Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14346 E. 2018/5678 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ ortalama tüketici↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin nazara alınması gerektiği, taraf markalarını ortalama tüketicinin karıştırma ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Mahkemece taraf markalarının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının itiraza gerekçe 2004/38194, 2004/38218 ve 2004/39302 sayılı seri markalarının tescil kapsamında bulunan malların davalı tarafın marka başvurusunun da kapsamında bulunduğu, “...” ibaresinin her iki markanın da asıl ve ayırt edici unsuru olduğu, tescil kapsamında bulunan
malların ortalama tüketici kitlesinin genel özellikleri dikkate alındığında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında karıştırma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca davalı başvurusunun davacının seri markalarına sızma niteliğinin de olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14390 E. 2018/5221 K.
Ortak:ortalama tüketici · Haksız Rekabetin Tespiti
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin nazara alınması gerektiği, taraf markalarını «ortalama tüketicinin» karıştırma ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… avalı tarafın marka başvurusunun da kapsamında bulunduğu, “...” ibaresinin her iki markanın da asıl ve ayırt edici unsuru olduğu, tescil kapsamında bulunan malların «ortalama tüketici» kitlesinin genel özellikleri dikkate alındığında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında karıştırma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca davalı başvurusunun davacının …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca başvuru kapsamındaki çekişmeli mallar ve hizmetlerin "makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli" «ortalama tüketiciler» yönünden, benzer olmadıkları, dava konusu başvuru ile önceki markaların işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavacının itirazına mesnet markalarının “... ...” “... ...” “... ...” unsurlarından oluştuğu, davalı şirket başvurusunun ise “...” ibaresini içerdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13685 E. 2014/3313 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · temsil yetkisinin kaldırılması · şirket müdürü · terkin · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaY..'nun «temsil yetkisinin kaldırılması» için yeterli görülmediği, davalı şirketin vergi «kaydının» «terk» durumunda olduğu, şirketin fiilen faal olmadığı, davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektiren herhangi bir davranışının ispat edilmediği, davacının da davalı M..
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerin davacıyla birlikte şirketi münferiden «temsil» etmek üzere «şirket müdürü» seçilen M..
Y.. gibi münferiden şirketi «temsil» «yetkisinin» bulunduğu, Adana 6.
Mahkemece, davacının da davalı gibi şirketi münferiden «temsil» «yetkisinin» bulunduğu kabul edilerek davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14346 E. , 2018/5678 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... VE ... HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. ... ve ... Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.05.2016 tarih ve 2015/275-2016/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "...” ibareli seri markalarının olduğunu, davalının "... Ve ...+Şekil" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek ... kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili, anılan kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin nazara alınması gerektiği, taraf markalarını ortalama tüketicinin karıştırma ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Mahkemece taraf markalarının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının itiraza gerekçe 2004/38194, 2004/38218 ve 2004/39302 sayılı seri markalarının tescil kapsamında bulunan malların davalı tarafın marka başvurusunun da kapsamında bulunduğu, “...” ibaresinin her iki markanın da asıl ve ayırt edici unsuru olduğu, tescil kapsamında bulunan
malların ortalama tüketici kitlesinin genel özellikleri dikkate alındığında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında karıştırma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca davalı başvurusunun davacının seri markalarına sızma niteliğinin de olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450447600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz