Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9516 E. 2013/8987 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maaş ödeme protokolü↗ kar mahrumiyeti↗ peşin karar harcı↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ cezai şart↗ reeskont faizi↗ fesih↗ kâr kaybı↗ protokol↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/9516 E. , 2013/8987 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.03.2012 tarih ve 2008/462-2012/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında 15/08/2004-15/08/2009 tarihlerini kapsayan 5 yıl süreli maaş ödeme protokolü imzalandığını, söz konusu protokol ile davalı kurumun personelinin maaş, ikramiye, mesai, vergi iadesi, döner sermaye ödemeleri gibi her türlü alacaklarının müvekkili banka aracılığı ile ödenmesinin öngörüldüğünü, ancak 2008 Mayıs ayı itibariyle maaş ödemelerinin müvekkili banka kanalı ile yapılmaması üzerine 04/06/2008 tarihinde noter aracılığı ile protokolün hükümlerine aykırı olan bu durumun düzeltilmemesi halinde protokolün 20. maddesine istinaden bir önceki ayın aylık toplam maaş ödemesi olan 39.627,00 TL üzerinden hesaplanan %20 cezai şart olarak 7.925,00 TL ve protokolün feshinden dolayı 16 aylık gelir kaybı olarak hesaplanan 40.802,60 TL olmak üzere toplam 48.728,01 TL'nin davalı kurumdan talep edileceğinin ihtar edildiğini söz konusu ihtarnameye rağmen hesapların müvekkili bankaya aktarılmadığını ve alacağın ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 48.728,01 TL alacağın 04/06/2008'den itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, protokolün tüm hükümlerine müvekkilinin 15/05/2008 tarihine kadar eksiksiz uyduğunu ancak personel maaş ödemelerinde taraflar arasında ihtilaf çıktığını ve bu ihtilafın çözülemediğini, personelin maaşlarını banka şubesinin kalabalık olması sebebi ile ilçede bulunan bankamatik cihazından çekmek zorunda kaldıklarını, taleplerine rağmen davacı bankanın ... beldesine bankomat cihazı koymadığını, bu nedenle maaş ödemelerini başka banka üzerinden yapmak zorunda kaldıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan maaş ödeme protokolünün, davalı tarafından 5 yıllık süre dolmadan tek taraflı olarak sonlandırıldığı, anılan protokolün 20. maddesinde protokolün süre bitiminden önce davalı tarafından feshi halinde fesih tarihinden önceki döneminde tüm çalışanların ödemeler kapsamındaki haklarının %20'si tutarında bir cezai şart ödemeyi kabul ettikleri ve bu tutarın 7.925,00 TL olduğu, davacı tarafın gelir kaybını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.925,00 TL'nin 04/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; taraflar arasında imzalanan protokolün 20. maddesinde, davalının kusuruyla sözleşmenin feshedilmesi halinde, davacının cezai şartla birlikte diğer zararları da isteyebileceği kararlaştırılmış olup, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir. Davacı sözleşmenin feshi sebebiyle erken sona ermesinden kaynaklanan kar mahrumiyeti talebinde bulunduğuna göre, mahkemece bu hususta uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılıp, davacının hangi sürede, ne miktar kar mahrumiyeti talep edebileceği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi, ayrıca bu şekilde zararın tespit edilememesi durumunda 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 520,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7648 E. 2023/4208 K.
Ortak:maaş ödeme protokolü · cezai şart · reeskont faizi · kâr kaybı · protokol · ihtar · ihtarname · dava sebebi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… up, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında 15/08/2004-15/08/2009 tarihlerini kapsayan 5 yıl süreli «maaş ödeme protokolü» imzalandığını, söz konusu protokol ile davalı kurumun personelinin maaş, ikramiye, mesai, vergi iadesi, döner sermaye ödemeleri gibi her türlü alacaklarının müvekkili banka aracılığı ile ödenmesinin öngörüldüğünü, ancak 2008 Mayıs ayı itibariyle maaş ödemelerinin müvekkili banka kanalı ile yapılmaması üzerine 04/06/2008 tarihinde noter aracılığı ile protokolün hükümlerine aykırı olan bu durumun düzeltilmemesi halinde protokolün 20. maddesine istinaden bir önceki ayın aylık toplam maaş ödemesi olan 39.627,00 TL üzerinden hesaplanan %20 «cezai şart» olarak 7.925,00 TL ve protokolün feshinden dolayı 16 aylık gelir «kaybı» olarak hesaplanan 40.802,60 TL olmak üzere toplam 48.728,01 TL'nin davalı kurumdan talep edileceğinin «ihtar» edildiğini söz konusu «ihtarnameye» rağmen hesapların müvekkili bankaya aktarılmadığını ve alacağın ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak «kaydı» ile 48.728,01 TL alacağın 04/06/2008'den itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, protokolün tüm hükümlerine müvekkilinin 15/05/2008 tarihine kadar eksiksiz uyduğunu ancak personel maaş ödemelerinde taraflar arasında ihtilaf çıktığını ve bu ihtilafın çözülemediğini, personelin maaşlarını banka şubesinin kalabalık olması «sebebi» ile ilçede bulunan bankamatik cihazından çekmek zorunda kaldıklarını, taleplerine rağmen davacı bankanın ... beldesine bankomat cihazı koymadığını, bu nedenle maaş ödemelerini başka banka üzerinden yapmak zorunda kaldıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan maaş ödeme protokolünün, davalı tarafından 5 yıllık süre dolmadan tek taraflı olarak sonlandırıldığı, anılan protokolün 20. maddesinde protokolün süre bitiminden önce davalı tarafından feshi halinde «fesih» tarihinden önceki döneminde tüm çalışanların ödemeler kapsamındaki haklarının %20'si tutarında bir cezai şart ödemeyi kabul ettikleri ve bu tutarın 7.925,00 TL olduğu, davacı tarafın gelir kaybını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.925,00 TL'nin 04/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; taraflar arasında imzalanan «protokolün» 20. maddesinde, davalının kusuruyla sözleşmenin feshedilmesi halinde, davacının cezai şartla birlikte diğer zararları da isteyebileceği kararlaştırılmış olup, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık
Benzer bu karardaUyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11483 E. 2018/3921 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · ortaklık ilişkisi · avans faizi
Benzer bu karardaA.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ile 71.925,97 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9516 E. , 2013/8987 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.03.2012 tarih ve 2008/462-2012/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında 15/08/2004-15/08/2009 tarihlerini kapsayan 5 yıl süreli maaş ödeme protokolü imzalandığını, söz konusu protokol ile davalı kurumun personelinin maaş, ikramiye, mesai, vergi iadesi, döner sermaye ödemeleri gibi her türlü alacaklarının müvekkili banka aracılığı ile ödenmesinin öngörüldüğünü, ancak 2008 Mayıs ayı itibariyle maaş ödemelerinin müvekkili banka kanalı ile yapılmaması üzerine 04/06/2008 tarihinde noter aracılığı ile protokolün hükümlerine aykırı olan bu durumun düzeltilmemesi halinde protokolün 20. maddesine istinaden bir önceki ayın aylık toplam maaş ödemesi olan 39.627,00 TL üzerinden hesaplanan %20 cezai şart olarak 7.925,00 TL ve protokolün feshinden dolayı 16 aylık gelir kaybı olarak hesaplanan 40.802,60 TL olmak üzere toplam 48.728,01 TL'nin davalı kurumdan talep edileceğinin ihtar edildiğini söz konusu ihtarnameye rağmen hesapların müvekkili bankaya aktarılmadığını ve alacağın ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 48.728,01 TL alacağın 04/06/2008'den itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, protokolün tüm hükümlerine müvekkilinin 15/05/2008 tarihine kadar eksiksiz uyduğunu ancak personel maaş ödemelerinde taraflar arasında ihtilaf çıktığını ve bu ihtilafın çözülemediğini, personelin maaşlarını banka şubesinin kalabalık olması sebebi ile ilçede bulunan bankamatik cihazından çekmek zorunda kaldıklarını, taleplerine rağmen davacı bankanın ...
beldesine bankomat cihazı koymadığını, bu nedenle maaş ödemelerini başka banka üzerinden yapmak zorunda kaldıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan maaş ödeme protokolünün, davalı tarafından 5 yıllık süre dolmadan tek taraflı olarak sonlandırıldığı, anılan protokolün 20. maddesinde protokolün süre bitiminden önce davalı tarafından feshi halinde fesih tarihinden önceki döneminde tüm çalışanların ödemeler kapsamındaki haklarının %20'si tutarında bir cezai şart ödemeyi kabul ettikleri ve bu tutarın 7.925,00 TL olduğu, davacı tarafın gelir kaybını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.925,00 TL'nin 04/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; taraflar arasında imzalanan protokolün 20. maddesinde, davalının kusuruyla sözleşmenin feshedilmesi halinde, davacının cezai şartla birlikte diğer zararları da isteyebileceği kararlaştırılmış olup, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir. Davacı sözleşmenin feshi sebebiyle erken sona ermesinden kaynaklanan kar mahrumiyeti talebinde bulunduğuna göre, mahkemece bu hususta uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılıp, davacının hangi sürede, ne miktar kar mahrumiyeti talep edebileceği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi, ayrıca bu şekilde zararın tespit edilememesi durumunda 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 520,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451010900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz