Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7901 E. 2013/6622 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zeyilname↗ müddeabih↗ sigorta sözleşmesi↗ hakkaniyet↗ ek prim↗ feragat↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketi tarafından davacıya ait evin tam kargir ev olarak nitelendirilerek poliçenin düzenlendiği, daha sonra davalının tek taraflı işlemi ile evin ahşap olduğundan bahisle zeyilname düzenlediği, ancak davalının bu tek taraflı işlemini davacı sigortalıya bildirmediği, davacıdan eksik olan prim farkını tahsil etmediği, davacının kendi kusuruna dayanarak tazminattan indirim yapılmasını istemesinin hakkaniyete uygun düşmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yangın sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili, dava dilekçesinde, 76.000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş, daha sonra verdiği ıslah dilekçesiyle müddeabihi 168.640,41 TL’ye yükseltmiş, mahkeme davacı vekilinin ıslah dilekçesinde artırdığı miktar yönünden faiz istemediği gerekçesiyle ıslah dilekçesiyle artırılan miktar olan 92.640,41 TL’nin faizsiz olarak davalıdan tahsiline karar vermiştir. Oysa, dava dilekçesinde açıkça faiz istendiği, ıslah dilekçesiyle sadece müddeabihin artırıldığı, artırılan kısım için yeniden faiz istenmesine gerek olmadığı ve açıkça faizden feragat edilmediği de gözetildiğinde, mahkemece ıslah edilen miktar yönünden de faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13909 E. 2016/1223 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra vekalet ücreti · rücu · ihbar · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… tme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin" akdedildiği tarihten önceki döneme isabet ettiği, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca davacının davalıdan rücuen talepte bulunabileceği, «rücuya» konu davanın ...'a «ihbar» edilmemiş olması nedeniyle davalının icra gideri, «icra vekalet ücreti» ile faizden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.640,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3658 E. 2015/11650 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7901 E. , 2013/6622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2011 tarih ve 2009/91-2011/78 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait evin davalı nezdinde yangın rizikolarına karşı teminat altına alındığını, çıkan yangın sonucu evin ve içindeki tüm eşyaların yanarak zayi olduğunu, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 168.640,41 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının evinin ahşap olduğunu, ancak poliçede sehven kargir olarak yazıldığını, bu nedenle eksik prim alındığını, prim oranına göre tazminattın hesaplanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketi tarafından davacıya ait evin tam kargir ev olarak nitelendirilerek poliçenin düzenlendiği, daha sonra davalının tek taraflı işlemi ile evin ahşap olduğundan bahisle zeyilname düzenlediği, ancak davalının bu tek taraflı işlemini davacı sigortalıya bildirmediği, davacıdan eksik olan prim farkını tahsil etmediği, davacının kendi kusuruna dayanarak tazminattan indirim yapılmasını istemesinin hakkaniyete uygun düşmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yangın sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili, dava dilekçesinde, 76.000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş, daha sonra verdiği ıslah dilekçesiyle müddeabihi 168.640,41 TL’ye yükseltmiş, mahkeme davacı vekilinin ıslah dilekçesinde artırdığı miktar yönünden faiz istemediği gerekçesiyle ıslah dilekçesiyle artırılan miktar olan 92.640,41 TL’nin faizsiz olarak davalıdan tahsiline karar vermiştir. Oysa, dava dilekçesinde açıkça faiz istendiği, ıslah dilekçesiyle sadece müddeabihin artırıldığı, artırılan kısım için yeniden faiz istenmesine gerek olmadığı ve açıkça faizden feragat edilmediği de gözetildiğinde, mahkemece ıslah edilen miktar yönünden de faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7.
maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 1. bendinde yer alan “76.000 TL’lik kısmına” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9.014,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450486300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz