Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11689 E. 2018/5185 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcu↗ yazılı delille ispat↗ zimmet↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ tasdik kararı↗ muvazaa↗ kötüniyet tazminatı↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ ticari defter↗ fatura↗ yönetim kurulu kararı↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada her ne kadar bilirkişi raporunda, davalının davacıya fatura karşılığında taşıma işi yaptığı, buna ilişkin kestiği faturaları deftere işlediği bilirkişi tarafından tespit edilmiş ise de, davalının ticari defterlerinin kapanış tasdikinin olmaması nedeniyle, kendi lehine delil olamayacağı, davacı koopreatifin defterlerinin davalı tarafından tutulduğu, kooperatifin amacının taşıma işi olması karşısında, mevcut üyelerin araçlarından yararlanmak yerine, davalı şirketin araçlarından yararlanılmasının, kooperatifi ile davalının Ticaret Kanunu açısından işlem yapmasının hukuka aykırı olduğu, birleşen dava yönünden ise, bankadan çekilen kredilerin davacı kooperatife borç olarak verildiği banka kayıtlarından anlaşıldığı bildirilmiş ise de, banka kayıtlarının incelenmesinde davacı kooperatife gönderilen paranın ne için gönderildiğinin açıklanmadığı, bu durumda, bankadan gönderilen paranın bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu karinesi ve ispat yükünün davalı üzerinde olması karşısında, davalının paranın ne amaçla gönderildiğini yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığı anlaşılamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, davalı tarafından alacaklı olduğu iddiası ile başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda da özetlendiği şekilde, asıl davanın, bilirkişi raporunda bankadan çekilen kredilerin davacıya borç olarak verildiğinin banka kayıtlarından anlaşıldığı belirtilmesine rağmen işbu kayıtlarda davacıya gönderilen paranın ne için gönderildiğinin açıklanmadığı, bu durumda gönderilen paranın bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu karinesi uyarınca ispat yükü üzerinde olan davalının paranın ne amaçla gönderildiğini ispatlayamadığı, birleşen davanın da, davalının davacıya fatura karşılığı taşıma işi yaptığı, buna ilişkin kestiği faturaları defterine işlediği tespit edilmiş ise de, davalının ticari defterlerinin kapanış tasdikinin olmaması nedeniyle kendisi lehine delil olmayacağı, davacının defterlerinin de davalı tarafından tutulduğu gerekçesiyle, kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan ...'ün dava konusu işlemlerin yapıldığı dönemde aynı zamanda davacı kooperatifin de yönetim kurulu başkanı olduğu, davacı kooperatif yönetim kurulu üyeleri hakkında örgüt kurma, zimmet, görevi kötüye kullanmak vb. isnatlarla suç duyurusunda bulunulduğunun bildirildiği ve yargılamanın da ... .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/151 Esas sayılı dosyasında devam ettiğinin anlaşılması karşısında, anılan ceza dosyası da getirtilerek, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, asıl dava yönünden uyuşmazlık konusu paranın verildiği iddia edilen tarih ve öncesinde davacı kooperatifin mali yapısı incelenerek borçlanmaya gereksinimi bulunup bulunmadığı, genel kurulda bu hususun görüşülüp görüşülmediği, ne amaçla ve ne kadar borçlanıldığı, alındığı iddia edilen borç ile yapılan ödemelerin ne şekilde muhasebeleştirildiği, borç alınması halinde ödeme yapılıp yapılmadığı, borç verildiği iddia edilen paranın kooperatif kasasına girip girmediği, kooperatif tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne şekilde kullanıldığı, ödeme ya da ödemelerin gerçek bir ödemeyi yansıtıp yansıtmadığı, birleşen dava yönünden de, takip konusu alacağa ilişkin olarak yapıldığı iddia edilen taşıma işlerinin kime ya da davacı kooperatifin hangi ilişkide olduğu kişiler yararına yapıldığı, gerçek bir taşıma işine ilişkin olup olmadığı ceza dosyasında belirlenecek maddi olgu ile de değerlendirilerek muvazaalı ya da görevin kötüye kullanılması niteliğinde olacak şekilde faturaların kooperatif defterlerine kaydedilip kaydedilmediği incelenerek, ceza dosyasında tespit edilen maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı da nazara alınarak bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Kabule göre de, mahkemece davacı kooperatife ait kayıtların davalı tarafça tutulması nedeniyle anılan kayıtlarda kötüniyetli olarak lehine alacak ihdas edildiği kabulünden yola çıkılarak hüküm tesis edilmesine rağmen icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığının anlaşılamadığından bahisle kötüniyet tazminatı talebinin reddi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4725 E. 2021/7106 K.
Ortak:yazılı delille ispat · tasdik kararı · kötüniyet tazminatı · ispat yükü · ticari defter · kötüniyet · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada her ne kadar bilirkişi raporunda, davalının davacıya «fatura» karşılığında taşıma işi yaptığı, buna ilişkin kestiği faturaları «deftere» işlediği bilirkişi tarafından tespit edilmiş ise de, davalının «ticari defterlerinin» kapanış «tasdikinin» olmaması nedeniyle, kendi lehine delil olamayacağı, davacı koopreatifin defterlerinin davalı tarafından tutulduğu, kooperatifin amacının taşıma işi olması karşısında, mevcut üyelerin araçlarından yararlanmak yerine, davalı şirketin araçlarından yararlanılmasının, kooperatifi ile davalının Ticaret Kanunu açısından işlem yapmasının hukuka aykırı olduğu, birleşen dava yönünden ise, bankadan çekilen kredilerin davacı kooperatife borç olarak verildiği banka kayıtlarından anlaşıldığı bildirilmiş ise de, banka kayıtlarının incelenmesinde davacı kooperatife gönderilen paranın ne için gönderildiğinin açıklanmadığı, bu durumda, bankadan gönderilen paranın bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu karinesi ve «ispat yükünün» davalı üzerinde olması karşısında, davalının paranın ne amaçla gönderildiğini «yazılı delille ispat» edemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, icra takibinin haksız ve «kötüniyetli» olarak başlatıldığı anlaşılamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
… kayıtlarda davacıya gönderilen paranın ne için gönderildiğinin açıklanmadığı, bu durumda gönderilen paranın bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu karinesi uyarınca «ispat yükü» üzerinde olan davalının paranın ne amaçla gönderildiğini ispatlayamadığı, birleşen davanın da, davalının davacıya «fatura» karşılığı taşıma işi yaptığı, buna ilişkin kestiği faturaları «defterine» işlediği tespit edilmiş ise de, davalının «ticari defterlerinin» kapanış «tasdikinin» olmaması nedeniyle kendisi lehine delil olmayacağı, davacının defterlerinin de davalı tarafından tutulduğu gerekçesiyle, kabulüne karar verilmiştir.
… sayılı dosyasında devam ettiğinin anlaşılması karşısında, anılan ceza dosyası da getirtilerek, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, asıl dava yönünden «uyuşmazlık konusu» paranın verildiği iddia edilen tarih ve öncesinde davacı kooperatifin mali yapısı incelenerek borçlanmaya gereksinimi bulunup bulunmadığı, genel kurulda bu hususun görüşülüp görüşülmediği, ne amaçla ve ne kadar borçlanıldığı, alındığı iddia edilen borç ile yapılan ödemelerin ne şekilde muhasebeleştirildiği, borç alınması halinde ödeme yapılıp yapılmadığı, borç verildiği iddia edilen paranın kooperatif kasasına girip girmediği, kooperatif tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne şekilde kullanıldığı, ödeme ya da ödemelerin gerçek bir ödemeyi yansıtıp yansıtmadığı, birleşen dava yönünden de, takip konusu alacağa ilişkin olarak yapıldığı iddia edilen taşıma işlerinin kime ya da davacı kooperatifin hangi ilişkide olduğu kişiler yararına yapıldığı, gerçek bir taşıma işine ilişkin olup olmadığı ceza dosyasında belirlenecek maddi olgu ile de değerlendirilerek «muvazaalı» ya da görevin kötüye kullanılması niteliğinde olacak şekilde faturaların kooperatif «defterlerine» kaydedilip kaydedilmediği incelenerek, ceza dosyasında tespit edilen maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı da nazara alınarak bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, mahkemece davacı kooperatife ait kayıtların davalı tarafça tutulması nedeniyle anılan kayıtlarda «kötüniyetli» olarak lehine alacak ihdas edildiği kabulünden yola çıkılarak hüküm tesis edilmesine rağmen icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığının anlaşılamadığından bahisle «kötüniyet tazminatı» talebinin reddi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «defterlerinin» dönem sonu noter kapanış onaylarına ilişkin mükellefiyetlerin «ifa» edilmemiş olması sebebiyle yasaya uygun tutulma şartlarının gerçekleşmediği, «ispat yükü» kendisine düşen davacı borçlunun iddiasını uygun delillerle kanıtlamasının gerektiği, «çek» ihdas «sebebini» ihtiva etmeyen bir «kambiyo senedi» ise de, ihdas sebebinin ne olduğu ve bu sebebin gerçekleşmemesi nedeniyle senedin «bedelsiz» kaldığı hususunun kambiyo ilişkisinin tarafları arasında geçerli delillerle kanıtlanabileceği, çekin avans olarak verildiğinin «yazılı delille ispat» edilmesinin gerektiği, satıcı ile alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükellef olduğundan çekin kural olarak mevcut bir «borcun ifası» amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacının bu karinenin aksine olarak çeklerin avans olarak verildiğini ve mal «teslim» edilmediğini yazılı delille ispatlayamadığı, ayrıca pos cihazından yapılan ödemelerin de ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından bedelsiz kaldığının yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı yanın «kötüniyeti» ispatlanamadığından davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, çekin bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda «yasal karine» bulunduğu, bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulünün gerektiği, yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, «bedelsiz» bir «avans çeki» olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu «kesin» delillerle ispatlaması gerektiği, davacı tarafın «ticari defterlere» göre çeklerin bedelsiz kaldığını ve davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmekte ise de davacı defterlerinin kapanış «tasdikleri» bulunmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 223. maddesi gereğince sözkonusu defterlerin davacı lehine delil olmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle mahkemece d …
… sicilden silindiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 16.09.2015 tarihli sayısında yayınlanmış olmakla, öncelikle bu hususun değerlendirilip, davacı şirketin resen «sicilden terkin» edilip edilmediğinin belirlenmesi, sicilden terkin edilmişse «şirketin ihya» edilerek sicile tescilinin sağlanıp, «tebligat» yapıldıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal karine · avans çeki · borcun ifası · karine · ticari satım · şirketin ihyası · bedelsizlik · kambiyo senedi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, çekin bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda «yasal karine» bulunduğu, bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulünün gerektiği, yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, «bedelsiz» bir «avans çeki» olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu «kesin» delillerle ispatlaması gerektiği, davacı tarafın «ticari defterlere» göre çeklerin bedelsiz kaldığını ve davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmekte ise de davacı defterlerinin kapanış «tasdikleri» bulunmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 223. maddesi gereğince sözkonusu defterlerin davacı lehine delil olmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle mahkemece d …
İlk derece mahkemesince iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «defterlerinin» dönem sonu noter kapanış onaylarına ilişkin mükellefiyetlerin «ifa» edilmemiş olması sebebiyle yasaya uygun tutulma şartlarının gerçekleşmediği, «ispat yükü» kendisine düşen davacı borçlunun iddiasını uygun delillerle kanıtlamasının gerektiği, «çek» ihdas «sebebini» ihtiva etmeyen bir «kambiyo senedi» ise de, ihdas sebebinin ne olduğu ve bu sebebin gerçekleşmemesi nedeniyle senedin «bedelsiz» kaldığı hususunun kambiyo ilişkisinin tarafları arasında geçerli delillerle kanıtlanabileceği, çekin avans olarak verildiğinin «yazılı delille ispat» edilmesinin gerektiği, satıcı ile alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükellef olduğundan çekin kural olarak mevcut bir «borcun ifası» amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacının bu karinenin aksine olarak çeklerin avans olarak verildiğini ve mal «teslim» edilmediğini yazılı delille ispatlayamadığı, ayrıca pos cihazından yapılan ödemelerin de ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından bedelsiz kaldığının yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı yanın «kötüniyeti» ispatlanamadığından davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «ticari satım» nedeniyle verilen çeklerin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla açılan «menfi tespit» davasıdır.
… sicilden silindiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 16.09.2015 tarihli sayısında yayınlanmış olmakla, öncelikle bu hususun değerlendirilip, davacı şirketin resen «sicilden terkin» edilip edilmediğinin belirlenmesi, sicilden terkin edilmişse «şirketin ihya» edilerek sicile tescilinin sağlanıp, «tebligat» yapıldıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10749 E. 2010/1689 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada her ne kadar bilirkişi raporunda, davalının davacıya «fatura» karşılığında taşıma işi yaptığı, buna ilişkin kestiği faturaları «deftere» işlediği bilirkişi tarafından tespit edilmiş ise de, davalının «ticari defterlerinin» kapanış «tasdikinin» olmaması nedeniyle, kendi lehine delil olamayacağı, davacı koopreatifin defterlerinin davalı tarafından tutulduğu, kooperatifin amacının taşıma işi olması karşısında, mevcut üyelerin araçlarından yararlanmak yerine, davalı şirketin araçlarından yararlanılmasının, kooperatifi ile davalının Ticaret Kanunu açısından işlem yapmasının hukuka aykırı olduğu, birleşen dava yönünden ise, bankadan çekilen kredilerin davacı kooperatife borç olarak verildiği banka kayıtlarından anlaşıldığı bildirilmiş ise de, banka kayıtlarının incelenmesinde davacı kooperatife gönderilen paranın ne için gönderildiğinin açıklanmadığı, bu durumda, bankadan gönderilen paranın bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu karinesi ve «ispat yükünün» davalı üzerinde olması karşısında, davalının paranın ne amaçla gönderildiğini «yazılı delille ispat» edemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, icra takibinin haksız ve «kötüniyetli» olarak başlatıldığı anlaşılamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
… kayıtlarda davacıya gönderilen paranın ne için gönderildiğinin açıklanmadığı, bu durumda gönderilen paranın bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu karinesi uyarınca «ispat yükü» üzerinde olan davalının paranın ne amaçla gönderildiğini ispatlayamadığı, birleşen davanın da, davalının davacıya «fatura» karşılığı taşıma işi yaptığı, buna ilişkin kestiği faturaları «defterine» işlediği tespit edilmiş ise de, davalının «ticari defterlerinin» kapanış «tasdikinin» olmaması nedeniyle kendisi lehine delil olmayacağı, davacının defterlerinin de davalı tarafından tutulduğu gerekçesiyle, kabulüne karar verilmiştir.
… sayılı dosyasında devam ettiğinin anlaşılması karşısında, anılan ceza dosyası da getirtilerek, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, asıl dava yönünden «uyuşmazlık konusu» paranın verildiği iddia edilen tarih ve öncesinde davacı kooperatifin mali yapısı incelenerek borçlanmaya gereksinimi bulunup bulunmadığı, genel kurulda bu hususun görüşülüp görüşülmediği, ne amaçla ve ne kadar borçlanıldığı, alındığı iddia edilen borç ile yapılan ödemelerin ne şekilde muhasebeleştirildiği, borç alınması halinde ödeme yapılıp yapılmadığı, borç verildiği iddia edilen paranın kooperatif kasasına girip girmediği, kooperatif tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne şekilde kullanıldığı, ödeme ya da ödemelerin gerçek bir ödemeyi yansıtıp yansıtmadığı, birleşen dava yönünden de, takip konusu alacağa ilişkin olarak yapıldığı iddia edilen taşıma işlerinin kime ya da davacı kooperatifin hangi ilişkide olduğu kişiler yararına yapıldığı, gerçek bir taşıma işine ilişkin olup olmadığı ceza dosyasında belirlenecek maddi olgu ile de değerlendirilerek «muvazaalı» ya da görevin kötüye kullanılması niteliğinde olacak şekilde faturaların kooperatif «defterlerine» kaydedilip kaydedilmediği incelenerek, ceza dosyasında tespit edilen maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı da nazara alınarak bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, mahkemece davacı kooperatife ait kayıtların davalı tarafça tutulması nedeniyle anılan kayıtlarda «kötüniyetli» olarak lehine alacak ihdas edildiği kabulünden yola çıkılarak hüküm tesis edilmesine rağmen icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığının anlaşılamadığından bahisle «kötüniyet tazminatı» talebinin reddi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibin dayanağı olan faturanın davacıya ait «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, ancak bu defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, sadece faturaya dayanan iddianın kanıtlanamadığı, «yemin deliline» başvurma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline de başvurmadığı, sadece davacı tarafça düzenlenmiş açık faturaya dayalı olan iddianın kanıtlanamadı …
Ancak davacı vekili, 08.05.2008 tarihli duruşmadaki beyanında ve temyiz dilekçesinde bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkiline ait «ticari defterlerin» kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de müvekkiline ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunduğunu ileri sürerek, temyiz dilekçesi ekinde İzmir 31.
Noterliği’nin 18.01.2008 tarih ve 01891 ve 01892 yevmiye nolu kapanış «tasdiki» fotokopilerini «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacirler arası uyuşmazlık · tacirler arası dava · yemin delili · ticari defter kayıtları · yemin · tebligat · tacir · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibin dayanağı olan faturanın davacıya ait «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, ancak bu defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, sadece faturaya dayanan iddianın kanıtlanamadığı, «yemin deliline» başvurma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline de başvurmadığı, sadece davacı tarafça düzenlenmiş açık faturaya dayalı olan iddianın kanıtlanamadı …
Yine «tacirler arası uyuşmazlıkta» davacı tacir sadece kendi «defterlerine» dayanmış olsa bile, TTK'nun 82. maddesi uyarınca iki tarafın defterleri incelenmeden uyuşmazlık çözümlenemez.
Bu durumda; davalıya açıklamalı «tebligat» yapılarak, «defterinin» «ibrazının» istenmesi ve defterlerin ibrazı halinde her iki taraf defterleri incelenmeli, davalı taraf defter ibraz etmediği takdirde davacı defterleri incelenerek karar verilmesi gerekir.
Noterliği’nin 18.01.2008 tarih ve 01891 ve 01892 yevmiye nolu kapanış «tasdiki» fotokopilerini «ibraz» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11689 E. , 2018/5185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen .../04/2015 tarih ve 2015/86-2015/216 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 11.09.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı şirketin nakliye alacağından dolayı haklarında icra takibi yaptığını, takibin belgeye dayandırılmadığını, şirketin sahibinin kooperatifin eski başkanı olduğunu, hakkında usulsüz işlemlerden dolayı ceza davası açıldığını, davalıya borçları bulunmadığını ileri sürerek, icra dosyalarından dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada her ne kadar bilirkişi raporunda, davalının davacıya fatura karşılığında taşıma işi yaptığı, buna ilişkin kestiği faturaları deftere işlediği bilirkişi tarafından tespit edilmiş ise de, davalının ticari defterlerinin kapanış tasdikinin olmaması nedeniyle, kendi lehine delil olamayacağı, davacı koopreatifin defterlerinin davalı tarafından tutulduğu, kooperatifin amacının taşıma işi olması karşısında, mevcut üyelerin araçlarından yararlanmak yerine, davalı şirketin araçlarından yararlanılmasının, kooperatifi ile davalının Ticaret Kanunu açısından işlem yapmasının hukuka aykırı olduğu, birleşen dava yönünden ise, bankadan çekilen kredilerin davacı kooperatife borç olarak verildiği banka kayıtlarından anlaşıldığı bildirilmiş ise de, banka kayıtlarının incelenmesinde davacı kooperatife gönderilen paranın ne için gönderildiğinin açıklanmadığı, bu durumda, bankadan gönderilen paranın bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu karinesi ve ispat yükünün davalı üzerinde olması karşısında, davalının paranın ne amaçla gönderildiğini yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığı anlaşılamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, davalı tarafından alacaklı olduğu iddiası ile başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda da özetlendiği şekilde, asıl davanın, bilirkişi raporunda bankadan çekilen kredilerin davacıya borç olarak verildiğinin banka kayıtlarından anlaşıldığı belirtilmesine rağmen işbu kayıtlarda davacıya gönderilen paranın ne için gönderildiğinin açıklanmadığı, bu durumda gönderilen paranın bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu karinesi uyarınca ispat yükü üzerinde olan davalının paranın ne amaçla gönderildiğini ispatlayamadığı, birleşen davanın da, davalının davacıya fatura karşılığı taşıma işi yaptığı, buna ilişkin kestiği faturaları defterine işlediği tespit edilmiş ise de, davalının ticari defterlerinin kapanış tasdikinin olmaması nedeniyle kendisi lehine delil olmayacağı, davacının defterlerinin de davalı tarafından tutulduğu gerekçesiyle, kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan ...'ün dava konusu işlemlerin yapıldığı dönemde aynı zamanda davacı kooperatifin de yönetim kurulu başkanı olduğu, davacı kooperatif yönetim kurulu üyeleri hakkında örgüt kurma, zimmet, görevi kötüye kullanmak vb. isnatlarla suç duyurusunda bulunulduğunun bildirildiği ve yargılamanın da ... .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/151 Esas sayılı dosyasında devam ettiğinin anlaşılması karşısında, anılan ceza dosyası da getirtilerek, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, asıl dava yönünden uyuşmazlık konusu paranın verildiği iddia edilen tarih ve öncesinde davacı kooperatifin mali yapısı incelenerek borçlanmaya gereksinimi bulunup bulunmadığı, genel kurulda bu hususun görüşülüp görüşülmediği, ne amaçla ve ne kadar borçlanıldığı, alındığı iddia edilen borç ile yapılan ödemelerin ne şekilde muhasebeleştirildiği, borç alınması halinde ödeme yapılıp yapılmadığı, borç verildiği iddia edilen paranın kooperatif kasasına girip girmediği, kooperatif tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne şekilde kullanıldığı, ödeme ya da ödemelerin gerçek bir ödemeyi yansıtıp yansıtmadığı, birleşen dava yönünden de, takip konusu alacağa ilişkin olarak yapıldığı iddia edilen taşıma işlerinin kime ya da davacı kooperatifin hangi ilişkide olduğu kişiler yararına yapıldığı, gerçek bir taşıma işine ilişkin olup olmadığı ceza dosyasında belirlenecek maddi olgu ile de değerlendirilerek muvazaalı ya da görevin kötüye kullanılması niteliğinde olacak şekilde faturaların kooperatif defterlerine kaydedilip kaydedilmediği incelenerek, ceza dosyasında tespit edilen maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı da nazara alınarak bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Kabule göre de, mahkemece davacı kooperatife ait kayıtların davalı tarafça tutulması nedeniyle anılan kayıtlarda kötüniyetli olarak lehine alacak ihdas edildiği kabulünden yola çıkılarak hüküm tesis edilmesine rağmen icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığının anlaşılamadığından bahisle kötüniyet tazminatı talebinin reddi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 11/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450725400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz