6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel Kurul Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7594 E. 2013/6454 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı noksanlığının giderilmesi gider avansı kesin mehil hmk 115/3 bilirkişi ücreti kayyım atanması delillerin toplanmaması ek mehil bozma sonrası karar tahkikat keşif kayyım emredici hüküm genel kurul kararının iptali ara karar dava şartı yokluğu kesin süre usulden reddi yargılama gideri tebligat harç taşıyan dosya masrafı kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 114HMK 115

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK 114/1-g maddesinde "davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" gerektiğinden bahsedildiği 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.hükmünün bulunduğu 120/2. maddesinde ise "avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir" hükmünün yer aldığı davacı vekiline HMK 114., 115. ve 120. maddeleri uyarınca verilen ve "aksi halde davanın reddedileceği uyarısını da taşıyan" süreye rağmen davacı tarafın kesin süre içinde gider avansını yatırmadığı böyle bir durumda HMK 115/2. maddesinin açık ve emredici hükmü

gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği, dosyanın Yargıtay'dan bozularak gelmiş olması ve bozmaya uyulup uyulmayacağının da öncelikle gider avansının yatırılmış olması kaydıyla değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir

Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararlarının iptaline, şirket yönetim ve denetim kurulunun seçimine ilişkin kararların iptaline,şirkete kayyım atanmasına,davalı yöneticilerin şirkete verdiği zararların tespiti ile davalı şirkete verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yargılama aşamasında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/g maddesi gereğince dava şartı olup, yatırılması gereken gider avansının kesin süreye rağmen yatırılmamış olması nedeniyle, anılan Yasa’nın 115. maddesi gereğince, davanın, usulden reddine karar verilmiştir. 01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” Anılan Kanunun 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” denilmiştir. Kanunun 448. maddesinde ise, kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı belirtilmiştir. ... tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi gereğince hazırlanan gider avansı tarifesi ile buna ilişkin tebliğ, 30 Eylül 2011 tarih ve 28070 sayılı resmi Gazetede yayınlamıştır. 01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, bilirkişi ücreti vs.) gözetilerek belirlenen tahmini yargılama giderinin, gider avansı olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır. Tarifenin 6. maddesinde de, tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirileceği belirtilmiştir.

Kanun'un 120/2 ve 448. maddeleri ile Tarifenin 6. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden önce açılan davalarda da, gerektiğinde, dava şartı olan gider avansının ödenmesinin istenilebileceği, gider avansının kesin sürede ödenmemesi durumunda ise, Kanun'un 115. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği anlaşılmaktadır.

Dava şartı olan gider avansı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden sonra açılan davalar ile Kanun'un yürürlüğünden önce açılmış olup da, henüz tahkikat aşamasına geçilmemiş olan davalarda tarifede belirtilen miktarlar esas alınarak kolaylıkla uygulanabilecektir. Ancak, temyize konu davada olduğu gibi, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce açılıp, tahkikat aşamasında bulunan, yani bir kısım delillerin toplandığı davalarda, dava şartı olan gider avansına ilişkin düzenlemelerin uygulanıp, kesin mehile rağmen süresinde ödenmemesi nedeniyle, davanın usulden reddedilebilmesi için, yargılamanın geldiği aşamaya göre, hakimin kesin vicdani kanaatinin oluşması için hangi delillere ihtiyaç duyulduğu ve bu delillerin elde edilmesi için gereken masraflar gerektiğinde ayrıntısı ile belirtilmeli; bunlar da gösterilmek suretiyle verilen kesin mehile rağmen gider avansının ödenmemesi durumunda, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilebileceği gözetilmelidir. Dava şartı olan gider avansına ilişkin düzenlemelerde, adalete ulaşmanın zorlaştırılmasının değil; bilakis, yargılamada yapılabilecek giderler önceden alınarak, bu nedenle yargılamanın uzamasının önüne geçilmeye çalışıldığının amaçlandığı düşünüldüğünde; Kanunun yürürlüğünden önce açılıp, tahkikat aşamasında olan davalarda, gider avansının hangi deliller için istenildiğinin miktarlarıyla birlikte belirtilmesinin, adalet duygusuna ve yasanın amacına uygun olacağı açıktır.

Somut olayda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden önce açılıp, bir kısım delillerin toplandığı temyize konu davada;bozma sonrası 05.12.2011 tarihli tensiple, mahkemece davacı tarafa 50 TL gider avansını yatırması için iki hafta süre verilmesine, bu süre içerinde gider avansı yatırılmadığı takdirde dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddedileceği yönünde ara karar kurulmuş, gider avansı davacı tarafından anılan süre içersinde yatırılmamış ise de, davanın geldiği aşama, kanun koyucunun gider avansı müessesesini düzenlemesindeki amacı nazara alındığında,gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11876 E. 2014/1359 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4821 E. 2013/4163 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari Şirket Ortaklığından Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6179 E. 2012/15277 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Rücuen alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9944 E. 2014/17257 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18752 E. 2014/6731 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat | Çeklerin iadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3805 E. 2013/3687 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10378 E. 2013/9380 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/342 E. 2014/1376 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7594 E.  ,  2013/6454 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.01.2012 tarih ve 2011/566-2012/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı gerçek kişilerin davalı şirketin ortağı olduklarını, 08.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların azınlık haklarını korumadığını, usulsüz kredi alınarak şirketin zarar ettirildiğini, şirketi zarara uğratan yönetim kuruluna maaş verilemeyeceğini, davalı yönetim kurulu üyelerinin masrafları şişirdiklerini, genel kurul yapılmadan önce defterleri incelemelerinin engellendiğini, birbirine akraba olanların yönetim kurulu ibrasında oy kullandıklarını ve davalıların şirkete zarar verdiklerini ileri sürerek, yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararlarının iptaline, şirket yönetim ve denetim kurulunun seçimine ilişkin kararların iptaline, şirkete kayyım atanmasına, davalı yöneticilerin şirkete verdiği zararın tespiti ile davalı şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yasaya ve şirket ana sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK 114/1-g maddesinde "davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" gerektiğinden bahsedildiği 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.hükmünün bulunduğu 120/2. maddesinde ise "avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir" hükmünün yer aldığı davacı vekiline HMK 114., 115. ve 120. maddeleri uyarınca verilen ve "aksi halde davanın reddedileceği uyarısını da taşıyan" süreye rağmen davacı tarafın kesin süre içinde gider avansını yatırmadığı böyle bir durumda HMK 115/2.

maddesinin açık ve emredici hükmü

gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği, dosyanın Yargıtay'dan bozularak gelmiş olması ve bozmaya uyulup uyulmayacağının da öncelikle gider avansının yatırılmış olması kaydıyla değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir

Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararlarının iptaline, şirket yönetim ve denetim kurulunun seçimine ilişkin kararların iptaline,şirkete kayyım atanmasına,davalı yöneticilerin şirkete verdiği zararların tespiti ile davalı şirkete verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yargılama aşamasında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/g maddesi gereğince dava şartı olup, yatırılması gereken gider avansının kesin süreye rağmen yatırılmamış olması nedeniyle, anılan Yasa’nın 115. maddesi gereğince, davanın, usulden reddine karar verilmiştir.

01. 10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” Anılan Kanunun 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.

Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” denilmiştir. Kanunun 448. maddesinde ise, kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı belirtilmiştir.

... tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi gereğince hazırlanan gider avansı tarifesi ile buna ilişkin tebliğ, 30 Eylül 2011 tarih ve 28070 sayılı resmi Gazetede yayınlamıştır.

01. 10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş;

4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, bilirkişi ücreti vs.) gözetilerek belirlenen tahmini yargılama giderinin, gider avansı olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır. Tarifenin 6. maddesinde de, tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirileceği belirtilmiştir.

Kanun'un 120/2 ve 448. maddeleri ile Tarifenin 6. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden önce açılan davalarda da, gerektiğinde, dava şartı olan gider avansının ödenmesinin istenilebileceği, gider avansının kesin sürede ödenmemesi durumunda ise, Kanun'un 115. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği anlaşılmaktadır.

Dava şartı olan gider avansı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden sonra açılan davalar ile Kanun'un yürürlüğünden önce açılmış olup da, henüz tahkikat aşamasına geçilmemiş olan davalarda tarifede belirtilen miktarlar esas alınarak kolaylıkla uygulanabilecektir. Ancak, temyize konu davada olduğu gibi, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce açılıp, tahkikat aşamasında bulunan, yani bir kısım delillerin toplandığı davalarda, dava şartı olan gider avansına ilişkin düzenlemelerin uygulanıp, kesin mehile rağmen süresinde ödenmemesi nedeniyle, davanın usulden reddedilebilmesi için, yargılamanın geldiği aşamaya göre, hakimin kesin vicdani kanaatinin oluşması için hangi delillere ihtiyaç duyulduğu ve bu delillerin elde edilmesi için gereken masraflar gerektiğinde ayrıntısı ile belirtilmeli;

bunlar da gösterilmek suretiyle verilen kesin mehile rağmen gider avansının ödenmemesi durumunda, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilebileceği gözetilmelidir. Dava şartı olan gider avansına ilişkin düzenlemelerde, adalete ulaşmanın zorlaştırılmasının değil; bilakis, yargılamada yapılabilecek giderler önceden alınarak, bu nedenle yargılamanın uzamasının önüne geçilmeye çalışıldığının amaçlandığı düşünüldüğünde; Kanunun yürürlüğünden önce açılıp, tahkikat aşamasında olan davalarda, gider avansının hangi deliller için istenildiğinin miktarlarıyla birlikte belirtilmesinin, adalet duygusuna ve yasanın amacına uygun olacağı açıktır.

Somut olayda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğünden önce açılıp, bir kısım delillerin toplandığı temyize konu davada;bozma sonrası 05.12.2011 tarihli tensiple, mahkemece davacı tarafa 50 TL gider avansını yatırması için iki hafta süre verilmesine, bu süre içerinde gider avansı yatırılmadığı takdirde dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddedileceği yönünde ara karar kurulmuş, gider avansı davacı tarafından anılan süre içersinde yatırılmamış ise de, davanın geldiği aşama, kanun koyucunun gider avansı müessesesini düzenlemesindeki amacı nazara alındığında,gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450490700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.