Sigorta poliçesine dayalı tazminat | Rücuan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9471 E. 2013/9026 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin karar harcı↗ rücuen tahsil↗ bloke↗ taahhütname↗ taşıyan↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, binanın temel su yalıtım imalatlarının tekniğine uygun yapılmadığı, drenaj sisteminin çalışmadığı, ayrıca bloklar arasında bulunan dilatasyonların da tekniğine uygun şekilde kapatılmadığı ve izole edilmediği için yağmur sularının düşük kottaki asansör kuyularına dolması ile hasarın meydana geldiği, binanın temel su yalıtımları, bina çevresi su drenajı ve bloklar arasındaki dilatasyonların su yalıtımı imalatlarının davalının taahhüdü altında bulunmadığından sorumluluğunun olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak, davalı ile sigortalı arasında imzalanan asansörlerin montajına ilişkin 08.06.2007 ve 15.01.2009 tarihli sözleşmelerin işveren tarafından yapılacak işler başlıklı 14. maddesinde asansör kuyusu ile ilgili olarak, "üç duvarın kapalı ve betonarme olması, kapı ve cephesine yerleştirilecek kadar açık olması ve kapının montaj edilebilmesi için lento vb. imkanların teminedilmesi, duvarların sıvalı ve toz tutmayacak şekilde boyalı olması, kuyu dibinin asansör yüklerini taşıyacak özellikte olması ve kuyu dibinin suya karşı izalayonlu olması temin edilmelidir" hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda anılan sözleşmelerden bahsedilmiş ise de, sözleşmelerin bu hükmü değerlendirilmemiş, mahkemece de karar yerinde tartışılmamıştır.Bu itibarla, mahkemece, bilirkişilerce tesbit edilen eksikliklerin yukarıda anılan sözleşmelerin 14. maddesiyle davalıya yüklenen yükümlülüklerden olup olmadığının araştırılması, bu kapsamda ise tarafların müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16347 E. 2014/732 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3098 E. 2010/9302 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… lup olmadığının araştırılması, bu kapsamda ise tarafların müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu kararda… nda takipte bulunulmuş ise de davacı kooperatife ait anasözleşme getirtilerek, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartlarının genel kurulun devir ve «terk» edemeyeceği yetkilerinden olup olmadığının belirlenmesi genel kurulun yetkili olduğu anlaşılır ise parasal yükümlülük ve ödeme şekline ilişkin olarak karar alınıp alınmadığının araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · terkin · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMaddeye göre ortakların «şahsi sorumluluklarını» ağırlaştıran ve ek yükümlülük getiren bir karar olarak değerlendirile- meyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… nda takipte bulunulmuş ise de davacı kooperatife ait anasözleşme getirtilerek, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartlarının genel kurulun devir ve «terk» edemeyeceği yetkilerinden olup olmadığının belirlenmesi genel kurulun yetkili olduğu anlaşılır ise parasal yükümlülük ve ödeme şekline ilişkin olarak karar alınıp alınmadığının araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4535 E. 2019/3136 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… lup olmadığının araştırılması, bu kapsamda ise tarafların müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaŞti. vekilinin bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü itirazları karşılayacak ek rapor ya da yeni bir heyetten rapor alınıp sonucuna göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece karşı davadaki hükümsüzlük talebi yönünden verilen kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizin ....07.2017 tarih 2016/2257 E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · işlemden kaldırma · havale · geçersizlik · ilan
Benzer bu kararda… Marka Kurumu’nun ........2014 tarihli yazısında “...2003/02324 nolu faydalı model başvurusunun, 2004 yılına ait yıllık ücretinin süresi içinde ödenmemesi nedeniyle «geçersiz» kılındığı ve geçersizlik «ilanının» ........2005 tarihinde Resmi Patent Bülteni’nde yayınlandığı, yayın tarihinden itibaren ... ay içerisinde yıllık ücretinin ödenmemesine ilişkin olarak herhangi bir «mücbir sebep» talebinde bulunulmadığı için «işlemden kaldırılmış» olduğunun tespit edildiği....” bildirilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yeniliği ortadan kaldırıcı olarak dayanılan 2003/02329 nolu Faydalı …
Şti. vekili ....09.2015 «havale» tarihli itiraz dilekçesi ile dava konusu TR 2009/06008 B sayılı incelemeli patent belgesi ile 2003/02329 nolu Faydalı Model Belgesinin karşılaştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Şti. vekilince, dava konusu incelemeli patent belgesinin yeniğiliğini ortadan kaldırıcı olarak dayanılan 2003/02329 nolu faydalı model belgesi başvurunun «ilan» suretiyle kamuya açıklanıp açıklanmadığı, açıklandı ise ilan tarihinin Türk Patent ve Marka Kurumundan sorulup başvuruya ilişkin tüm belgelerin getirtilip gerektiğinde davalı-karşı davacı İstek Asansör İnş.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9471 E. , 2013/9026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret (...
4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 13.12.2011 tarih ve 2010/939-2011/1004 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, ... Üniversitesi Hastanesi binası inşaasının davalı şirket tarafından üstlenildiğini, davalı ile müvekkilinin sigortalısı arasında yapılan sözleşme ile de binanın asansörlerinin sigortalı tarafından monte edildiğini, ancak asansör kuyularına yağmur suyu girmesi nedeniyle asansörlerin hasarlandığını, davacının Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına 10.390 Euro hasar tazminatı ödediğini, hasara davalı şirketin inşaatın yalıtım işlerini tamamlamamış olmasının neden olduğunu ileri sürerek, sigortalıya ödenen meblağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, binanın inşaasının anahtar teslim olarak üstlenilmediğini, yalıtımın müvekkili şirkete ait olmadığını, müvekkili ile sigortalı arasında yapılan sözleşme uyarınca asansörlerin sigortalı tarafından monte edildiğini, anılan sözleşmeyle sigortalıya karşı üstlenilen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, asansörü temin ve montajı işinin sigortalının uzmanlık alanı olup, sigortalının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi ve gerekli tedbirleri alması gerektiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, hasarın binanın temel su yalıtımı imalatının tekniğine uygun yapılmaması ve drenaj sitmenin çalışmaması sonucu yağmur suyunun düşük kottaki asansör kuyularına dolması nedeniyle oluştuğu, ancak binanın temel su yalıtımlarının davalı şirketin taahhüdü altında bulunmadığı gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, binanın temel su yalıtım imalatlarının tekniğine uygun yapılmadığı, drenaj sisteminin çalışmadığı, ayrıca bloklar arasında bulunan dilatasyonların da tekniğine uygun şekilde kapatılmadığı ve izole edilmediği için yağmur sularının düşük kottaki asansör kuyularına dolması ile hasarın meydana geldiği, binanın temel su yalıtımları, bina çevresi su drenajı ve bloklar arasındaki dilatasyonların su yalıtımı imalatlarının davalının taahhüdü altında bulunmadığından sorumluluğunun olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak, davalı ile sigortalı arasında imzalanan asansörlerin montajına ilişkin 08.06.2007 ve 15.01.2009 tarihli sözleşmelerin işveren tarafından yapılacak işler başlıklı 14.
maddesinde asansör kuyusu ile ilgili olarak, "üç duvarın kapalı ve betonarme olması, kapı ve cephesine yerleştirilecek kadar açık olması ve kapının montaj edilebilmesi için lento vb. imkanların teminedilmesi, duvarların sıvalı ve toz tutmayacak şekilde boyalı olması, kuyu dibinin asansör yüklerini taşıyacak özellikte olması ve kuyu dibinin suya karşı izalayonlu olması temin edilmelidir" hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda anılan sözleşmelerden bahsedilmiş ise de, sözleşmelerin bu hükmü değerlendirilmemiş, mahkemece de karar yerinde tartışılmamıştır.Bu itibarla, mahkemece, bilirkişilerce tesbit edilen eksikliklerin yukarıda anılan sözleşmelerin 14. maddesiyle davalıya yüklenen yükümlülüklerden olup olmadığının araştırılması, bu kapsamda ise tarafların müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451057200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz