İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7308 E. 2016/7949 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tacir sıfatı↗ tüketici işlemi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ticari dava niteliği↗ taşıma sözleşmesi↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında taşıma sözleşmesi ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği sebebiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın ticari dava olmadığından söz edilerek dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece davacıların tacir sıfatı bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen görevsizlik kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu şeklinde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 370/4. maddesi ve aynı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın gerekçe ve hüküm kısmının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14088 E. 2017/1885 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen «görevsizlik» kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ...
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıdan alacaklı olduğu ve davanın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 3.000,00 TL'nin 11/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte (TBK 99.madde kapsamında) davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, off shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1307 E. 2017/2290 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen «görevsizlik» kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ...
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · istirdat · usulden reddi
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili, «feri müdahiller» ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, ... hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14366 E. 2017/4328 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen «görevsizlik» kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ...
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın hesapların güvenliğinden sorumlu olduğu ve «haksız fiil» hükümlerine göre sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14084 E. 2017/1795 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen «görevsizlik» kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ...
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · istirdat · usulden reddi · avans faizi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 75.600 TL’nin 08.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahiller» vekilleri temyiz etmiştir.
1- Fer'i müdahil ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4375 E. 2017/6194 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen «görevsizlik» kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ...
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · istirdat · usulden reddi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 2.800,00 TL'nın 26/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile «feri müdahiller» vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, ... hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5093 E. 2017/7419 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen «görevsizlik» kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ...
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:başvurma harcı · feri müdahil · istirdat · usulden reddi · e-defter
Benzer bu kararda1-Fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde, temyiz dilekçesinin yasal temyiz süresinde olmakla birlikte, gerekli temyiz yoluna «başvuru harcının» yatırılmadığı ve dilekçenin temyiz «defterine» kaydedilmediği tespit edilmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahil» vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.Fer'i müdahil vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, off-shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/963 E. 2017/754 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece davacıların «tacir sıfatı» bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
… ce, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında «taşıma sözleşmesi» ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın «malvarlığı» haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ...
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen «görevsizlik» kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ...
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:başvurma harcı · feri müdahil · istirdat · usulden reddi · avans faizi · e-defter
Benzer bu kararda1-Fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde, temyiz dilekçesinin yasal temyiz süresinde olmakla birlikte, gerekli temyiz yoluna «başvuru harcının» yatırılmadığı ve dilekçenin temyiz «defterine» kaydedilmediği tespit edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 3.500,00 TL’nin 20/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahiller» vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7308 E. , 2016/7949 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2015 tarih ve 2015/573-2015/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ... şirketinden yolcu taşıma hizmeti almak üzere... uçuşu için bilet aldıklarını, ancak davalı şirketin aynı gün kapasite üzerinde bilet satışı yapması nedeniyle zamanında havaalanında oldukları halde uçağa kabul edilmediklerini, gecikmeli uçuş yapmaları sebebiyle mağdur olduklarını, davalının, hava yolu ile seyahat eden yolcu haklarına dair yönetmeliğe aykırı davrandığını ileri sürerek, davacılardan ... için 45.000 TL manevi tazminat, diğer davacı için ise 30.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 75.000 TL manevi tazminatın en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ticari şirket olduğu, ancak davacıların sözkonusu şirketten uçak bileti alan ve bu suretle aralarında taşıma sözleşmesi ilişkisi kurulan gerçek kişiler olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin TTK'nın 4/2. maddesinde belirtilen işlemlerden olmadığı, bu haliyle ticari davadan söz edilemeyeceği, HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği sebebiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın ticari dava olmadığından söz edilerek dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece davacıların tacir sıfatı bulunmadığı ve dava konusu işin TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmaması nedeniyle, davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin l. bendinde tüketici işleminin;
“mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 73. maddesinin 1. bendinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacıların davalı ... şirketinden mesleki veya ticari amaçla aldığı bir hizmet bulunmadığı, bu nedenle davacıların tüketici oldukları, bu suretle işbu dava konusu uyuşmazlığa bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece verilen görevsizlik kararında görevli mahkemenin tespitinde hataya düşülerek ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu şeklinde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 370/4. maddesi ve aynı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın gerekçe ve hüküm kısmının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, kararın gerekçe kısmındaki ve hüküm fıkrasının 3 numaralı bendindeki "Asliye Hukuk Mahkemesi, ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "Tüketici Mahkemesi ve ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi" ibarelerinin eklenmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273443500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz