Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14511 E. 2018/5674 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ sigorta tazminatı↗ ibraname↗ sigorta ettiren↗ alacağın temliki↗ aktif dava ehliyeti↗ muvafakat↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; sigorta şirketi lehine BK'nun 183.maddesine uygun şekilde temlik belgesi niteliğindeki ibraname tanzim edilmesi halinde sigorta şirketinin alacağın temliki hükümlerine göre zarar sorumlusuna başvurabileceği, davacının dosyaya sunduğu "04/01/2013 tarihli makbuz ve ibraname" başlıklı belgede dava konusu hasar dolayısıyla sahip olunan "tazminat talep ve dava hakkının" davacı ...'a devredildiği beyan edilmiş ise de,
söz konusu belgenin dava dışı sigortalı ... tarafından değil sigorta ettiren ... tarafından imzalandığı, 08/09/2013 tarihli belgede dava dışı ...'in sigorta tazminatının ...'e ödenmesine muvafakat ettiği beyan edilmekle birlikte bu belgede ...'in zarar sorumlusuna karşı sahip olduğu tazminat alacağının davacı ... şirketine temlikine de muvafakat ettiğine dair bir beyan yer almadığı, bu konuda başka belgenin de dosyaya sunulamadığı, davacı ...'ın akdi halef sıfatını da haiz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, “... ... Sigorta Poliçesi”ne istinaden ödenen tazminatın rucüen tahsili istemine ilişkindir. ...’nın halefiyet başlıklı 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Somut olayda davacı sigortacı şirketin, sigorta tazminatını sigortalının gösterdiği kişiye ödediği sabittir. Bu durumda, sigorta şirketi, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin sigortalının haklarına kanunen halef olur. Bu nedenle, mahkemece sigortalının davacıya dava haklarını temlik ettiğine dair bir belge olmadığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/629 E. 2013/17665 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · sigorta ettiren · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; sigorta şirketi lehine BK'nun 183.maddesine uygun şekilde «temlik» belgesi niteliğindeki «ibraname» tanzim edilmesi halinde sigorta şirketinin «alacağın temliki» hükümlerine göre zarar sorumlusuna başvurabileceği, davacının dosyaya sunduğu "04/01/2013 tarihli makbuz ve ibraname" başlıklı belgede dava konusu «hasar» dolayısıyla sahip olunan "tazminat talep ve dava hakkının" davacı ...'a devredildiği beyan edilmiş ise de, söz konusu belgenin dava dışı sigortalı ... tarafından değil «sigorta ettiren» ... tarafından imzalandığı, 08/09/2013 tarihli belgede dava dışı ...'in «sigorta tazminatının» ...'e ödenmesine «muvafakat» ettiği beyan edilmekle birlikte bu belgede ...'in zarar sorumlusuna karşı sahip olduğu tazminat alacağının davacı ... şirketine temlikine de muvafakat ettiğine dai …
Sigorta Poliçesi”ne istinaden ödenen tazminatın rucüen tahsili istemine ilişkindir. ...’nın «halefiyet» başlıklı 1472. maddesine göre, sigortacı, «sigorta tazminatını» ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, «halefiyet» kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Benzer bu karardaBu itibarla, «rücu» davasında sigortacının öncelikle «halefiyet» hakkını kazandığını belgeleriyle kanıtlaması gerekli ve yeterli olup ayrıca «ibraname» belgesinin sunulması sigortacının, üçüncü şahsa rücu edebilmesinin bir şartı değildir.
… elikteki kararlarda belirtildiği üzere sigortalıya yapılan ödemelere ilişkin belgelerden başka, bu ödemeler ve poliçeden dolayı sigortalısının, davacı ... şirketini «ibra» ettiğine dair «ibraname» belgesinin de sunulmasının gerekli olduğu ve bunun da dava şartı olduğu, ancak verilen süre ve «kesin» sürelere rağmen davacı tarafça söz konusu ibraname belgesinin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dava, birleşik ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · rücu davası · ibra · sigorta sözleşmesi · riziko · rücuen tazminat · rücu · kesin hüküm
Benzer bu kararda… elikteki kararlarda belirtildiği üzere sigortalıya yapılan ödemelere ilişkin belgelerden başka, bu ödemeler ve poliçeden dolayı sigortalısının, davacı ... şirketini «ibra» ettiğine dair «ibraname» belgesinin de sunulmasının gerekli olduğu ve bunun da dava şartı olduğu, ancak verilen süre ve «kesin» sürelere rağmen davacı tarafça söz konusu ibraname belgesinin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1301. maddesi hükmüne göre «rücu davası» açma hak ve yetkisi sigortalısına ödemede bulunan sigorta şirketine aittir.
Sigorta şirketinin bu hak ve yetkiye sahip olabilmesi için sigortalı ile arasında «sigorta sözleşmesinin» bulunması, sigortacının «rizikonun» gerçekleşmesi üzerine sigortalısına ödeme yapması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir.
Nitekim, davacı ... vekili tarafından da, dava konusu ödemelere ilişkin olarak banka hesap bilgilerini de içeren tazminat «tediye makbuzları» dosyaya sunulmuş olup bu ödemelerin başka bir «riziko» nedeniyle yapıldığı da iddia edilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14511 E. , 2018/5674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2014/1215-2015/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından “... ... Sigorta Poliçesi” ile sigortalanan ... A.Ş'ye ait buhar tribünü ve aksamlarının önce kara yolu ile sonra deniz yolu ile nakliyesine dair tüm aşamaları içeren kombine nakliye işleminin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, söz konusu ...lar henüz davalı firmanın sorumluluğundayken hasara uğratıldığını, taşıma konusu ...yı tam ve sağlam olarak teslim almış olan davalı taşıyanın sorumluluğu dahilinde meydana geldiği sabit olan dava konusu hasardan sorumlu bulunduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından tazmin edilerek düzenlenen ibraname gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, şimdilik 507.192 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın deniz ticareti kapsamında kaldığını, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu, sigorta poliçesine göre ...’in sigorta ettiren, ... ... Üretim ve Ticaret A.Ş'nin ise sigortalı konumunda olduğunu, davacı ... şirketi açısından halefiyet koşulunun gerçekleşmesi için sigorta sözleşmesine göre hasar bedelinin sigortalıya ödenmesi gerektiğini, oysa ki davacının sigorta ettiren Palnet’e ödeme yaptığını bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; sigorta şirketi lehine BK'nun 183.maddesine uygun şekilde temlik belgesi niteliğindeki ibraname tanzim edilmesi halinde sigorta şirketinin alacağın temliki hükümlerine göre zarar sorumlusuna başvurabileceği, davacının dosyaya sunduğu "04/01/2013 tarihli makbuz ve ibraname" başlıklı belgede dava konusu hasar dolayısıyla sahip olunan "tazminat talep ve dava hakkının" davacı ...'a devredildiği beyan edilmiş ise de,
söz konusu belgenin dava dışı sigortalı ... tarafından değil sigorta ettiren ... tarafından imzalandığı, 08/09/2013 tarihli belgede dava dışı ...'in sigorta tazminatının ...'e ödenmesine muvafakat ettiği beyan edilmekle birlikte bu belgede ...'in zarar sorumlusuna karşı sahip olduğu tazminat alacağının davacı ... şirketine temlikine de muvafakat ettiğine dair bir beyan yer almadığı, bu konuda başka belgenin de dosyaya sunulamadığı, davacı ...'ın akdi halef sıfatını da haiz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, “... ... Sigorta Poliçesi”ne istinaden ödenen tazminatın rucüen tahsili istemine ilişkindir. ...’nın halefiyet başlıklı 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Somut olayda davacı sigortacı şirketin, sigorta tazminatını sigortalının gösterdiği kişiye ödediği sabittir. Bu durumda, sigorta şirketi, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin sigortalının haklarına kanunen halef olur. Bu nedenle, mahkemece sigortalının davacıya dava haklarını temlik ettiğine dair bir belge olmadığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450465600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz