087 E. 2013/19838 K.
Ortak:ihbar olunan · muvafakat · ihbar · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın söz konusu işlemi davacının «muvafakati» ile yaptığını ve aralarında süre gelen benzer uygulamalar olduğu iddiasını ispat edemediği, davacı adına gelen havaleleri «ihbar olunan» ...'nın hesabına aktaran davalının olayda kusurlu bulunduğu, ...'nın davacı şirketin satın alma müdürü olmasının davacı adına gelen havalelerin bu kişinin şahsi he …
Dava, yurt dışından davacı adına gelen paranın «ihbar» edilen ...'ya ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili delil listesinde diğer delillerin yanısıra «ihbar» edilen hakkındaki soruşturma dosyasına da dayanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankanın söz konusu işlemi davacının «muvafakati» ile yaptığını ve aralarında süre gelen benzer uygulamalar olduğu iddiasını ispat edemediği, davacı adına gelen havaleleri «ihbar olunan» ...'nın hesabına aktaran davalının olayda kusurlu bulunduğu, ...'nın davacı şirketin satın alma müdürü olmasının davacı adına gelen havalelerin bu kişinin şahsi he …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6489 E. 2013/21793 K.
Ortak:havale · Alacak
İncelediğiniz kararda… nmeli ve yurt dışına satışı davacının mı yoksa ...'nın mı yaptığı hususu üzerinde durularak paranın kime ait olduğu belirlenmeli ve bundan sonra bankanın gönderilen «havale» dekontunda havale alıcısı ile hesap numarasının örtüşmemesine rağmen ödeme yapmakta kusurlu olup olmadığı üzerinde durularak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması g …
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalının ticari kayıt ve «defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacının şirkete borç para verdiği iddiasının incelenerek, yine dosyada mevcut davalı şirket tarafından davacıya «havale» edilen 24.07.2009 tarihli banka dekontundaki "borç ödeme" ibaresi de nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal karine · yemin teklifi · karine · yemin · ispat yükü · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde «yasal karine» mevcut olduğu, aksini iddia edenin «ispat yükü» altında bulunduğu, davacının borç para verdiğini yasal delillerle ispatlamayadığı, «yemin teklif» etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf delil listesinde bilirkişi raporuna, duruşmada da şirkete verilen borcun varlığı konusunda davalı tarafın «defterlerine» dayandığı halde, davalı şirketin defter ve kayıtları incelenmeden «eksik incelemeyle» hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece davalının ticari kayıt ve «defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacının şirkete borç para verdiği iddiasının incelenerek, yine dosyada mevcut davalı şirket tarafından davacıya «havale» edilen 24.07.2009 tarihli banka dekontundaki "borç ödeme" ibaresi de nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale · ibraz
İncelediğiniz karardaDosyaya «ibraz» edilen, soruşturma dosyası ve içeriğindeki bilirkişi raporundan, davacı şirketin satış müdürü olan ...'nın soruşturma kapsamındaki diğer kişilerle birlikte davacı şirket ortaklarına haber vermeden başka paravan şirketler kurduğu, davacı şirketin uçaklarına bakım yapılmış gibi göstererek kurulan şirketlere para aktardığı, ...'nın ...Bankası'nda bulunan hesabına yurt dışından yüklü paralar geldiği ve ...'nın bu eylemlerinin TCK'nın 158. maddesindeki «dolandırıcılık» suçunun maddi unsurlarını oluşturduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
… nmeli ve yurt dışına satışı davacının mı yoksa ...'nın mı yaptığı hususu üzerinde durularak paranın kime ait olduğu belirlenmeli ve bundan sonra bankanın gönderilen «havale» dekontunda havale alıcısı ile hesap numarasının örtüşmemesine rağmen ödeme yapmakta kusurlu olup olmadığı üzerinde durularak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması g …
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Temyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Temyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.
Ortak:havale · Alacak
İncelediğiniz kararda… nmeli ve yurt dışına satışı davacının mı yoksa ...'nın mı yaptığı hususu üzerinde durularak paranın kime ait olduğu belirlenmeli ve bundan sonra bankanın gönderilen «havale» dekontunda havale alıcısı ile hesap numarasının örtüşmemesine rağmen ödeme yapmakta kusurlu olup olmadığı üzerinde durularak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması g …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · üçüncü kişi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · dosya masrafı · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendi uyarınca, havaleden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» davalardan olup 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13548 E. , 2013/11503 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, hava yolu ile taşımacılık yapan müvekkili adına, ticari ilişki içinde olduğu ...'da mukim ... . Firması tarafından gönderilen 01.07.2003 tarihinde 9.500 USD, 07.11.2003 tarihinde 8.417,20 USD, 09.12.2003 tarihinde 12.484,20 USD, 29.01.2004 tarihinde 7.876,20 USD, 05.04.2004 tarihinde 1.500 USD tutarlı toplam 39.777,60 USD havalenin, davalı banka tarafından müvekkiline ait olmayan 9093768 numaralı hesaba alacak kaydedildiğinin öğrenildiğini, müvekkili adına gelen paranın davacıya ait olmayan bir hesaba alacak kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek havale bedellerinden 9.500 USD'nin 01.07.2003 tarihinden, 8.417,20 USD'nin 07.11.2003 tarihinden, 12.484,20 USD'nin 09.12.2003 tarihinden, 7.876,20 USD'nin 29.01.2004 tarihinden, 1.500 USD'nin 05.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK'nın 60. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, esasa ilişkin olarak da, ödeme yapılan hesap sahibinin davacı şirketin satın alma müdürü olan ... olduğunu, davacıdan gerekli teyitler yapılarak bizzat davacının onayı ile havale tutarlarının davacının satın alma müdürü olan ... hesaplarına ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın söz konusu işlemi davacının muvafakati ile yaptığını ve aralarında süre gelen benzer uygulamalar olduğu iddiasını ispat edemediği, davacı adına gelen havaleleri ihbar olunan ...'nın hesabına aktaran davalının olayda kusurlu bulunduğu, ...'nın davacı şirketin satın alma müdürü olmasının davacı adına gelen havalelerin bu kişinin şahsi hesabına alınmasına gerekçe olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.777,70 USD'nin 20.05.2008 tarihinden itibaren ... Bankaları'nın USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışından davacı adına gelen paranın ihbar edilen ...'ya ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili delil listesinde diğer delillerin yanısıra ihbar edilen hakkındaki soruşturma dosyasına da dayanmıştır.
Dosyaya ibraz edilen, soruşturma dosyası ve içeriğindeki bilirkişi raporundan, davacı şirketin satış müdürü olan ...'nın soruşturma kapsamındaki diğer kişilerle birlikte davacı şirket ortaklarına haber vermeden başka paravan şirketler kurduğu, davacı şirketin uçaklarına bakım yapılmış gibi göstererek kurulan şirketlere para aktardığı, ...'nın ...Bankası'nda bulunan hesabına yurt dışından yüklü paralar geldiği ve ...'nın bu eylemlerinin TCK'nın 158. maddesindeki dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarını oluşturduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece öncelikle davacı şirketin satış müdürü olan ... hakkındaki ceza davasının sonucu beklenmeli ve yurt dışına satışı davacının mı yoksa ...'nın mı yaptığı hususu üzerinde durularak paranın kime ait olduğu belirlenmeli ve bundan sonra bankanın gönderilen havale dekontunda havale alıcısı ile hesap numarasının örtüşmemesine rağmen ödeme yapmakta kusurlu olup olmadığı üzerinde durularak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451268300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz