Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14614 E. 2018/5794 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı sorumluluk ilkesi↗ sorumluluk sınırlaması↗ re'sen gözetilme↗ tüketici işlemi↗ sınırlı sorumluluk↗ ticari dava niteliği↗ taşıma sözleşmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, ... ...u gereğince, davalının taşımadan kaynaklanan sorumluluğunun sınırlı bir sorumluluk olduğu ve bu sorumluluğun kilogram başına 17 ... ile sınırlı tutulduğu, davacının 13 kilogramlık ...ın taşıma esnasında kaybolduğu ve daha fazla zarar oluştuğunun davacı tarafça ispatlanamadığı buna
göre sınırlı sorumluluk ilkesi gereğince belirlenen 887,97 TL’nin maddi tazminat olarak talep edilebileceği, davacı tarafça manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa da davalı şirket tarafından zarar verme kastı taşımadan gerçekleştirilen sözleşmeye aykırı bir davranışının manevi olarak ne tür bir zarara sebebiyet verdiği hususun somut olarak ortaya konulup ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 887,97 TL maddi tazminatın 31/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ... ... yolu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde açıklanmış, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ticaret kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Somut olayda davacı, çalıştığı şirket tarafından ...’de düzenlenen toplantıya katılmak için davalıdan uçak bileti almış olup, mesleki amaçlarla hareket ettiği için tüketici olarak kabul edilemez. Taşıma işleri 6102 sayılı ...’nın 4. kitabında düzenlemiş olup, somut uyuşmazlık, taşıma ilişkinden kaynaklanan ticari dava niteliğindedir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7308 E. 2016/7949 K.
Ortak:tüketici işlemi · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… tibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâh …
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ticaret kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen «görevsizlik» kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · malvarlığına ilişkin dava · tacir
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/417 E. 2019/1460 K.
Ortak:re'sen gözetilme · tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâh …
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
… tibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un .... maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen Yasa'nın .../1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de …
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Bu itibarla, mahkemece, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve yukarıda zikredilen kanun hükümleri gözetilerek, davalının, davacıyla yaptığı işlem bakımından tüketici olup olmadığının belirlenmesi, tüketici olduğunun tespiti halinde «görevsizlik» kararı verilmesi aksi halde işin esasına girilmesi gerekirken, görev hususu tartışılmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün re’sen bozul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · asıl alacak · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin «son» sayfasında davalının imzası bulunduğundan davalının sözleşmenin 113. maddesinde belirtilen «temerrüt faizi» oranını kabul etmiş sayılacağı, bu nedenle bilirkişinin aksi yöndeki kanaatine iştirak edilmediği, sözleşme hükümleri gözetilerek yapılan hesaplamaya göre, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan ....304,44 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ....304,46 TL’nin «asıl alacak» olan 5.593,81 TL’ye «temerrüt tarihi» olan ........2009 tarihinden itibaren işleyecek %34,50 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve yukarıda zikredilen kanun hükümleri gözetilerek, davalının, davacıyla yaptığı işlem bakımından tüketici olup olmadığının belirlenmesi, tüketici olduğunun tespiti halinde «görevsizlik» kararı verilmesi aksi halde işin esasına girilmesi gerekirken, görev hususu tartışılmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün re’sen bozul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15062 E. 2016/110 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâh …
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ticaret kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
… tibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlıkta «görevli» mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Tüketici işlemi niteliğinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlıkta, mahkeme «görevli» olup, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaYasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu «bankacılık sözleşmelerini» «tüketici işlemi» olarak kabul etmiştir.
Somut olayda, davacılar «tacir» olmayıp, 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde tanımlanan tüketici sayılan kişilerdendir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15793 E. 2016/9616 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâh …
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ticaret kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
… tibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · aktif husumet yokluğu · alacağın temliki · aktif husumet · kamu düzeni · temlik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «temliknamelere» göre davacının temlik aldığı alacağının aslında temlik eden tarafından davadan önce bankaya temlik edildiği anlaşıldığından davacının davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11160 E. 2016/5902 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâh …
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ticaret kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
… tibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni
Benzer bu karardaHMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12816 E. 2016/6671 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâh …
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ticaret kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
… tibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · feri müdahil · kamu düzeni
Benzer bu karardaKararı, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5023 E. 2017/6684 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâh …
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ticaret kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
… tibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… le tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma simsarlık, sigorta, vekâlet bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni
Benzer bu karardaHMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14614 E. , 2018/5794 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 18/03/2016 tarih ve 2014/1748-2016/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, çalıştığı şirket tarafından ...’de düzenlenecek olan toplantıya katılmak üzere ...’dan ...’e uçakla seyahat ettiğini, ... ...limanına indiğinde ...ı bulamadığını ve durumu yetkililere ilettiğini, yetkililer tarafından yapılan araştırma neticesinde ... kaybolduğunun tespit edildiğini, akabinde müvekkilince kaybolan eşyalarının değeri olan 3.695,00 TL’nin tarafına verilmesi için davalıya başvuruda bulunulduğunu ancak davalı tarafça, kaybolan eşyalara karşılık olarak 680,00 TL ödenebileceğinin bildirildiğini, davalı yanca bildirilen bedelin kaybolan eşyaların gerçek değerini yansıtmadığını, eşyaların gerçek değerinin davacıya iadesi gerektiğini, öte yandan söz konusu toplantının davacının çalıştığı şirketin tüm üst düzey yöneticilerin katıldığı ve resmi kıyafetle katılımın zorunlu olduğu önemli bir toplantı olduğunu, ...
kaybolması sebebiyle davacının bu toplantıya gündelik kıyafetlerle katılmak zorunda kalarak çalıştığı şirkette prestij kaybına uğradığını ileri sürerek, 3.335,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 31/08/2014 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... ... hükümleri gereğince bagaj için önceden bir beyan yapılmadığından ve sigorta yaptırılmadığından bilet ve bagaj fişine göre müvekkili taşıyıcı için öngörülen sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde davacının ancak ve sadece gerçek zararını talep edebileceğini, bunun yanı sıra bagaj içindeki eşyaların kaybı nedeniyle kişilik haklarına yönelmiş bir saldırı söz konusu olamayacağından manevi tazminat isteminde de bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, ... ...u gereğince, davalının taşımadan kaynaklanan sorumluluğunun sınırlı bir sorumluluk olduğu ve bu sorumluluğun kilogram başına 17 ... ile sınırlı tutulduğu, davacının 13 kilogramlık ...ın taşıma esnasında kaybolduğu ve daha fazla zarar oluştuğunun davacı tarafça ispatlanamadığı buna
göre sınırlı sorumluluk ilkesi gereğince belirlenen 887,97 TL’nin maddi tazminat olarak talep edilebileceği, davacı tarafça manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa da davalı şirket tarafından zarar verme kastı taşımadan gerçekleştirilen sözleşmeye aykırı bir davranışının manevi olarak ne tür bir zarara sebebiyet verdiği hususun somut olarak ortaya konulup ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 887,97 TL maddi tazminatın 31/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ... ... yolu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde açıklanmış, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici;
“Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı ...’nın 4/1-a. maddesiyle, ticaret kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 5/1. maddesinde ise asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Somut olayda davacı, çalıştığı şirket tarafından ...’de düzenlenen toplantıya katılmak için davalıdan uçak bileti almış olup, mesleki amaçlarla hareket ettiği için tüketici olarak kabul edilemez. Taşıma işleri 6102 sayılı ...’nın 4. kitabında düzenlemiş olup, somut uyuşmazlık, taşıma ilişkinden kaynaklanan ticari dava niteliğindedir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece davalıyla yaptığı işlem bakımından mesleki amaçlarla hareket eden davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün res'en BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450460200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz