İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3098 E. 2010/9302 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi sorumluluk↗ terkin↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının su kuyusu bedelini kooperatife ödemediği, kuyu açılmasının K.K. 52. Maddeye göre ortakların şahsi sorumluluklarını ağırlaştıran ve ek yükümlülük getiren bir karar olarak değerlendirile- meyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif tarafından belirlenen parasal yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle başlatılan takibe yapılan, itirazın iptali istemine ilişkin olup, yönetim kurulunun 17.08.2006 tarih ve 80 nolu kararı ile ortaklardan yeni kuyu açılması nedeniyle dekar başına 20,25 YTL alınmasına karar verilerek, ödemede bulunmayan ortaklar hakkında takipte bulunulmuş ise de davacı kooperatife ait anasözleşme getirtilerek, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartlarının genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerinden olup olmadığının belirlenmesi genel kurulun yetkili olduğu anlaşılır ise parasal yükümlülük ve ödeme şekline ilişkin olarak karar alınıp alınmadığının araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11605 E. 2012/17470 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · birim fiyat · yargılama gideri · dosya masrafı · kusur · teslim
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üzerine aldığı işi «kusuru» bulunmaksızın tamamlayıp davacıya «teslim» edemediği, kuyuya düşen pompa çıkarılamadığından kuyu, pompa ve ekipmanların kullanılamaz hale geldiği, DSİ «birim fiyatlarına» göre 2008 yılı kuyu maliyeti ile pompa ve ekipman bedelinin KDV hariç 28.243,08 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça yeni kuyunun açılması «masraflarına» ilişkin olarak dosyaya sunulmuş bulunan faturadaki «birim fiyatın», DSİ birim fiyatlarından daha düşük olmasına rağmen, DSİ birim fiyatları dikkate alınarak hesaplanan kuyu bedeli üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yine, kuyu, ekipman ve pompa bakımından «amortisman» bedeli bulunup bulunmadığı ve amortisman bedeli oranında indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususu tartışılmadan ve talep edilen ekipman bedeli yönünden davacının talebi aşılmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan edenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2390 E. 2010/2749 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… nda takipte bulunulmuş ise de davacı kooperatife ait anasözleşme getirtilerek, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartlarının genel kurulun devir ve «terk» edemeyeceği yetkilerinden olup olmadığının belirlenmesi genel kurulun yetkili olduğu anlaşılır ise parasal yükümlülük ve ödeme şekline ilişkin olarak karar alınıp alınmadığının araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davacı anasözleşmesi getirtilerek davalıların üye olup olmadıklarının belirlenmesi, üye olmaları halinde ise çeltik tarlalarında kullanacakları suyu davalı kooperatiften almak zorunluluklarının bulunup bulunmadığının saptanması, bu belirlemelerin yapılmasından sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Karşı davalının isteğinin «ihtiyati tedbir» kararının farklı parselde uygulanmasına dayalı tazminat istemine ilişkin olmasına, asıl davanın kabul veya reddinin bu davayı esastan etkileyecek olmasına göre, karşı davanın ayrılarak yeni bir esasa kaydedilerek asıl davanın «bekletici mesele» kabul edilmesi ve asıl davanın sonucuna göre karşı dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · i̇i̇k 167 · bekletici mesele · ihtiyati tedbir · infaz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın açtığı kuyunun “elle açılan kuyu” niteliğinde olduğu, «167» sayılı Yeraltı Suları Yasası kapsamında olmadığı, arazi sahiplerinin kooperatiften su almalarının zorunlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, mahkemece 6017 nolu parseldeki kuyuya dair «ihtiyati tedbir» kararı verildiği, «infazın» yanlışlıkla 6018 nolu parsel üzerindeki kuyu üzerinde uygulandığı, başka parseldeki kuyuda infaz işlemi yapılmasında karşı davalı kooperatifin kusurunun bulunmadığ …
1-Asıl dava, davacı kooperatifin sulama sahası içerisinde tarlaları bulunan davalıların çeltik sulama suyunu davacı kooperatiften almamasına dayalı «muarazanın giderilmesi»; karşı dava ise, karşı davalının mahkemeden aldığı «ihtiyati tedbir» kararının farklı parselde uygulanmasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
2- Karşı davalının isteğinin «ihtiyati tedbir» kararının farklı parselde uygulanmasına dayalı tazminat istemine ilişkin olmasına, asıl davanın kabul veya reddinin bu davayı esastan etkileyecek olmasına göre, karşı davanın ayrılarak yeni bir esasa kaydedilerek asıl davanın «bekletici mesele» kabul edilmesi ve asıl davanın sonucuna göre karşı dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3098 E. , 2010/9302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadınhanı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2007/295 - 2008/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kooperatifin tarımsal sulamanın yapılabilmesi için yeni kuyu açılması kararı aldığını, yönetim kurulunun 17.08.2006 tarihli kararıyla ortaklardan birinci sahada tarlası bulunanlardan 20 YTL, ikinci sahada tarlası bulunanlardan dekar başına 25 YTL alınmasına karar verildiğini, davalının ödemede bulunmadığını, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının su kuyusu bedelini kooperatife ödemediği, kuyu açılmasının K.K.
52. Maddeye göre ortakların şahsi sorumluluklarını ağırlaştıran ve ek yükümlülük getiren bir karar olarak değerlendirile- meyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif tarafından belirlenen parasal yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle başlatılan takibe yapılan, itirazın iptali istemine ilişkin olup, yönetim kurulunun 17.08.2006 tarih ve 80 nolu kararı ile ortaklardan yeni kuyu açılması nedeniyle dekar başına 20,25 YTL alınmasına karar verilerek, ödemede bulunmayan ortaklar hakkında takipte bulunulmuş ise de davacı kooperatife ait anasözleşme getirtilerek, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartlarının genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerinden olup olmadığının belirlenmesi genel kurulun yetkili olduğu anlaşılır ise parasal yükümlülük ve ödeme şekline ilişkin olarak karar alınıp alınmadığının araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029532200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz